KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1903 E., 2025/6628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/634 Esas, 2024/1923 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/152 E., 2022/272 K.
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin faaliyet alanının elektronik parçaların ve elektronik iletişim ekipmanlarının toptan dağıtımı olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markaları ile 9.sınıftaki dünya çapında pek çok ülkede tanındığını, müvekkilinin davalı adına 2015/100053 sayı ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü istemiyle Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/536 E. sayılı dosyasında dava açtığını, bu davada davalı tarafın cevap dilekçesinde mezkur markayı kullanmadıklarını yazılı olarak ikrar ettiğini,
ayrıca müvekkilinin 2021/068208 sayı ile "..." ibareli markanın 9. sınıfta tescili için yapmış olduğu başvurunun, davalının markası gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davalı tarafından kullanılmadığı ikrar edilen markanın, müvekkilinin tescili için engel teşkil ettiğini, bu nedenle müvekkilinin bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/100053 sayılı "...." ibareli markanın 5 yıllık kullanım süresinin sona erdiği günün ertesi günü olan 19.08.2021 tarihinden itibaren etkili olacak şekilde kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkili şirketin Türkiye'de tüketici elektroniği konusunda öncü firmalardan biri olduğunu, davaya konu markasının itiraz edilmeksizin ...nezdinde tescil edildiğini, davacının markasını Türkiye'de herhangi bir şekilde kullanmadığını, pandemi sebebi ile ticareti yavaşlayan müvekkilinin dava konusu marka ile ilgili ilerleyen dönemlerde planları olduğunu, Türkiye'de hiçbir faal ticareti olmayan davacının işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın 17.08.2016 tarihinde tescil edildiği, davanın 5 yıllık süre dolduktan sonra açıldığı, markanın ciddi biçimde kullanıldığının ispatının davalı yan üzerinde olduğu, dava konusu markanın tescilinden itibaren beş yıllık süre içerisinde kullanımının davalı tarafça ispatlanamadığı, davalı vekilinin duruşmadaki beyanınında da tescilinden itibaren markanın kullanılmadığının kabul ve ikrar edildiği,
pandemi nedeniyle uluslararası ticarette meydana gelen yavaşlamanın markanın kullanılmamasına haklı bir sebep teşkil etmeyeceği gibi, marka hakkında hükümsüzlük davası açılmasının da haklı sebep teşkil etmeyeceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 26/2 maddesi uyarınca talep üzerine iptal hallerinin daha önceki bir tarihte dolmuş olması halinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2015/100053 sayılı markanın 19.08.2021 tarihinden etkili olmak üzere kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiş, hüküm,
davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 26. maddesi yürürlüğe girene kadar iptal kararının mahkemelerce verilebileceği, markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler için dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde kullanıldığını ispat yükü davalı üzerinde olup davalı tarafça markanın kullanıldığına dair dosyaya hiçbir delil sunulmadığı, pandemi nedeniyle markanın kullanılamadığının savunulduğu, pandemi nedeniyle ticaretin yavaşlamış olmasının markanın kullanılmaması için haklı bir neden oluşturmayacağı, davalı vekilinin, davacı tarafın Türkiye’de ticari faaliyetinin bulunmadığı,
markasının tanınmış marka olmadığına dair istinaf taleplerinin davanın niteliği gereği sonuca etkisi bulunmadığı, zira menfaati olan herkesin kullanmama nedeniyle marka iptali davası açabileceği, davacının marka tescil başvurusunun davalının markası nedeniyle reddedilmiş olmasından dolayı işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı markasının kullanılmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1903, K. 2025/6628, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama