KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1960 E., 2025/6575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/48 Esas, 2025/43 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2024/9 E., 2024/235 K.
Karar Metni
825 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2020/148914 sayılı "... GAZETESİ" ibareli markanın müvekkili adına 41. sınıfta tescilli olduğunu, davalının ise müvekkilinden sonra tescil edilmiş 2022/059089 sayılı "GAZETE ..." ibareli 41... . sınıflarda tescilli markasının bulunduğunu, ancak davalı markasının müvekkili markasındaki kelimelerin yer değiştirilmesi suretiyle oluşturulduğunu ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını, emtia sınıflarının aynı olduğunu, esasen mutlak hükümsüzlük sebebi bulunduğunu, aynı olan taraf markalarının aynı coğrafyada bulunan yöre halkı tarafından karıştırıldığını ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli markanın başvurusu 23.04.2022 tarihinde yapılmış olsa da, müvekkilinin markanın kullanımının 10 yıl öncesine dayandığını, müvekkilinin yayın hayatına 10 yıldır sadece yazılı basın değil, internet siteleri üzerinden de devam ettiğini, https://www.....com üzerinden hizmet sağladığını, internet sitesinin 06.01.2015 tarihinde oluşturulduğunu, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, "..." ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, "gazete" ve "..." ibarelerinin zayıf ibareler olduğunu, marka işaretlerinin benzemediğini,
coğrafi yerleri ihtiva eden markaların eklerle farklılaştırılabileceğini, müvekkili markasında şekil unsuruna da yer verildiğini, görsel, fonetik ve şekil açısından halk nezdinde markanın ayırt ediciliğinin bulunduğunu, davacının kötüniyetle hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre tanımlayıcı ibarelerin, ilave sözcüklerle birlikte marka olarak tescilinin mümkün olduğu, coğrafi yer adlarının, coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescil edilebileceği, başvuru kötüniyetli yapılmadığı sürece başkalarının da aynı coğrafi yer adını farklı bir takım eklerle marka olarak tescil ettirebileceği, Tekirdağ İlinin ilçesi olan "..." kelimesinin davacı tarafça ''...
GAZETESİ'' olarak 41. sınıfta tescil edildiği, "GAZETE ..." markasının ise şekil ilavesiyle davalı tarafından 38. ve 41. sınıflarda tescil ettirildiği, tescil edilen mal ve hizmetler yönünden "..." kelimesinin marka olarak tescil edilmiş olmasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5. maddesi kapsamında hükümsüzlük sebebi olarak değerlendirilemeyeceği, davacı tarafından davalıya ait markanın SMK'nın 5. ve 6. maddelerinden dolayı hükümsüzlüğünün talep edildiği,
her iki taraf markasında yer alan ''...'' ibaresinin coğrafi bir yer adı olup kimsenin tekeline bırakılamayacağı, "..." kelimesi marka olarak kullanıldığı hizmetleri bakımından zayıf bir ibare olduğundan davacı tarafın bu ibareye ekler getirilerek başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmesi gerektiği davalının şekil+kelime markasından oluşan ''GAZETE ...'' markasının kullanımının tescil kapsamında kaldığı, kullanımların davacı markasına tecavüz teşkil etmediği, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince, her iki taraf markasında yer alan ''...'' ibaresinin coğrafi bir yer adı olup kimsenin tekeline bırakılamayacağı, coğrafi yer adlarının, coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescil edilebileceği, "..." kelimesi marka olarak kullanıldığı hizmetleri bakımından zayıf bir ibare olduğundan davacı tarafın bu ibareye ekler getirilerek başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek durumunda olduğu, davalının şekil+kelime markasından oluşan ''...'' markasının kullanımının tescil kapsamında kaldığı ve kullanımların davacı markasına tecavüz teşkil etmediği,
tescil edilen 38. ve 41. mal ve hizmetler yönünden "..." kelimesinin marka olarak tescilinin SMK'nın 5. maddesi kapsamında hükümsüzlük sebebi olarak değerlendirilemeyeceği, somut olayda hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı taraf istinafı Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Somut olayda, hükümsüzlüğe mesnet davacı markası 2020/148914 "..." olup, hükümsüzlüğü istenen davalı markası da aynı kelimeler yer değiştirmek suretiyle 2022/059089 "GAZETE ..." şeklinde oluşturulduğundan taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırma tehlikesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum, SMK'nın 6/1'de yer verilen "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." düzenlemesi uyarınca nisbi red nedeni olduğu gibi, aynı zamanda SMK'nın 25. maddesinde yer alan "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir" hükmü kapsamında hükümsüzlük sebebi olmasına rağmen davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1960, K. 2025/6575, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama