KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1622 E., 2025/6606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1981 Esas, 2025/7 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/313 E., 2022/203 K.
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin 2020/13882 sayılı ve “... ” ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, markaların asli unsurları arasında yalnızca ilk harfler bakımından fark olduğunu, markanın görsel olarak müvekkili markalarına benzer bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını,
müvekkilinin ticaret unvanından kaynaklı üstün hakkının da bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2021-M-9791 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacı markalarının hiçbir şekilde benzer olmadığını, "..." ibaresinin müvekkili şirketin ortakları "..." ve "..."ın isimlerinin ilk hecelerinin birleşimi ile oluşturulduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tarafların fiili faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davacının markasının tanınmış olmasının sonucu değiştirmeyeceğini, davacı markalarının “çay-kahve” emtialarında kullanıldığını, başka emtialarda kullanılmadığını, müvekkilinin tescilli "..." ibareli markalarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının kısa sözcük markaları oldukları, dava konusu markanın gerek salt “...” ibaresi ile gerekse de bir bütün olarak yarattığı algının, davacı yanın “...” kelimesi etrafında oluşturduğu seri markalarından farklı olduğu, tüketicinin söz konusu işaretler ile aynı ya da farklı zamanlarda, uyuşmazlık konusu ortaklığı tespit edilen hizmetlerde, karşı karşıya kalsa dahi bu iki işaret arasında bir bağlantı kurmasının beklenebilir olmadığı,
kelimelerin başlangıç seslerindeki farklılık ile birlikte kavramsal olarak oluşan farklılığın, işaretler arasında karıştırılma ihtimali oluşumunun önüne geçtiği, tüketicinin, taraf markalarının bütünsel algıları da gözetildiğinde birbirinden farklı iki ayrı marka karşısında olduğunu derhal algılayacağı, işaretin iktisadi – idari anlamda birbirleri ile bağlantılı olduklarını düşünmeyecekleri, dolayısıyla dava konusu marka ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların tamamı bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı,
aynı nedenle SMK'nın 6/6 hükmü koşullarının da oluşmadığı, tarafların marka işaretleri benzer olmadığından başvurunun SMK'nın 6/5 hükmü kapsamında da tescili engeli bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,
hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1622, K. 2025/6606, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama