KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1916 E., 2025/6669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/912 Esas, 2025/235 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/212 E., 2023/36 K.
Karar Metni
1.161 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ibaresini çok uzun yıllardır gerek ticaret ünvanında gerekse faaliyet gösterdiği sektörde markasal olarak kullandığını, bu ibare üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkı bulunduğunu, 29. sınıfta 2011/38421 sayılı “... ” ve 2011/54285 sayılı “... ...” markalarının adına tescilli olduğunu, yine müvekkilinin 29. sınıfta tescil edilmek üzere 2019/43143 sayılı ... ibareli markanın tescili için başvurduğunu, yapılan araştırmalarda davalı adına 2005/06446 sayı ile 29., 30. ve 43. sınıflarda tescilli "..." markasının varlığının tespit edildiğini,
ancak davalı adına tescilli bu markanın kullanmadığını yahut kullanımına beş (5) yıl ara verdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2005/06446 sayılı "..." markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9., 26 ve geçici 4. maddesi gereğince 29., 30. ve 43. sınıftaki tüm emtialarda 07.05.2011 tarihinden ileriye etkili olacak şekilde, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise dava tarihinden itibaren iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki menfaatinin olmadığını, davacının iptalini talep ettiği sınıflarda faaliyet göstermediğini, davalının 1960'lı yıllardan itibaren dava konusu tescilli markasını tüm sınıflarda aralıksız ve kesintisiz olarak kullandığını, ilk marka tescilinin “nps ... ... + şekil” ile 1999/011442 sayılı olarak yapıldığını, davacının en eski tescilli markalarının 2011 tarihli olduğunu, davacının tescil ettirmek istediği markasının sınıfları ile davalı markasını tescil ettirildiği sınıfların farklılık taşıdığını,
davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli “... atom sütlaç” ibareli 2016/40054 sayılı “nizamın meşhur sütlacı” ibareli ... numaralı, “nps ... ...+şekil” ibareli 2004/45305 sayılı “nps ... ...+şekil” ibareli, 1999/011442 sayılı markalarının da bulunduğunu, davalının, davacıdan çok daha öncesinde “...” ibareli markalarını tescil ettirdiğini ve halen aralıksız kullanmaya devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29, 30... . sınıflar için tescilli davalıya ait ... no.lu markanın tescilden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiği, sunulan delillere göre davalıya ait bu markanın tescilli olduğu 29. sınıf kapsamında yer alan "işlenmiş su ürünleri (yumuşakçalar ve kabuklu hayvanlar);kurutulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, konservelenmiş, dondurulmuş et ürünleri...
Kuru bakliyat hariç kurutulmuş, pişirilmiş, konservelenmiş, dondurulmuş sebzeler, yemek pişirmek için sebze suları" 30. sınıf kapsamında yer alan "Bisküviler, krakerler, gofretler" emtiaları bakımından, 43. sınıf kapsamında yer alan “kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri snack-bar hizmetleri,bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri.
Geçici konaklama hizmetleri: Otel, motel, tatil köyü, pansiyon v.b. hizmetleri (geçici barınma), çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri...
Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri, Hayvan bakım evleri hizmetleri” hizmetleri bakımından ciddi olarak kullanıldığı hususunun ispat edilmediği, davalı yanca sunulan faturalar, gazete haberleri, internet alan adı içindeki görseller sipariş formları dikkate alındığında diğer sınıflarda ise ciddi kullanımda bulunduğu, bilirkişilerce davalı markasının hem ticaret hemde hizmet alanında tescilli olduğunun göz ardı edildiği, zira sunulu gazete görseli, internet web sayfasında davalının sunduğu hizmet ve ürün çeşitlerinin bir kısmının reklamının yapıldığı,
bunun aksinin savunulması halinde yeme içme alanında markasına yatırım yapan işletmenin salt pide faturası sunamadığı iddiasıyla markasının iptal tehdidi ile karşı karşıya kalmasının hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açabileceği, nitekim gazete haberlerinde yoğun pide reklamı, lahmacun görseli, et ve tavuk menüsü, sütlaç görsellerinin mevcut olduğu,
bilirkişinin bu görsellere ve davalının yeme içme alanında belirli bir bilinirliği olduğunun sunulu delillere göre bilinmesine rağmen "ekmekler, pizzalar, lahmacunlar.. pastalar, tartlar, kekler... baklavalar, şöbiyet , tulumba tatlıları, bülbül yuvaları” emtiaları bakımından kısmi hükümsüz olabileceğine dair görüşünün yerinde bulunmadığı, bu sınıf yönünden ancak bisküviler, krakerler, gofretler emtiasının hazır tüketime tabi olduğundan sunulan hizmetin bir parçası ve lokanta tarzındaki işletmelerde satışı mutad olmayan emtia niteliği taşıdığı keza 29. sınıf kapsamında yer alan "işlenmiş su ürünleri (yumuşakçalar ve kabuklu hayvanlar);
kurutulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, konservelenmiş, dondurulmuş et ürünleri...
Kuru bakliyat hariçkurutulmuş, pişirilmiş, konservelenmiş, dondurulmuş sebzeler, yemek pişirmek için sebze suları" 30. sınıf kapsamında yer alan "bisküviler, krakerler, gofretler", emtiaları bakımından, 43.sınıf kapsamında yer alan “kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri snack-bar hizmetleri,bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri.
Geçici konaklama hizmetleri: Otel, motel, tatil köyü, pansiyon v.b. hizmetleri (geçici barınma), çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri... Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri, Hayvan bakım evleri hizmetleri” hizmetleri bakımından kısmı hükümsüzlük şartlarının oluştuğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29. sınıf kapsamında yer alan "işlenmiş su ürünleri (yumuşakçalar ve kabuklu hayvanlar);kurutulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, konservelenmiş, dondurulmuş et ürünleri...
Kuru bakliyat hariç kurutulmuş, pişirilmiş, konservelenmiş, dondurulmuş sebzeler, yemek pişirmek için sebze suları" 30.sınıf kapsamında yer alan "Bisküviler, krakerler, gofretler" emtiaları bakımından, 43. sınıf kapsamında yer alan “kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri snack-bar hizmetleri,bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri.
Geçici konaklama hizmetleri: Otel, motel , tatil köyü, pansiyon v.b. hizmetleri (geçici barınma), çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri...
Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri, Hayvan bakım evleri hizmetleri” hizmetleri bakımından ciddi olarak kullanıldığı hususunun ispat edilmediği, mevcut deliller dikkate alındığında diğer sınıflarda davalının ciddi kullanımda bulunduğu ve iptal şartlarının oluşmadığı, SMK'nın 9/1 maddesinde “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir” hükmüne yer verildiği,
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinin iptaline dair Anayasa Mahkemesi kararının 06.01.2017 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanması ve bu tarihte yürürlüğe girmesi nedeniyle, 14. maddenin bu tarihe kadar hukuki varlığını sürdürüyor olması karşısında, SMK’nın kabul tarihi konusunda kanun koyucunun iradesi 22.06.2016 tarihinde ortaya çıktığından,
kanun koyucunun asıl amacının geçmişe etkili olacak şekilde kullanmama sebebiyle markanın iptalini öngördüğünün kabulünün gerektiği İlk Derece Mahkemesince davalı markasının kullanılmayan mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline dair kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli 2005/06446 sayılı "..." markasının SMK'nın 9., 26 ve geçici 4. maddesi gereğince 29., 30. ve 43. sınıftaki tüm emtialarda iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1916, K. 2025/6669, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama