KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1880 E., 2025/6547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1883 Esas, 2024/2980 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/106 E., 2023/349 K.
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ile Ankara ili ... Mahallesi 270 74... Parsel 2. Kat 8 nolu bağımsız bölümün satın alınması konusunda görüştüğünü, davalı ...'in taşınmaz üzerinde ...'nın 1. derecede ipoteği bulunduğunu, 78.000,00 TL civarı bir borcu kaldığını beyan ettiğini, ipotek borcunun kapatılması ve kalan bakiyenin kendisine ödenmesi halinde satış işleminin gerçekleştirilmesi hususunda tarafların anlaştığını, müvekkilinin ...Bankası A.Ş. ...
Şubesi'ne başvurarak konut kredisi kullandığını, 29.07.2013 tarihinde taşınmazı müvekkilinin devir aldığını, kredi işlemleri öncesinde ... A.Ş ...
Şubesi'nden ...'in kredi borcunun sorulduğunu, gelen cevabi yazıda ...'in 82.410,00 TL borcu bulunduğu ve bu borcun ödenmesi halinde ipoteğin fekkedileceğinin bildirildiğini, kredinin açılması sonrasında ...Bankası'nın 78.388,75 TL'yi ... tarafından bildirilen hesaba havale ettiğini ancak ...'nın ...Bankası tarafından ödenen tutarı ...'in kredi borcundan düşmeyerek ipoteği terkin etmediğini, havale edilen tutarın ... tarafından çekildiğini, bu suretle ...'in sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin taşınmazı kaybetmemek adına ipotek bedelini tekrar ödemek zorunda kaldığını,
davalı bankanın kusurlu işlemi ve diğer davalının haksız fiili nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zararın şimdilik 1.000,00 TL'sinin denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenecek miktarın haksız fiil tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 23.05.2023 tarihli dilekçesi ile; tazminat talebini 464.016,14 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 26.07.2013 tarihinde müvekkili bankanın ... Şubesi'nden 80.000,00 TL tutarında konut kredisi talebinde bulunduğunu, davacının 31.07.2013 tarihli dilekçesi ile konut kredisinin 78.302,00 TL'lik tutarının satın aldığı konut için davalı ...'e tediyesini talep ettiğini, müvekkilinin kredi durumunu iletmesi üzerine, ... A.Ş ...
Şubesi'nin 25.07.2013 tarihi itibariyle bankaya olan bakiye borcun 82.410,00 TL olduğu, bu tutarın ödenmesi halinde satıma konu olan taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin güncel tutarla ilgili teyit alarak 31.07.2013 tarihinde konut kredisi bedeli açıklamasıyla 78.302,00 TL ödeme yaptığını ancak bu tutarın ... tarafından çekildiğini sonradan öğrendiklerini, müvekkili bankanın yapılan işlemde bir kusurunun bulunmadığını, sebepsiz zenginleşenin ... olduğunu, müvekkili bankanın ipoteğinin 2. derecede kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; on yıllık genel zamanaşımının dava ve ıslah tarihi itibarı ile dolmadığı, davalı bankaca davacıya 31.07.2013 tarihinde 80.000,00 TL tutarında konut kredisi kullandırılarak, bu kredi tutarı içerisinden 78.302,00 TL’nin davalı ...’in ...
A.Ş nezdindeki hesabına EFT yapıldığı, söz konusu tutarın davalı ... tarafından hesaptan çekildiği, kredi kapama işlemi için kullanılmadığı hususunda uyuşmazlık olmadığı, davalı ...’in 78.302,00 TL'yi davacıya sattığı konutu teminat olarak gösterdiği, kredisinin borcuna mahsup ettirmek yerine hesaptan çekmesi nedeniyle dava konusu zararın oluşmasına sebebiyet verdiği,
davalı bankanın ise davacının verdiği EFT talimatı tutarındaki EFT günündeki kredi kapama bakiyesinin teyit edilmeden kredi kapama bakiye bilgisi alınmadan kredinin kapatılması amacıyla EFT yaptığı ancak EFT'nin 25.07.2013 tarihinde talimattan 6 gün sonra yapılması nedeniyle kredi kapama bakiyesini karşılamadığı için kredinin tamamen kapatılmadığı, bu süre zarfında ...'in parayı kullandığı,
bu nedenle davalı bankanın da bankacılık işleminden kaynaklı kusurunun bulunduğu ve zararın doğmasına müştereken sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 464.016,14 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden kalanının ıslah tarihi olan 23.05.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ...Ş. vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, alınan bilirkişi raporlarının taraf, Mahkeme ve kanun yolu denetimine uygun olduğu, dosyaya kazandırılan davalı ve dava dışı banka arasında Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve Yargıtay'dan da onanarak kesinleşen kararda da vurgulandığı üzere, davalı bankanın, davacının, kullandığı konut kredisinde teminat olarak göstereceği taşınmaz üzerindeki dava dışı bankaya ait ipoteği kaldırmak üzere dava konusu meblağın ödenmesi için talimat verildiğini bildiği,
ipoteğin kaldırılabilmesi için gereken tutarın dava dışı bankadan davalı banka tarafından sorularak öğrenildiği halde, bildirilen tutarın altında bir tutarın havale edildiği, tutarın gelen yazı cevabından yaklaşık 1 hafta sonra gönderildiği, doğru tutar gönderilseydi dahi geç havale edildiği için her halükarda ipoteği kaldırmaya yeterli olmayacağının davalı banka tarafından bilinmesi gerektiği, davalı bankanın kabulünde olduğu üzere, ipoteğin kaldırılmasına yönelik işlemleri bizzat yürüttüğü, ne var ki, üzerine düşen görevi gerektiği gibi ifa etmediği,
bu nedenle diğer davalı ile birlikte kusurlu sayılması gerektiği, bu hususun iki banka arasında görülen ve kesinleşen ipoteğin fekki talebinin reddine yönelik davada da sabit görüldüğü, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece, somut olayda davalı bankanın bankacılık işleminden kaynaklı kusurunun bulunduğu ve zararın doğmasına diğer davalı ile birlikte müştereken sebebiyet verdiği belirtilmiş olmasına rağmen hüküm kurulurken "davalıdan müştereken müteselsilen tahsili" şeklinde infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1880, K. 2025/6547, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama