KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2017 E., 2025/7044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1414 Esas, 2025/81 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/381 E., 2024/508 K.
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Şubesi’ne ait 16.10.2016 keşide tarihli, 813.000,00 TL tutarlı çekin adi ortaklık adına alındığını tek imzalı olup ortaklardan her birinin imzasının bulunmadığını, adi ortaklık ilişkisi sonlandıktan sonra keşide edildiğini, çekin bu nedenle geçersiz olduğunu, ayrıca çekteki müvekkili adına atılı bulunan imzanın müvekkiline ait olmama ihtimalinin de bulunduğunu, açığa imzalı çek de olabileceğini, müvekkilinin bedelsiz olan gerçek bir alacak borç ilişkisine konu olmayan çek nedeniyle borçlu olmadığını, çekin kötüniyetli olarak takibe konu edildiğini belirterek icra takibine konu çek sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitiyle, takibin iptaline ve %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekteki imzanın davacıya ait olduğunu; çekin, davacının şahsî borcu için düzenlendiğini, imzalandığını ve davalıya verildiğini, davacının tek başına imza koyduğu çekten dolayı şahsî sorumluluğu bulunduğundan takip yapılabileceğini savunarak davanın reddi ile %20’den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, inşaat işi ile uğraşan davacıdan ev satın aldığı, satın alınan evin devrinin gerçekleşmesi halinde iade edilmek üzere verilen nakit para karşılığı dava konusu çekin alındığı, evin devri ve teslimi gerçekleşmemekle teminat olarak alınan çekin bedelinin davacıdan tahsili koşullarının oluştuğu, Mahkemece dava aşamasında infaz edilecek şekilde tedbir kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 72/4 hükmü uyarınca 176.860,00 TL tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; özellikle ispat yükü üzerinde olan davacının, davaya konu bedelsizlik, imza inkarı, çekin anlaşamaya aykırı olarak doldurulduğu iddialarını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bedelsizlik ve imza inkârına dayalı kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle dava konusu çek adi ortaklık unvanı altına atılan imza ile düzenlenip dosyaya ibraz edilen adi ortaklık sözleşmesinde kambiyo taahhüdünün (çek keşidesi) müşterek imza ile düzenlenmesi gerektiği belirtilmiş ise de bu hususun çeki tek başına imzalayan davacının şahsi sorumluluğunu bertaraf etmeyecek olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2017, K. 2025/7044, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama