KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/176 E., 2025/4945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2128 Esas, 2024/2277 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/568 E., 2023/1114 K.
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından, müvekkili şirket aleyhine kredi sözleşmesine dayanılarak takip başlatıldığını, müvekkilinin hukuki bilgisizliği nedeniyle itirazlarını icra dairesine yapmak yerine noterden ihtar çekmek suretiyle yaptığını ve takibin kesinleştiğini, halbuki davacının davalıdan bir kredi talebinde bulunmadığını, kredi kullanmadığını, para da almadığını, davacının, davalı bankaya hiçbir borcunun bulunmadığını ileri sürerek takip sebebiyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkilline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın şubesi ile davacı şirket arasında üye işyeri sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme gereğince banka tarafından firmaya yurtdışı kartlara da işlem yapabilen Mail Order(çevrimiçi alışveriş) yetkili POS(Point of Sale) cihazı verildiğini, davacı firmanın yurtdışından rezervasyon aldığını belirterek 20.04.2019 -23.06.2019 tarihleri arasında 117 adet işlem gerçekleştirdiğini, bunlardan toplam 61.186,33 USD bedelli 24 adet işleme itiraz edildiğini, davacı firmanın yapılan itirazları giderecek belgeleri bankaya ibraz etmemesi nedeniyle bankanın itiraz edilen tutarları ödemek zorunda kaldığını,
ancak davacının, davalının kart sahiplerine iade ettiği bu bedelleri davalı bankaya ödemediğini, bu nedenle takip başlatıldığını savunarak davanın reddini ve %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı bankanın davacıdan Mail Order üzerinden yapılan satışlara itiraz nedeniyle kart sahiplerine ödenen tutarlardan kaynaklanan alacağının bulunduğu, her ne kadar davacı taraf davalı bankaya borçlu olmadığını iddia etmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile takip tarihi itibari ile, 639.856,24 TL asıl alacak, 5.865,35 TL işlemiş akdi faiz, 9.658,27 TL işlemiş temerrüt faizi, 776,18 TL BSMV, 638,98 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 656.795,02 TL davacının davalı bankaya borçlu olduğunun tespit edildiği,
mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek takip nedeniyle yapılan hesaplamalar sonucunda, davalı tarafça talep edilen miktardan davacının borçlu olduğu kısımların çıkarılması sonucu hüküm kurulduğu, davacı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip nedeni ile davacının davalıya 212,87 TL asıl alacak, 30.846,07 TL işlemiş akdi faiz, 1.392,00 TL BSMV olmak üzere toplam 32.450,94 TL borçlu olmadığının tespitine, taleple bağlılık kuralı gereği temerrüt faizi ve ihtarname masrafı yönünden reddine, ayrıca fazlaya ilişkin talebin reddine,
davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/176, K. 2025/4945, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama