KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1764 E., 2025/6561 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2097 Esas, 2025/208 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/138 E., 2022/348 K.
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin “...” ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki, ... numaralı "... kumaşçılık" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına yapılan itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin “...” markalarının uzun yıllardır tescilli olduğunu,
öze l/... sayısı ile korunduğunu, müvekkilinin markalarının tanındığını, dava konusu markadaki “...” kelimesinin müvekkilinin “...” markaları ile iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, “kumaşçılık” ibaresinin bütüne ayırt edicilik katmadığını,
müvekkilinin markalarının tanınmış olmasından ötürü dava konusu markanın tescilinin davalı lehine haksız menfaat sağlayacağı gibi müvekkili markalarının ayırt ediciliği ve itibarına da zarar verebileceğini ileri sürerek YİDK kararın iptali ile ... numaralı "... kumaşçılık" ibareli markanın 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.
Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). ... (ilaç ihtiva eden ... hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. ilaç ihtiva eden kozmetikler.
Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler.
Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı ..., dezenfekte edici ..., antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece MahkemesininMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki mallar ve hizmetlerin davacının itiraza mesnet markaları ile aynı/aynı tür/benzer oldukları, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu,
davacı yanın önceki tarihli markalarının tamamındaki esas unsurun ise “...” kelimesi olup davacının bu ibareye münhasıran ya da çeşitli ek unsurlar ile birlikte sahip olarak bir seri marka ailesi yarattığı, taraf markalarının bütünsel algılarında birbirlerinden somut ve tereddütsüz olarak uzaklaşamadıkları, davacıya ait “...” markasının kozmetik, kişisel bakım, hijyen ürünleri kategorisinde oldukça bilinen, tanınmış bir marka olduğu dikkate alındığında, her ne kadar dava konusu marka doğrudan 03 ya da 05. sınıftaki kişisel bakım, temizlik,
hijyen mallarında değil de 35.05 alt grubunda anılan malların satışı hizmetlerini kapsar şekilde başvuru konusu edilmiş ise de, tüketicinin “...” ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden bu markayı gördüğünde, davacının “...” markalarından farklı ve fakat davacı markalarının da dahil olduğu iktisadi/kurumsal kimlik tarafından oluşturulmuş alternatif bir marka, bir alt işletme markası olduğunu düşünebileceği, dava konusu marka kapsamında yer alan ve davaya konu edilen 35.05 alt grubunda satışı özgülenen emtianın, davacı yanın seri ve tanınmış markalarının kapsamında kalan ve bu özelliklerinin ön plana çıktığı mallar oldukları,
böylesi bir durumda önceki markanın ayırt edici unsuru olan “...” ibaresinin, dava konusu markayı oluşturan kelimesinin başlangıcını oluşturması ve bu ibareye eklenen “s-h” harflerinin ortaya farklı ve somut anlama haiz yeni bir kelime çıkarmaması nedeniyle, taraf markalarının kısmen benzerlik içerdikleri, ilgili tüketicide bu doğrultuda bir etki bırakacağı, taraf markaları arasında “...” ibaresinden kaynaklı benzerliğin, bu ibareyi taşır şekilde tüketici karşısına çıkacak benzer nitelikteki “emtiaların tamamı açısından, ilgili tüketiciyi yanıltabilecek sonuçlar meydana getirebileceği,
davacı yanın “...” markalarının muhtelif yargı kararları ve kurum kararı neticesinde tanınmış marka olarak kabul edildiği, bu tanınmışlığının esasen “kişisel bakım ve kozmetik ürünleri”ne yönelik olduğu, dava konusu markanın da açıkça anılan malların satışına özgülenmiş satış hizmetlerinde tescil edilmek istenildiği,
dava konusu marka gibi “...” ibaresi ile benzerlik gösterir nitelikteki ibarelerin davacı markalarının tanınırlığının bulunduğu mal ve hizmetlerde tesciline izin verilmesinin, zaman içerisinde davacı markalarının ayırt ediciliğinin zayıflaması ve anılan ibareyi tercih eden markaların, davacı markasının tüketici nezdindeki itibarından haksız yararlanması gibi sonuçlara sebebiyet verebileceği, bu durumunda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5 hükmü kapsamındaki koşulları oluşturabileceği gerekçesi ile davanın kabulüne,
YİDK'in davacının itirazlarının reddine ilişkin 35. sınıf “"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için. Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). ... (ilaç ihtiva eden ... hariç).
Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. ilaç ihtiva eden kozmetikler. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler.
Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı ..., dezenfekte edici ..., antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” yönünden taleple bağlı kalınarak kısmen iptaline, 2020/164578 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak aynı emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ile YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1764, K. 2025/6561, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama