KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1679 E., 2025/6405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1652 Esas, 2024/1955 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/295 E., 2022/135 K.
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ile duruşma istemi olmaksızın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü uyarınca miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin “...” ibareli markalar altında geniş bir ürün yelpazesini tüketicilere sunduğunu, dava dışı üçüncü bir kişiden usulünce devraldığı “...” ibareli seri markalarını uzun yıllardır yoğun ve ciddi surette kullandığını, davalı şirketin bir süredir müvekkilinin piyasaya sunduğu mal ve hizmetleri takip ederek müvekkilinden önce “...” ibareli marka tescilleri alma gayreti içerisinde bulunduğunu, bu minvalde de dava konusu edilen 2020/... sayılı "... " ibareli marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, müvekkilinin bu başvuruya yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini,
oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, müvekkilinin otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava konusu edilen markada geçen "motors" ibaresi tasviri/tanımlayıcı nitelik taşıdığından markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, karşılaştırılan markaların aynı/benzer/türdeş emtialarda kullanılacağını, buna göre markalar arasında karıştırılma tehlikesinin olduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini, müvekkilinin "... " ibaresinin gerçek hak sahibi bulunduğunu,
bu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanında da yer aldığını, bu nedenlerle de başvurunun reddinin gerektiğini, davalının faaliyet alanına girmeyen emtialarda ve kullanmadığı sınıflarda marka tescil başvurularında bulunmasının davalının kötüniyetini gösterdiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-6794 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının ikinci el otomotiv ticareti alanında faaliyet göstermek üzere 2016 yılında kurulduğunu, o tarihten beri müvekkilinin çok önceki tarihlerde tescil ettirdiği "..." ibareli markaların benzerlerini tescil ettirme gayesinde olduğunu ve müvekkili aleyhine davalar açmaya başladığını, halbuki müvekkilinin kuruluşunun 2011 yılına dayandığını, kuruluşundan bu yana "..." ibaresini ticaret unvanında ve işletme adı olarak kullandığını, "..." ibaresine tanınmışlık kazandırdığını, müvekkilince kullanılan "..." ibaresinin,
müvekkili ortaklarının soyadlarının yerel söylenişinden ve doğdukları ... isminden geldiğini, bu ibarenin yıllardır üçüncü kişi ve kuruluşlar tarafından da soyadı/şirket unvanı olarak kullanıldığını, davacının “...” markasının gerçek hak sahibi olmadığını, asıl davacının kötüniyetli hareket ettiğini, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel özellikler ve kapsadıkları emtia açısından tamamen farklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamına giren hizmetlerden, sadece, 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ‘koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler.
Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler’in bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davalının markasının kapsamında yer alan diğer hizmetler ile davacının markalarının tescilli olduğu emtianın benzer olmadığı, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen hizmetlerden, mağazacılık hizmetleri dışında kalanların hitap ettiği alıcıların, dikkat ve özen düzeylerinin ortalamanın üstünde olduğu,
buna göre karşılaştırılan markalar arasında, sadece 35. sınıftaki sayılan hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının “önceki kullanıma dayalı gerçek hak”, “tanınmışlık” ve “ticaret unvanından kaynaklanan öncelikli hak” iddialarının davalının markasının tescilini etkilemeyeceği, davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2021/M-6794 sayılı kararının 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ‘koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.
Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler’in bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden iptaline, davaya konu markanın belirtilen hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1679, K. 2025/6405, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama