KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1908 E., 2025/7826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/863 Esas, 2025/190 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
1.311 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 816.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı .... Tic. A.Ş.'in kardeş şirketi ve faaliyet alanının da endüstriyel boyutta yıkama-kurutma makineleri imalatı olduğunu, TR ... numaralı ve “Tamburun içinde ve dışında hareketli parçalar bulunan makine” buluş başlıklı patent başvurusunu 21.06.2017 tarihinde yapan davalının, müvekkili şirkette 17.07.2012 tarihinde ... şefi olarak çalışmaya başladığını, daha önce de dava dışı ... A.Ş. tarafından devralınan ...
Cihazları San. İç ve Dağ. Tic. A.Ş.'de çalıştığını, davalının müvekkili şirkette çalışmaya başlamadan önce ... A.Ş. ile TR ... numaralı patentin kullanımı için 29.03.2008 tarihli lisans sözleşmesi imzaladığını, sözleşme uyarınca ... A.Ş. tarafından davalıya müvekkili şirket bünyesinde çalışmasına rağmen 10 yıl boyunca lisans bedeli ödendiğini, ...
A.Ş.'in sözleşmeden kaynaklanan bütün yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının 05.03.2018 tarihli ihtarnameyle bu sözleşmeyi feshettiğini, ihtarnamede; davalının, müvekkili şirkette SGK'lı çalıştığının belirtilerek iş yerindeki eşyaların tesliminin talep edildiğini, bu beyanların davalının müvekkili şirkette çalıştığı ve buluşunun da hizmet buluşu olduğu hususunun ikrarı niteliğinde olduğunu, davalının maaş ödemelerinin müvekkili şirketçe gerçekleştirildiğini, 21.06.2017 tarihinde, davalının,
müvekkili şirket çalışanı olduğu halde hizmet buluşuna ilişkin patent başvurusunu 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 113-114 maddeleri hükümlerini ihlal ederek, müvekkilinden gizli olarak yaptığını, bu nedenle iş akdinin 19.03.2018 tarihinde ihtarnameyle feshedildigini, patent başvurusunun konusunun müvekkili şirketin faaliyet alanında olduğunu ve buluşla ilgili hakların işveren olarak müvekkili şirkete ait bulunduğunu, davalının müvekkili şirketteki görevini yerine getirirken, müvekkili şirketin deneyim ve çalışmalarına dayanarak buluşu gerçekleştirdiğini, bu nedenle buluşun, serbest buluş olarak kabul edilemeyeceğini,
davalının hizmet buluşuyla ilgili SMK'nın 114. maddesi hükmündeki bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, anılan hüküm uyarınca, başvuru sahibinin işveren sıfatıyla müvekkili şirket olması gerektiğini, hizmet buluşunda temel ilkenin buluşun işverene aidiyeti olduğunu ve işverenin hak talep etmesi halinde işçinin onayına ihtiyaç olmadan hakların işverene geçtiğini, müvekkili şirketin gerçek hak sahibi olduğunu, davalının dava konusu patent başvurusunu gizlice kendi adına yaptığını,
davalının müvekkiline ait olması gereken patent isteme hakkını gasp ettiğini ve dava konusu patent başvurusuna dayanarak müvekkilinin rakipleri ve müşterileri ile iş ilişkisine girdiğini veya ortaklık kurma çalışmaları yürüttüğünü, hatta patent başvurusuna konu ürünün üretimine başlandığını, bu durumun SMK'nın 141/ç maddesi uyarınca patent hakkına tecavüz teşkil ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalının patent başvurusunu kullanmak suretiyle elde ettiği kazanca göre hesaplanacak şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat,
manevi zararın tazmini için de fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline, dava konusu ... numaralı patent başvurusuna konu buluş için patent isteme hakkının müvekkilinde olduğunun tespitini ve mahkeme kararının SMK'nın 149/g maddesi uyarınca masrafları davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek üç ulusal gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin buluşu yapan kişi ve gerçek hak sahibi sıfatıyla patent isteme hakkına sahip olduğunu, ... A.Ş. ile lisans sözleşmesi olan müvekkilinin davacı şirketin çalışanı olduğu yönündeki iddianın gerçeklere ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını, müvekkilinin pekçok buluşu olan ve buluşları pekçok ülkede tescilli bulunan bir bilim insanı olup, aynı zamanda davacı şirketin hâkim ortağı olan ...
Makine ve Teknoloji Sanayi A.Ş.'in de eski hâkim ortağı olduğunu, ... A.Ş.'in diğer ortaklarıyla imzaladığı “Hisse Devri Sözleşmesi” uyarınca ... A.Ş.'deki hisselerinin tamanımı dava dışı ... A....in ortaklarına devrettiğini, Hisse Devir Sözleşmesinin 6. maddesinde ...
A.Ş. ile ... sisteminin patent sâhibi olan müvekkili arasında lisans sözleşmesi imzalanacağının ve lisans sözleşmesinde müvekkilinin patentiyle üretilen makineler için müvekkiline ödenecek lisans bedeli ile patentin kullanım şartlarının, ayrıca ...
A.Ş.'in üçüncü şahıslara satılması durumunda lisans anlaşmasının şartlarının ne olacağının düzenlendiğini, lisans sözleşmesinin 2008 yılında imzalandığını ve sektördeki itibarından faydalanmak için de fahri danışmanlık yapmasının istendiğini, müvekkilinin bu amaçla zaman zaman işyerine gittiğini ve işyerindeki yazıhanesini kullanmaya devam ettiğini, İş Güvenliği Kanunu'nun getirdiği mecburiyet nedeniyle müvekkilinin sigorta kaydının yaptırıldığını ve 17.07.2012 tarihinde davacı şirkette sigortalı olarak gösterildiğini, bu kayıtların kanuna uymak için göstermelik olarak yapıldığını,
ödenmiş gibi gösterilen ücretlerin bazen davacı şirket yerine dava dışı ... A.Ş. tarafından ödenmiş olmasının SGK kaydının göstermelik olduğunun delili olduğunu, davalının davacı şirketle veya dava dışı herhangi bir şirketle hizmet akdinin olmadığını, ...
A.Ş.'in ortakları ile müvekkili arasında imzalanan 25.04 2016 tarihli "Gizlilik ve Fikri Mülkiyet Sözleşmesi” hükümlerinde müvekkilinin buluşlarını kendi adına tescil ettireceğinin kabul edildiğini ve bu durumun da taraflar arasında bağımlılık ilişkisi olmadığını gösterdiğini, müvekkili ile davacı arasında hizmet ilişkisi yokken müvekkilinin buluşunun hizmet buluşu olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK kayıtlarından davalının, davaya konu patent için kendi adına tescil başvurusu yaptığı 2017 tarihinde ve önceki birkaç yıl içerisinde davacı şirkette resmi olarak çalışan gözüktüğü, zaman bakımından davalının, buluşun meydana getirili tarihlerde davacı şirket çalışanı olduğu, sunulan ödeme dekontları incelendiğinde davalının, SGK kaydının yanı sıra kendisine maaş ödemesi de yapıldığı, davacı şirket ile davalı arasında şeklen bir iş görme ilişkisi kurulduğu, bu nedenle davalının bu dönemde meydana getirdiği buluşun bir hizmet buluşu niteliğinde olduğu,
ancak 27.03.2008 tarihli Hisse Alım Sözleşmesi, 28.03.2008 tarihli Lisans Sözleşmesi ve 25.04.2016 tarihli Gizlilik ve Fikri Mülkiyet Sözleşmeleri incelendiğinde: taraf iradelerinin aksi yönde olduğunun tespit edildiği, 27.03.2008 tarihli Hisse Alım Sözleşmesinin 6/3, 28.03.2008 tarihli Lisans Sözleşmesinin 8/4 ve 13.maddeleri, 25.04.2016 tarihli Gizlilik ve Fikri Mülkiyet Sözleşmesinin 3 ve 4.maddeleri birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki işçi-işveren ilişkisi tanımına uygun davranış ve tutumlar,
maaş dekontları ve SGK kayıtları gibi unsurlardan taraflar arasında şeklen bir işçi-işveren ilişkisi kurulmuş olsa da anılan sözleşmeler ve özellikle de 28.03.2008 tarihli Lisans Sözleşmesi'nin "İşbirliğinin Yokluğu" başlığından anlaşıldığı üzere tarafların iradelerinin işçi-işveren ilişkisi kurmamak yönünde olduğu, "Lisans Sözleşmesi" ve "Gizlilik ve Fikri Mülkiyet Sözleşmesindeki" ilgili maddelerin yorumundan da meydana getirilecek patentler üzerinde hak sahibinin davalı ... olacağı konusunda da mutabık kaldıkları, dosyadaki bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde: davacı şirket ile dava dışı ...
A.Ş. arasında sıkı bir bağ olduğu ve her iki şirketin birlikte hareket ettiği, davalı ile davacı şirket arasında patent hukuku bağlamında şeklen bir çalışan-işveren ilişkisinin kurulduğu, bu nedenle dava konusu TR ... numaralı patente konu buluşun bir hizmet buluşu olduğu, ancak tarafların akdettiği sözleşmelerdeki iradelerinin ise aksi yönde olduğu ve meydana getirilecek buluşlar üzerinde hak sahipliğinin davalıda olacağı konusunda mutabık kaldıkları, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki dikkate alındığında;
davaya konu buluşun hizmet buluşu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davaya konu patent başvurusunu yaptığı tarihte davacı şirkette ... şefi sıfatıyla istihdam edildiğine dair SGK kayıtları mevcutsa da, davalının yıkama makineleri konusunda geliştireceği patentlerle ilgili hakların davalıya ait olacağının taraflar arasındaki 28/03/2008 tarihli lisans sözleşmesi ile kabul edildiği, sözleşmenin 13... .4. maddelerinin bu konuda açık hüküm içerdikleri, tüm bu nedenlerle davalı, davacı şirkette çalışmış olsa da, davaya konu buluşun serbest buluş olduğu, davacının davaya konu patent üzerinde hak sahibi olmadığı,
Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davalı tarafça tescil başvurusu yapılan patentin gerçek sahibinin davacı şirket olduğunun tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1908, K. 2025/7826, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama