KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1590 E., 2025/2980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1095 Esas, 2024/1569 Karar
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararından sonra yeniden yargılama yapılarak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar ... Holding Tic. A.Ş. ve ..., duruşma istemsiz olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının ortaklığının geçerli olduğunu, iddiaların asılsız olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davasının kısmen kabulüne, davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, 51.251,20 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF KARARLARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli, 2020/526 E. 2020/1378 K. sayılı ilamı ile 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41. maddesi kapsamında dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve Dairemizin 29.11.2021 tarihli, 2021/2481 E., 2021/6619 K. sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir.
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün 03.01.2024 tarihli ve 2021/17182 başvuru numaralı kararı ile hak ihlali kararı verilerek dosyanın yeniden yargılama yapılması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iradesinin fesada uğratıldığı, hukuki güvenlik ilkesi gereğince daha önce Yargıtayın bu yönde verdiği kararlar da dikkate alındığında zamanaşımı definin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu,
davacının ödediği parayı davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı tarafın davalı şirketin ortağı olunmadığının tespitine, 51.251,20 TL alacağın davalılardan (davalı ... ve davalı şirketin sorumluluğunun 50.886,32 TL ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... dışındaki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararıyla mudilerin...alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde...hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine karar verilmiştir. İçtihadı birleştirme kararları konularıyla sınırlı, gerekçeleri ile açıklayıcı, aydınlatıcı, yol gösterici, sonuçlarıyla bağlayıcı soyut kararlardır. Bu itibarla...alacakların tahsiline ilişkin davalar bakımından verilen işbu içtihadı birleştirme kararının gerekçesi, somut uyuşmazlık bakımından da açıklayıcı ve yol gösterici mahiyette olup zamanaşımı hususunun bu bakış açısı ile değerlendirilmesi elzemdir.
Dairemizin ...
Holding A.Ş. ve grup şirketleri ile ilgili verdiği emsal dosyalarda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu, iş bu davada zamanaşımı yönünden davacı lehine bir kazanılmış hak bulunmadığı, cezanın üst sınırına göre ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2 maddesi hükümleri uyarınca 5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğu,
davacının 2000 yılında davalı tarafa para yatırdığı buna karşın eldeki davanın 2016 yılında 7,5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gözetilerek mahkemece zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre davacının tüm, davalı şirket ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
MUHALEFET ŞERHİ
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1590, K. 2025/2980, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama