KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2043 E., 2025/6646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1595 Esas, 2024/1717 Karar
- Karar
- Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/882 E., 2021/1044 K.
Karar Metni
861 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı (temlik alan) vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Banka ile ... Holding A.Ş. arasında imzalanan genel nakdi gayrinakdi kredi sözleşmesi kapsamında bu firmaya kredi kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçlarını ödemeyen borçlulara ihtarname keşide edilerek hesabın kat edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için borçlular hakkında icra takibine geçildiğini, davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların itirazının iptaline, % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kredi borcunun kat şartlarının oluşmadığını, borç miktarı, hesap şekli ve faiz oranlarında mutabık olmadıklarını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 586 ve devamı maddeleri uyarınca kefile müracaat hakkının doğmadığını, kefaletin şekil şartlarının bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, alacaklının tarafı olduğu 20.12.2013 tarihli Refinansman ve Sendikasyon Kredi Sözleşmesinin 16.1.2 maddesinde “temerrüt halinde kredi verenler kredi tutarlarına göre kredi verenlerin en az %75'inin onayı ile krediyi geri çağırabilirler.” hükmünün bulunduğunu, böyle bir çağrı ve onayın mevcut olmadığını,
sözleşmenin tarafı alacaklı bankaların alacaklarının tamamının rehinle temin edildiğini, bu yüzden yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceğini, Refinansman ve Sendikasyon Kredisi Sözleşmesi uyarınca teminat temsilcisi tayin edilen ...tarafından İstanbul 10. İcra Dairesi'nin 2017/861 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, bu nedenle işbu takibin mükerrer nitelikte olduğunu, sözleşmelerdeki kefaletin şekil şartlarını taşımaması nedeniyle geçerli olmadığını savunarak davanın reddine, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı asıl borçlu ... ... ..
A.Ş ile imzalanan 27.12.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin miktarının 12.050.000,00 USD olduğu, İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin 2017/4572 E. sayılı dosyası ile toplam 28.566.099,94 TL alacak için kısmı olarak 3.000.000,00 TL için takibe geçildiği, asıl borçlu ile usulüne uygun olarak genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların genel kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladıkları, yapılan kefalet sözleşmesinin TBK'nın 583 ve devamı maddelerine göre usulüne uygun olarak yazılı şekilde yapıldığı, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olduklarının el yazısı ile yazıldığı,
kefaletin usulüne uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bankanın 3.000.000,00 TL için başlattığı takipte haklı olduğu ancak temerrüt faizinin asıl alacak üzerinden yıllık % 27,54 olması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının kısmen iptali ile 3.000.000,00 TL üzerinden yıllık % 27,54 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 BSMV'ni üzerinden takibin aynen devamına, alacağın % 20'si icra inkar tazminatının kabul kararı verilen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ... ...
Lezzetler Holding A.Ş. yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, 18.02.2022 tarihli ek karar ile davalı ... ... Lezzetler Holding A.Ş yönünden vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle tavzih ve tashih talebinin reddine karar verilmiş, hüküm ve ek karar, davalı ... ... Lezzetler Holding A.Ş. vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının haksız olmasının yeterli olmayıp, takibi başlatmakta kötüniyetli olması gerektiği, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen genel kredi sözleşmesinde davalı ... ...
Lezzetler Holding A.Ş.'nin kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, kefil sıfatıyla imzası bulunan bu davalı yönünden takip başlatılmasında davacının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığı, bununla birlikte davalılardan ... ... Lezzetler Holding A.Ş. yönünden davanın reddine karar verildiği halde kendisine vekil ile temsil ettiren davalı ... ...
Lezzetler Holding A.Ş. lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi, davalı vekilinin talebi bulunduğu halde vekalet ücretine ilişkin bu eksikliğin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 305/A maddesi kapsamında tamamlanmamasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... ...
Lezzetler Holding A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, hükmün kesinleşen kısımları aynen tekrar edilerek, hakkındaki dava esasa ilişkin nedenlerle reddedilen davalı ... Lezzetler Holding A.Ş. lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı (temlik alan) vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın asıl borçlu ve kefillerden tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2043, K. 2025/6646, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama