KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2003 E., 2025/7695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1445 Esas, 2025/182 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in, üçüncü kişi sıfatıyla mülkiyeti kendisine ait olan kat irtifaklı arsa üzerinde birinci dereceden ipotek tesis ettiğini, birinci kredi sözleşmesinin taahhüt sorumlusunun ... Ltd., garantörlerinin ise ...ve Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... olduğunu, murisin de teminat sorumluluğunun bulunduğunu, yine ... ile kredi lehtarı ...
Ltd. ve garantörler arasında 31.07.2007 tarihli, 700.000,00 euro tutarlı kredi sözleşmesinin imzalandığını, müvekkillerinin bu durumu intikal işlemleri sırasında öğrendiklerini, 13.12.2013 tarihinde kredi veren bankaya ipoteğin fekki için müracaat edildiğini, verilen cevapta ...
Ltd.'nin kredisini kapatan kefil ...'na teminatın temlik edildiğinin bildirildiğini, murisin ipotek tesis işlemi için verdiği vekaletnamenin ve ona istinaden düzenlenen ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğunu, vekaletname alınırken murisin iradesinin fesada uğratıldığını, akli melekelerinin de yerinde olmadığını, murisleri ile dava dışı borçlu şirket arasında ticari ilişkinin bulunmadığını, alacağın temliki işlemini kabul etmediklerini, borcun kefil tarafından ödenmesinden sonra temlik alınamayacağını ileri sürerek dava dışı ...
Ltd.'nin, ... ...'ye olan kredi borçlarının ... tarafından ödenmesi sebebiyle müvekkillerinin murisi ...'in 225.000,00 euro bedelle birinci derecede tesis ettiği ipoteğin konusuz kaldığının, bu itibarla müvekkillerinin davalı ...'na borçlu olmadıklarının tespitine, ipoteğin kaldırılması ile tapu kütüğünün düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumunun 14.12.2020 tarihli raporundan da anlaşılacağı üzere davacıların murisinin vekaletname tarihi itibari ile fiil ehliyetinin bulunduğu, 31.01.2007 tarihli kredi anlaşmasına ilişkin sözleşme hükümleri, alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında dava dışı ... tarafından dava dışı-asıl borçlu ...
Ltd.'ye kullandırılan kredi sözleşmesinde davalı tarafından verilen garantinin kefalet sözleşmesi niteliğinde olduğu ve şartlarının mevcut bulunduğu, 16.07.2018 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere kredi borcunun bir kısmının davalı tarafından ödendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 596. maddesi gereği davalının ödeme sonrasında yapmış olduğu temlikin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcu ödeyen kefilin alacaklının yerine geçmesinin yasadan kaynaklı bir durum olduğu ve davacıların murisinin vekaletname tarihi itibari ile temyiz kudretinin bulunduğu, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların murisi tarafından verilen vekaletname ile tesis edilen ipotek işleminin geçersiz olduğunun tespitine, ipotek nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile ipoteğin kaldırılması istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2003, K. 2025/7695, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama