KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1746 E., 2025/6609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1186 Esas, 2025/123 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulüne
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 2004 yılından beri kesintisiz olarak ... ibaresi ile hizmet vermeye başladığını, davacının ... ibareli çok sayıda tescilli markanın sahibi olduğunu, markaya uzun süredir harcadığı sermaye ve emek ile ayırt edicilik kazandırdığını, ... markası üzerinde öncelik hakkına sahip olduğunu, davalının, davacının ... ibaresini tescil ettirmemesinden faydalanarak hukuka aykırı bir şekilde kendi adına tescil ettirdiğini, davaya konu davalı adına tescilli 2012/... tescil no.lu ... ibareli markanın davacıya ait ... markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzerlik taşıdığını,
ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını, markanın kötüniyetli olarak tescil edildiğini ileri sürerek öncelikle davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, ayrıca markanın 44. sınıfta yer alan "tıbbi hizmetler: tıbbı yardım hizmetleri, hastane hizmetleri, tıbbı klinik hizmetleri, kan bankası hizmetleri, diş hekimliği hizmetleri, hemşirelik hizmetleri, optik hizmetler, fizik tedavi hizmetleri, tıbbı amaçlı masaj hizmetleri, ilaç önerme, eczacılık hizmetleri, psikologlara ait hizmetler" bakımından beş yıllık süre zarfında ciddi biçimde kullanılmadığından iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı yanca ileri sürülen hususların doğru olmadığını, hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep edilen 2012/... tescil no.lu ... ibareli markanın, müvekkili şirket tarafından halen dahi kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle hükümsüzlük talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davaya konu 2012/54515 sayılı markanın 14.06.2012 tarihinde 44. sınıfta tescil edildiği, tarafların ortak olarak sağlık alanında hizmet verdiği ve birbirlerinin markalarından ve kullanımlarından haberdar olduğu, markanın tescil tarihi ile dava tarihi arasında yaklaşık 7 yıllık bir süre geçtiği, gerçek hak sahipliği ve benzerlik sebebiyle markaların hükümsüzlüğü talebinin 5 yıllık yasal süre aşıldığından ileri sürülemeyeceği, kötüniyetli tescil sebebiyle hükümsüzlük iddiası nedeniyle yapılan değerlendirmede;
... markasının 2002 yılından beri davalı adına tescilli bulunan ve fiilen kullanılan ... markası ile benzerlik taşıdığı, ... markası üzerinde gerçek hak sahibinin davalı şirket olduğu, buna ilişkin marka kayıtları da incelendiğinde, davalı şirket adına kayıtlı bulunan ... numaralı ... ibaresinin ... ibaresi ile benzerlik içerdiği, ... ibaresinin ... ibaresinden türetilerek davalı şirket tarafından çeşitli marka tescillerine konu edildiği, buna göre davacı şirketçe ... ibaresinin ilk olarak 2004 yılında kullanıldığı,
davalı şirketin 2002 yılında tescil ettirdiği ... ibaresinden türetmek şeklinde kullandığı ... ibaresi ve bu şekilde yaptırılan tesciller bakımından kötüniyetli hareket ettiğinin düşünülemeyeceği, kullanılmama sebebiyle iptal talebi bakımından yapılan değerlendirmede ise markanın davalının grup şirketlerinden olan dava dışı ...
Poliklinik Sağlık Hizmetleri A.Ş'ye verilen 01.03.2012 tarihli lisans kapsamında ... esas unsuruyla kullanıldığı, ... adı altında faaliyette bulunulduğu, yine web sitesi ve internet üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı tarafından ... ibaresinin kullanıldığının belirlendiği, davalı tarafından ... ibaresinin hem poliklinik hem hastane ismi olarak ve faturalarda ciddi bir biçimde Türkiye içerisinde son 5 yıl içerisinde kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 09.03.2005 tasdik tarihli özel diyaliz merkezi açılma izni belgesinde ve yine Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen 18.08.2005 tarihli Özel Hastane Mesul Müdürlük Belgesinde hastane adı olarak “...” ibaresinin davacı şirkete ait belgelerde tescilsiz marka olarak kullanıldığı, bu durumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/3 hükmü anlamında davacıya öncelik hakkı sağladığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/...
E., 2019/76 K. sayılı kararı ile davalıya ait 2006/... tescil no.lu "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen kararın onanarak kesinleştiği, kesinleşen bu karar ile mahkemelerin bağlı olduğu, taraflar arasında süre gelen davalar dikkate alındığında davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının söylenemeyeceği, taraflara ait ... ve ... markaları arasında işitsel görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu,
tarafların aynı sektörde faaliyet yürüttükleri, davacının tescilsiz hizmet markası olarak 2004 yılından itibaren kullandığı “...” unsurlu markalarıyla ilgili, yoğun yatırım yaptığı, ilgili sektörde bilinirlik ve ayırt edicilik kazandığı, davalının hakkında hükümsüzlük kararı kesinleşen "..." markasını korumak amacıyla dava konusu markayı tescil ettirdiğinin yine davalı beyanlarına göre anlaşıldığı, dava konusu markayı tescil ettirmesinin iyiniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
marka hükümsüzlüğü davasının kabulüne, marka iptali davası konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli olan 2012/5.. "...." markasının hükümsüzlüğü ile iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1746, K. 2025/6609, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama