KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1766 E., 2025/6605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1829 Esas, 2024/2118 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/163 E., 2020/170 K.
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin başta "... " markası olmak üzere "..." esas unsurunu ihtiva eden birçok ibareyi kendi adına marka olarak tescil ettirdiğini, davalı gerçek kişinin 2017/115900 sayılı "...+..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin "..." esas unsurunu içeren seri markalarının coğrafi sınır, kültür,
yaş farkı gözetilmeksizin toplumun tüm kesimleri tarafından bilindiği müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini, müvekkilinin 01.04.2008 tarihinden bu yana www.....com.tr alan adının sahibi olduğunu, buna dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6/6 hükmü koşullarının da gerçekleştiğini, davalı gerçek kişinin kötüniyetli olarak dava konusu başvuruyu yaptığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2019-M-849 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu başvurunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, SMK'nın 6/1 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...+ ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla beraber emtia benzerliğinin olmadığı,
davacının "..." ibareli ...sayılı marka tescillinin koruma kapsamında yer alan "bakım, onarım, montaj servis hizmetleri" ile dava konusu marka başvurusu kapsamında 37. sınıfın 09. alt sınıfında yer alan "Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri." arasında benzerlik olduğu,
davalı tarafın kullanım ispatı talebi üzerine davacı şirketin ...sayılı markasını, koruma kapsamındaki 37. sınıfta yer alan “bakım, onarım, montaj servis hizmetleri” için kullanımı ispatlayamadığından bu marka açısından itiraz edilmemiş olarak değerlendirme yapılması gerektiği, davacının "..." ibareli markalarının televizyon programı yapım ve yayın hizmetleri alanında tanınmışlık vasfını haiz olduğu,
SMK’nın 6/4 ve 6/5 hükümlerinin dava konusu markanın kapsamındaki televizyon program ve yayın hizmetleri alanı ile benzerlik oluşturan 37. sınıfın 09. alt sınıfında yer alan “Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri.” yönünden uygulanabileceği, diğer yönden davacının bir çok markasında yer alan "..." ibaresi yanındaki şekil unsurunun benzerliği ve aynı renklerin tercih edilmesiyle haksız bir yararın sağlanabileceği, davacı markalarının itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği,
dolayısıyla bu hizmetler yönünden de SMK'nın 6/4-5 maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2019-M-849 sayılı YİDK kararının iptaline, 2017/1159... sayılı tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1766, K. 2025/6605, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama