KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1912 E., 2025/6845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/937 Esas, 2025/326 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/252 E., 2023/8 K.
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin mobil aksesuar, ses ürünleri, konnektörler, güç bankaları, güç dağıtımları, kablolar, USB Type - C aksesuarlar, oyun, akıllı ev ürünleri gibi alanlarda "..." ibareli marka ile faaliyet gösterdiğini, "..." ibareli markanın gerçek, üstün ve öncelikli hak sahibinin davacı şirket olduğunu, keza dünya çapında "..." ibareli birçok marka tescilinin de bulunduğunu, taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, davalının"..." ibareli markayı taşıyan ürünleri satın alarak Türkiye'de ticaretini yaptığını,
davalının bu eylemlerini kendi adına kayıtlı www.....com.tr alan adlı internet sitesi üzerinden de gerçekleştirdiğini, 2016/34805 sayılı "..." ibareli markanın 9. sınıfta yer alan emtia için kötüniyetli şekilde ... tarafından tescil ettirildiğini, dava dışı ... ile davalının başka marka başvuruları için de birlikte başvuru yaptıkları, davalı ile markayı devir aldığı ...'ın ortak çalıştığını, ... adına tescil edilen markanın 21.12.2018 tarihinde davalı tarafından devrinin alındığını, davalının müvekkili markasından haberdar bir şekilde haksız bir şekilde avantaj kazanmak amacıyla tescil edilen markanın devrinin almasının kötüniyetli olduğunu,
bu tescil ve devir işlemi sonucu müvekkili şirketin tescilli markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan www.....com.tr alan adının iptalini ve 2016/34805 sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ürünlerinin Türkiye'de bilinir ürünler olmadığını, davacı ile 2018 yılında sözleşme yaparak Türkiye'de müvekkili adına tescilli "..." ibareli markayı taşıyan ürünlerin satışının yapılmasını istediklerini, müvekkilinin söz konusu markanın satışı için çok sayıda reklam çalışması yaptığını, markanın ve ürünlerinin Türkiye'de tanınması için çaba sarf ettiğini, davacının yıllarca müvekkili ile çalıştığını ve ürünlerin Türkiye'de müvekkili üzerinden satılmasını sağladığını, davalının marka başvurusu neticesinde başvurusunun kabul edildiğini, davacının bu süreçte herhangi bir itirazının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça da kabul edildiği üzere taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının yurt dışında pek çok ülkede tescilli ... markası ve www.....com isimli web sitesi olduğu, davacının yabancı kelime ve şekil unsuru da içeren markasının aynı şekil unsuru ile tescil başvurusu yapılmasının tesadüfi kabul edilemeyeceği, davalı markayı dava dışı ...'dan 10.12.2018'de devir almış ise de, davacı vekilince davalı ile dava dışı ...'ın başkaca birçok marka için birlikte tescil başvurusunda bulunduklarına dair kayıtların sunulduğu,
www.....com alan adının 25.12.2018 tarihinde davalı adına tahsis edildiği, bu haliyle davacının tescil ve kullanımlarından haberdar olarak tescilinin sağlandığı, bu şekildeki bir tescilin davacının markayı Türkiye'de tescil ettirip kullanımının önüne geçmeye ve haksız yere çıkar elde etmeye dayalı olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu ve kötüniyetli tescil olduğu yerde sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü ile www.....com.tr alan adının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1912, K. 2025/6845, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama