İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1706 K.2025/7020

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2025/1706Karar2025/7020Tarih25 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.492 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/1706 E., 2025/7020 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Kasım 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1580 Esas, 2025/239 Karar
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/60 E., 2022/46 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.492 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nun ... markasının hem Avrupa’da (Almanya’da) hem de Türkiye’de marka hakkı sahibi olduğunu, söz konusu ... markası dünyaca bilinen ve tanınan bir lastik markası olduğunu, adı geçen markanın Türk Patent ve Marka Kurumu'nda ... sicil numarası ile 12... . emtia sınıflarında, araç lastikleri vs. sınıfında müvekkil adına kayıtlı olduğunu ve tescil korumasından 10 yıl süreyle faydalandığını, Almanya ‘da bulunan ... ...'nun söz konusu marka araç lastiği üzerindeki marka kullanım hakkını ve tek satıcılık yetkisini Türkiye’de mukim diğer müvekkil ...

Gayrimenkul Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne verdiğini, taraflar arasındaki bu anlaşma ve sözleşme çerçevesinde, 2016 tarihinden beri Almanya'dan Türkiye’ye otomobil vb. araç lastikleri ticareti yapılmakta iken, tarafların bilgisi, haberi, izni ve onayı dışında isminin sonrada .... olan bir firma tarafından başka yollarla haksız ve yersiz olarak,

gümrük kanunu başta olmak üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (SMK) yer alan marka kullanım hakları da ihlal edilerek otomobil/araç lastiklerinin ithal edildiği ve iç piyasaya sürüldüğünü, bunun üzerine internet sitesinden ve diğer kanallardan yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bilgilerle bu haksız ve suç teşkil eden eylem nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık tarafından yapılan tetkik,

inceleme ve Gümrük Dairesi ile yapılan yazışmalar sonucunda davalı şirket tarafından İzmir Gümrüğünde 1 59... .880,01 euro tutarındaki dış lastik cinsinde olan malları ithal ettiğinin tespit edildiğini ileri sürerek SMK'nın 149. maddesi kapsamında muhtemel tecavüzün önlenmesine, davalı tarafından müvekkilin marka hakkına yapılan tecavüzün kaldırılmasına,

fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi zararın tazmini ve 20.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek faiz oranı ile birlikte tazminine, SMK'nın 151/2 -b maddesi kapsamında müvekkilin yoksun kalınan kazancının sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden davalının elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanmasına, SMK'nın 149. maddesinin 1/e ve d bendi uyarınca gümrükte elkonulan ürünler üzerinde müvekkil lehine mülkiyet hakkının tanınmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;İzmir Gümrük Müdürlüğünde el konan ... marka lastiklerin ithal edildiğini, ithalatı yapılmış orijinal ürünler olduğunu, davalının yaptığı paralel ithalatın haksız rekabet sayılamayacağını, tazmini gereken haksız bir fiil olmadığını, davacı taraflar arasındaki sözleşmenin bu sözleşmenin taraflarını bağladığını, üçüncü kişilere herhangi bir yükümlülük getirmediğini, marka hakkının ihlali veya haksız rekabetin oluşmayacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olmadığını, davalının 22.06.2012 yılından beri belirtilen adreste motosiklet lastiği satmak suretiyle ticaret yaptığını,

bir süredir de ... marka lastik sattığını, davalının davaya konu ... marka lastikleri Almanya’nın en büyük lastik toptancısı ... ... şirketinin yetkili Almanya dağıtıcılarından olan ... ... isimli Alman Holding şirketinin motosiklet lastiği ile ilgili alt şirketi Tyre 1 ...’den satın almak suretiyle Türkiye’ye ithal ettiğini, Almanya’dan tır taşımacılığı ile gelen lastiklerin İzmir Gümrük Müdürlüğü'ne bağlı antrepoya indiğini, tüm usulü işlemler ve vergiler ödendikten sonra gümrükten çekilip satışa sunulduğunu, davalının yaptığı ithalatın Türk ve Alman yasalarına ve Gümrük mevzuatına uygun olduğunu, gümrükte el konulan lastiklere ait fatura,

gümrük beyannamesi, ATR belgesi ve Türkçe çevirisi, menşe şahadetnamesi ve Türkçe çevirisi ve direkt marka sahibinin üretici Reifenberk ... tarafından davalı için verilen uzun dönem tedarikçi beyanının ve Türkçesinin sunulduğunu, davalının ithalatının paralel ithalat olduğunu, davacının ürünlerinin Avrupa çapında satışının yapıldığını ve bu ürünlerin Türkiye’ye ithal edildiğini, davacılardan ...’nun sahip olduğu resmi internet sitesi incelendiğinde davacının dünya çapında 100’e yakın dağıtıcısının olduğunu, hatta davalı şirketin söz konusu maldan satın aldığı ... firmasının da davacının Almanya dağıtıcıları listesinde görüldüğünü,

diğer davacı ...’nin “... ...

Türkiye” isimli kendine ait internet sitesinde ve ayrıca “....” gibi internet sitelerinde ... marka lastiklerin satışını yaptığını, dava konusu lastiklerin paralel ithalatının yasal olduğunu, motosiklet lastiği tek parça bir ürün olduğundan değiştirilmesinin mümkün olmadığını, davalının ticaretini yaptığı bir ürünü kötüleştirmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olacağını, davalının dürüstlük kuralına uygun olarak markanın itibarından faydalanmak gibi bir kastı olmaksızın sattığı orijinal malların niteliğini açıklayabilmek adına,

sadece satılan ürününün yanında ürünlerin marka ve logosunu internet sitesinde açıklama amacıyla tali unsur olarak kullandığını, hatta davalının işyerinin girişinde açıldığı tarihten beri var olan tabelasında ...’nun adının dahi bulunmadığını, davacının markasının davalının kendi firma isminin önüne geçmediğini, davalı şirkete ait web sitesinde davalı şirketin satışı yapılan markaların yetkili distribütörü olmadığını, davalının farklı 8 markanın daha mallarını sattığını, davalı tarafından bu markaların da açıklayıcı nitelikte kullanıldığını, satılan malların markalarının tüketiciye bildirilmesinden ibaret olduğunu,

bu durumun da kanuni zorunluluk olduğunu, marka hakkı ihlalinden söz edilemeyeceğini, söz konusu markanın hiçbir reklamda kullanılmadığını, davalının ... markasını www.....com internet sitesinde kullanmasının hukuka uygun olduğunu, davacıların bu malların Türkiye’ye yasal yollardan ithalini engelleme haklarının bulunmadığını, dava konusu malların orijinal olmadığını ispat yükümlülüğünün davacıda bulunduğunu, davalı tarafın sevk irsaliyesi ve faturalardaki kullanımın dürüstlük ilkesine uygun bir kullanım olduğunu, Yargıtay kararlarının davalı taraf lehine olduğunu,

markalı bir ürünün lisans sahibi tarafından piyasaya sürülmesi ile hakkın tüketilmiş olduğunu, artık o markayı taşıyan malın sonraki satışlarına davacının müdahale etme hakkının ortadan kalktığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı, davacı ... Gayrimenkul'ün hasım sıfatının bulunmadığını iddia etmiş ise de, ...’in (“davacı ...”) araç lastikleri üzerindeki marka kullanım hakkını ve tek satıcılık yetkisini Türkiye’de mukim diğer davacı ... Gayrimenkul Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd.

Şti.’ne (“davacı ...”) verdiğine ilişkin dava tarihini de kapsar tek satıcılık sözleşmesi dikkate alındığında bu yöndeki itirazların yerinde olmadığı, davacıların ürünlerin sahteliğine ilişkin herhangi bir iddiaları bulunmadığı gibi, davalının sunmuş olduğu ticari kayıtlardan, fatura, gümrük beyannameleri, ATR dolaşım belgesi, menşe şahadetnamesi,

uzun süreli tedarikçi beyannamesi irdelendiğinde dava konusu ürünlerin Gümrük ve Sınai Mülkiyet mevzuatına uygun bir biçimde davalı tarafça tedarik edildiği ve davalının üzerinde marka hakkı tükenmiş olan ürünleri meşru bir dağıtım kanalı üzerinden (... &.. şirketi aracılığıyla davacı ...’dan dolaylı olarak) tedarik ettiği, davacılara ait markaları taşıyan ürünleri usulüne uygun bir şekilde paralel ithalat yapmak suretiyle piyasaya sundukları,

şu hale göre SMK'nın 152 maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereğince marka hakkı tükenen davacıların paralel ithalat kapsamında piyasaya sunmuş oldukları ürünlerin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...” markasının Türk Patent ve Marka Kurumunda ... sicil numarası ile 12. ve 17. emtia sınıflarında davacı ... adına 03.10.2016 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle tescil olunduğu,...’in (“davacı ...”) araç lastikleri üzerindeki marka kullanım hakkını ve tek satıcılık yetkisini Türkiye’de mukim diğer davacı ... Gayrimenkul Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd.

Şti.’ne (“davacı ...”) verdiğine ilişkin tek satıcılık sözleşmesinin dosyaya sunulduğu,İzmir C.

Başsavcılığının 2018/128326 sor nolu soruşturma dosyasında " ...eşyaların paralel ithalat yoluyla ithal edilmiş eşyalar olduğunu, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 29.09.2015 tarih ve2015/4899-4748 ve aynı dairenin 12.04.2016 tarih ve 2015/169 62... /14989 karar sayılı kararlarında ve Yargıtay 11. Hukuk dairesinin 09.10.2013 tarih ve 2013/511-17452 sayılı kararında da belirtildiği üzere orijinal ürünlerin paralel ithalat yoluyla Gümrük Mevzuatına uygun olarak ithal edip satma eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmaması. " gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği,

davaya konu işbu ürünlerin tamamının orijinal olduğunun belirtildiği, paralel ithalat, yurt dışında marka sahibi veya onun rızasıyla piyasa sunulmuş bulunan ve yurt içinde de halen alınıp satılan malların aynısının, marka sahibinin izni dışında ve tek satıcı veya distribütörden başka 3. kişilerce yurt dışındaki bir piyasadan temin edilip Türkiye’ye ithal edilmesi şeklinde olduğu,

öyle ki, markalı orijinal ürünlerin Türkiye’ye ithal edilmesi halinde, Türkiye’de tescilli markası bulunan kişinin, hatta markanın gerçek hak sahibi olan sağlayıcının marka ve/veya gerçek hak sahipliği haklarına dayalı olarak söz konusu ithalatı önleyemeyeceği, bir diğer anlatımla, markalı ürünün bizzat sahibi ya da Türkiye’deki yetkili satıcısının, orijinal markalı ürünleri ithal edip pazarlayan kişi ve şirketleri engelleyemeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 16.04.20 15... /15689 E. 2015/5363 K. sayılı kararı ile 26.03.2009 tarihli 2007/8735 E. 2009/3615 K. sayılı ilamında;

markayı taşıyan orijinal malların, tek satıcı firmanın izin ve bilgisi dışından yurt dışından Türkiye’ye ithalatı marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilmediği, dahası marka sahibi ile Türkiye’deki tek satıcı firma arasındaki tek satıcılık sözleşmesinin, paralel ithalatı yasaklama hakkının bulunmadığının açıkça vurgulandığı, bu nedenlerle mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1706, K. 2025/7020, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1706
Karar No
2025/7020
Tarih
25 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/1706 K.2025/13911
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1707 K.2025/6635
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1708 K.2025/6979
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1709 K.2025/6592
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1711 K.2025/6593
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1713 K.2025/6843

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.