KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1756 E., 2025/6667 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1901 Esas, 2025/259 Karar
- Hüküm
- Davanın usulden reddi
- İlk derece mahkemesi
- KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2022/238 E., 2023/204 K.
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Mühendislik'in müvekkili şirketin eski bayiisi olduğunu, adı geçen bayiin müvekkilinden satın aldığı malların bedelini ödemekte temerrüte düştüğünde icra takibi başlatıldığını, davalının ... Mühendislik lehine verdiği ipoteğe konu taşınmazın maliki olduğunu, davalının müvekkili lehine tesis edilen ipoteklerin ...
Mühendislik'in satın aldığı mallara karşılığı teminat oluşturmak üzere alınan teminat ipoteği niteliğinde olduklarını, dava dışı asıl borçlunun müvekkiline ticari ilişki nedeniyle meydana gelen borçlarını halen ödemediğini ancak buna rağmen davalının müvekkili tarafından başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek davalı tarafından Karadeniz Ereğli 1. İcra Müdürlüğünün 2021/4200 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu icra takibinde asıl borçlunun ...
Mühendislik olduğunu, müvekkilinin ipotek veren üçüncü kişi sıfatını taşıdığını, ilgili taşınmazın ipotekli şekilde dava dışı üçüncü kişiye devredildiğini, artık müvekkiline ait olmadığını, asıl borçlu, müvekkili ve gayrimenkul maliki üçüncü kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu, davacı tarafından başlatılan icra takibinde asıl borçlu ve gayrimenkul maliki taraf gösterilmeden sadece müvekkilinin borçlu olarak gösterildiğini, takip talebinde tapu ve ipotek kayıt bilgilerinden dahi bahsedilmediğini, hangi ipoeteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığının da anlaşılmadığını, ipotek sözleşmesinin usulüne uygun kurulmadığını,
hangi şirket ve şahıslar lehine ipotek verdiğinin belirli olmadığını, ipotek sözleşmesine göre ... Mühendislik lehine ipotek kurulduğunu, ancak ... Mühendislik şirketi diye bir tüzel ya da gerçek kişi olmadığını, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, borcu olsa bile borcun zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipotek veren davalı taşınmaz malikin borçtan şahsen sorumlu olmadığı, borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusu hakkında icra takibi yapılması için ipotek borçlusuna asıl borçlu ile birlikte ihtar tebliği gerektiği, asıl borçluya ve taşınmazda malik olan davalı ...'e ihtarname gönderilmediği, borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek veren üçüncü kişiye takip yapılmadan önce usulüne uygun muacceliyet ihbarı keşide edilerek tebliğ edilmesinin takip ve aynı zamanda bir dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın ½ hissesini takipten evvel satın alan ...ile asıl borçlu şirketin davalı yanında borçlu olarak gösterilmeden takip talebi ve ödeme emri düzenlendiği, halbuki ipotek veren üçüncü kişi, taşınmazın ½ payını devralan yani malik ve asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğu,
bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, takiple sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davasında usulüne uygun başlatılmış bir takip bulunmadığından davanın bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca vekalet ücretinin maktu ücreti geçmeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1756, K. 2025/6667, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama