KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1832 E., 2025/6589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1896 Esas, 2024/2122 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/321 E., 2022/155 K.
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2020/44532 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "...." ibareli markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu,
müvekkilinin çok sayıdaki "..." markalarının seri marka niteliğini taşıdığını, davalının tescil ettirmek istediği "... " ibareli markanın, müvekkili markalarının devamı niteliğinde olduğu imajını verdiğini, dava konusu başvuruda geçen "positive" ibaresinin tasviri/tanımlayıcı bir ibare olduğunu ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ayrıca genel görünümleri itibariyle benzer markalar olduğunu ve aynı/aynı tür mallarda kullanılacağını, bu durumun markalar arasında karıştırılma ihtimalini doğuracağını,
"..." ibaresinin gıda sektöründe müvekkili ile özdeşleştiğini ve tanınmış hale geldiğini, bu tanınmışlığın davalı Kurum tarafından da kabul edildiğini, bu nedenle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini, "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanında da yer almasının da bir tescil engeli oluşturduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin tanınmış markalarının ününden haksız bir biçimde faydalanmak amacıyla dava konusu başvuruyu yapmasının, kötüniyetini gösterdiğini ileri sürerek YİDK'in 2021-M-7959 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirleriyle benzer olmadığı, dava konusu başvuru kapsamında yer alan tüm mallar yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, ancak işaret benzerliği koşulu gerçekleşmediğinden, markalar arasında, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının önceki kullanıma dayalı hak, tanınmışlık ve ticaret unvanından doğan hak iddialarının, davalının başvurusunun tesciline engel olmayacağı, davacının kötüniyet iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "zinbeta positive" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira başvuruda yer alan "beta" ibaresinin öne çıkarılmadığı ve bir bütün olarak "..." ibaresine yer verildiği,
kelimelerin hecelerine bölünerek iltibas değerlendirmesi de yapılamayacağı, marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, SMK'nın 6/3, 6/5 ve 6/6 hükümleri koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, başvurunun kötüniyetli yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptalive marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1832, K. 2025/6589, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama