KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2067 E., 2025/7091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1712 Esas, 2024/2171 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/262 E., 2022/1 K.
Karar Metni
2.083 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 2019/00394 sayılı çoklu tasarım tesciline yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla itirazları kısmen kabul edilmiş ise de aynı kararla 2019/00394/03, 04, 05, 06, 07, 08, 18, 19, 23, 24, 27, 29... no.lu çoklu tasarımlar yönünden tescilin devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu tasarımların ayırt edilemeyecek kadar benzerinin daha önce kamuya sunulduğunu ve anonimleştiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davaya konu çoklu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin tasarımlarının farklı ve özgün olduğunu, ocak tasarımları bakımından seçenek özgürlüğünün kısıtlı bulunduğunu, ufak değişikliklerin bilgilenmiş kullanıcı gözünde tasarımları farklılaştıracağını, değerlendirmenin bilgilenmiş kullanıcı algısı nezdinde ve seçenek özgürlüğü dikkate alınarak yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çoklu tasarımlardan 3 no.lu çoklu tasarımın mesnet 2018/06874-4, 2015/02286-1 ve 2 no.lu tasarımlar karşısında yeni olduğu ancak ayırt edici olmadığı, 4 no.lu tasarımın mesnet tasarımlardan 20 ... no.lu tasarım karşısında yeni olduğu fakat ayırt edici nitelik taşımadığı. 5 no.lu tasarımın mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu.
6 no.lu tasarımın mesnet 2018/06874-9, 2018/06874-10 sayılı tasarımlar ile 2017 tarihli “simfer 3922 ankastre ocak” görseli karşısında yeni ve ayırt edici olduğu. 7 no.lu tasarımın mesnet 2018/06874-1, 2019/00169-1, 2019/00169-2, 2017/00955-2 ve 2017/00955-3 sayılı tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu. 8 no.lu tasarımın mesnet 2019/00169-8 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olduğu.
18 no.lu tasarımın mesnet 2017/07892-7 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olduğu ancak, 2018 06874-4, 2018 06874- 11... /00169-5 sayılı tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, 2019/00169-5 sayılı tasarımın yenilik ve ayırt ediciliği öldürücü olarak baz alınamayacağı, zira eldeki dava konu çoklu tasarımın başvuru tarihinden sonra ilan edildiği, 2018 06874-4, 2018 06874-11 sayılı tasarımların ise dava konusu tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini kırıcı önceki tarihli kamuya sunulmuş tasarımlar olduğu.
19 no.lu tasarımın mesnet 2018/06874-13, 2015/09106-1 ve 2012/06735-16 sayılı tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığı;
23 no.lu tasarımın mesnet 2018/06874- 14... /06735-8 sayılı tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu. 24 no.lu tasarımın mesnet 2019/00169-8 sayılı tasarım karşısında, yeni ve ayırt edici olmadığı, ancak mesnet tasarımın dava konusu tasarım başvuru tarihinden sonra ilan edilmesi nedeniyle yenilik ve ayırt ediciliği kırıcı olarak kabul edilemeyeceği.
27 no.lu tasarımın mesnet 2014/02582-4 sayılı tasarımdan farklı olduğu, 2018/06874-12 sayılı tasarım karşısında ise yeni olduğu ancak ayırt edici olmadığı.
29 no.lu tasarımın mesnet 2018/06874-15, 2018/06874-1, 2019/00169-1 sayılı tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, 2019/00169 sayılı tasarımın dava konusu tasarım başvurusundan daha sonra ilan edilmesi nedeniyle yenilik kırıcı olarak kabul edilmediği, 29 no.lu tasarımın 2017/00955-2 sayılı tasarım karşısında ise yeni olduğu ancak ayırt edicilik kriterini taşımadığı.
31 no.lu tasarımın mesnet 2019/00169-3 sayılı tasarım karşısında yeni olduğu, ayırt edici olmadığı, ancak mesnet tasarımın dava konusu tasarımın başvuru tarihinden sonra ilan edilmesi nedeniyle yenilik ve ayırt ediciliği kırıcı olarak kabul edilmediği; bilirkişi heyetince mutlak yenilik incelemesi de yapıldığı;
davalı şirket vekili her ne kadar önceki tarihli olup itiraza mesnet alınan bir kısım önceki tarihli dokümanların, yine bizzat davalıya ait önceki tarihli tasarım başvuları olmasından dolayı bu başvuruların, dava konusu başvurudan 12 ay öncesinde kalan süre içerisinde gerçekleştirilmiş olunmasını, davalı lehine doktrinde hoşgörü süresi olarak tanımlanan haktan yararlanması sonucunu doğuracağını ileri sürmüşse de söz konusu savunmaya itibar edilmediği,
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 57/2 hükmünün amacının, daha önce tescil başvurusuna konu olmuş bir tasarımın, Kanun'da belirtilen süre içinde aynısı veya bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibarıyla benzerinin yeniden tescil başvurusuna konu edilmiş olması halinde, bu başvuruya tescil imkanı sağlamak olmadığı, aksine tescil başvurusuna konu olmamış bir tasarımın, piyasada denenmesi suretiyle ekonomik olarak rantabl (gelir getiren, kar sağlayan, verimli) olup olmadığının test edilmesine olanak sağlamak amacını taşıdığı,
bu nedenle davalı şirket vekilinin önceki tarihli tasarımları nedeniyle dava konusu çoklu tasarımlar bakımından hoşgörü süresi imkânından faydalanması isteminin yerinde olmadığı, neticeten dava konusu 2019/00394- 24... sayılı tasarımlar bakımından, 2019/00169 sayılı çoklu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2019/00394-3, 4, 18, 27, 29 sayılı tasarımlar bakımından YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2019/00394-3, 4, 18, 27, 29 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece aldırılan iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir bilirkişi heyeti oluşturularak, iki ek raporuyla birlikte üçüncü raporun aldırıldığı, söz konusu raporda dava konusu çoklu tasarımlardan 5, 6, 7, 8, 19... no.lu çoklu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu.
3, 4, 18, 24, 27, 29... no.lu çoklu tasarımların ise yeni oldukları fakat ayırt edici olmadıklarının belirtildiği. 3 no.lu tasarım için 2 ... no.lu tasarım dışında ayrıca 2 ... no.lu tasarımın, 24... no.lu tasarımlar için 2019/00169-3 ve 8 no.lu tasarımların, 4, 18... no.lu tasarımlar için ise 2018/06874-4, 9, 10, 11, 12... no.lu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kırıcı olduğunun belirtildiği;
üçüncü bilirkişi raporunun yenilik ve ayırt edicilik konusundaki değerlendirilmesinin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ancak mesnet tasarımların hoşgörü süresinde kabul edilip edilmeyeceği noktasında ayrıca hukuki değerlendirme yapılması gerektiği, Mahkemece, 2019/00169 sayılı tasarımın kamuya sunulduğu tarih olan ilan tarihinin, dava konusu tasarımın başvuru tarihinden sonra olduğu gerekçesiyle bu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliği kırıcı olarak kabul edilmediği, böylece 24... no.lu tasarımların da yeni ve ayırt edici oldukları sonucuna ulaşıldığı,
İlk Derece Mahkemesince ulaşılan bu sonucun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.03.2015 tarih ve 2014/19189 E., 2015/4120 K. sayılı kararı ile de uyumlu olduğu, dava konusu 2019/00394 sayılı çoklu tasarımın başvuru tarihi 18.01.2019 iken mesnet 2019/00169 sayılı çoklu tasarımın 11.02.2019 tarihinde yayımlanmak suretiyle kamuya sunulduğu,
bu itibarla 2019/00169 sayılı çoklu tasarımın, dava konusu çoklu tasarımların yeniliğini ve ayırt ediciliğini kırıcı niteliği haiz doküman olarak kabul edilmeyeceği, buna göre İlk Derece Mahkemesinin dava konusu 2019/00394 sayılı 3, 5, 6, 7, 8, 19, 23, 24, 29... no.lu tasarımlar yönünden verdiği kararda bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekili ve davalı şirket vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine dair hüküm kurmak gerektiği, davalılar vekillerinin 4, 18... no.lu çoklu tasarımlara ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince.
4, 18... no.lu çoklu tasarımlar için başvurunun yeni ve ayırt edici olup olmadığının tespiti yönünden, 2018/06874 sayılı çoklu tasarımın mesnet alındığı ancak söz konusu çoklu tasarımın başvuru sahibi de davalı şirket olup başvurunun 14.11.2018 tarihinde gerçekleştirildiği ve 10.12.2018 tarihli bültende yayımlandığı, davalı şirket vekilince, yine müvekkiline ait önceki tarihli bu başvurunun ve ilanının hoşgörü süresinde kaldığı ve dava konusu çoklu tasarımların yeniliğini ve ayırt ediciliğini etkilemediği savunulmuş ise de İlk Derece Mahkemesince, SMK'nın 57/2 hükmünün amacından bahsedilerek bu savunmaya itibar edilmediği,
dava konusu 4, 18... no.lu çoklu tasarımların, 12 aylık hoşgörü süresi içinde kalan mesnet 2018/06874 sayılı çoklu tasarım karşısında, yeni ve ayırt edici olup olmadığının tartışılması gerektiği, SMK'nın 56. maddesinde yenilik ayırtediciliğin düzenlendiği, ilgili düzenlemelerin mehaz, "12 Aralık 2021 tarih ve 6/2002 sayılı Topluluk Tasarımı hakkında Konsey Tüzüğü"nün "Yenilik" başlıklı 5. ve "Ayırt edicilik" başlıklı 6. maddesinden aynen alındığı, bir tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğinin tespitinde dikkate alınacak kamuya sunma kavramının ise SMK'nın 57/1 hükmünde düzenlendiği, buna göre kamuya sunmanın;
sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsayacağı, tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanmasının kamuya sunma sayılmayacağı, maddenin ikinci fıkrasına göre ise koruma talep edilen bir tasarımın, başvuru tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı tarafından kamuya sunulması halinde, bu açıklamanın tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini etkilemeyeceği, Mehaz Konsey Tüzüğünün 7(1). maddesinde Tüzüğün 5 ve 6. maddesinin uygulanması amacıyla kamuya sunmadan ne anlaşılması gerektiği açıklandıktan sonra,
7(2). maddenin (a) ve (b) bentlerinde, koruma talep edilen bir tasarım eğer başvuru tarihi veya rüçhan talep edilmiş ise rüçhan tarihinden önceki 12 aylık süre içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından kamuya sunulmuş ise bu kamuya sunmanın 5 ve 6. maddelerin uygulanmasında dikkate alınmayacağının hüküm altına alındığını, bu durumda SMK'nın 57/1 hükmündeki düzenlemenin de mehaz Tüzükten alındığı,
somut uyuşmazlıkta, davalı şirkete ait dava konusu 4, 18... no.lu çoklu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde mesnet gösterilen 2018/06874 sayılı çoklu tasarımın, yine davalı şirkete ait olan ve 10.12.2018 tarihinde bültende yayımlanmak suretiyle ilk defa kamuya sunulan, dolayısıyla 2019/00394 sayılı tasarım yönünden hoşgörü süresi (grace period) içinde kalan bir tasarım olduğu,
SMK'nın 57/2 hükmünde "Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." düzenlemesine yer verildiği, tasarımlar yönünden SMK'nın 57/2 hükmüne göre 12 aylık hoşgörü süresinin uygulanması açısından, kamuya sunmanın resmi bir merci tarafından yapılmış olup olmadığının bir önemi bulunmadığı,
önemli olanın 12 aylık hoşgörü süresi içinde koruma talep edilen bir tasarımın, tasarımcı veya maddede sayılan diğer kişiler tarafından kamuya sunulması olduğu, bu hâlde ilk açıklamanın, ikinci tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceği, kanun koyucunun bu açık iradesine rağmen, davalı Kurum tarafından daha önce ilan edilen ve yine aynı tasarımcıya ait olan 2018/06874 sayılı tasarımla genel izlenim itibariyle benzer olduğu gerekçesiyle 12 aylık hoşgörü süresi içinde yapılan dava konusu başvurunun yeniliğinin ve ayırt ediciliğinin etkileneceğinin kabul edilmesinin mümkün görülmediği,
mahkemenin aksi yöndeki gerekçelerine iştirak edilmediği, 2018/06874 sayılı bu tasarımın işbu davada davalı şirket adına tescilli olduğu ve dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini etkilemediğinin kabul edilmesi halinde, bu tasarımlarla genel izlenim itibarıyla benzer 4, 18... no.lu tasarımların aynı şirket adına ikinci kez tescili sonucu doğacağı, İlk Derece Mahkemesince de diğer gerekçelerinin yanında bu gerekçeyle de 2018/06874 sayılı tasarımın dava konusu tasarımın ayırt ediciliğini etkilediğinin kabul edildiği,
ancak SMK'nın 57/2 hükmü ile tasarımcıya, yukarıda da açıklandığı üzere merci açıklamaları konusunda hiçbir ayrıma gidilmeden, ilk açıklamasının tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceği belirtilerek 12 aylık hoşgörü süresi içinde ikinci başvuruda bulunma imkanı tanınırken, diğer yandan aynı süre içerisinde izin verilen bu ikinci başvurusunu yapmasının bu kez çifte tescile neden olacağından doğru olmadığının söylenmesinin, kanun koyucunun çelişkili davranması söz konusu olamayacağından, Dairece mümkün görülmediği,
aynı tasarımcıya ait olması kaydıyla 12 aylık hoşgörü süresi içinde aynı tasarımın ikinci kez başvuruya ve ilana konu edilmesine ve dolayısıyla ikinci kez tesciline, kanun koyucu tarafından izin verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi ve Avrupa Birliği Adalet Divanının benzer sonuçlara ulaşılan kararları bulunduğu, somut uyuşmazlıkta yenilik ve ayırt edicilik kırıcı olarak kabul edilen 2018/06874 sayılı tasarımın kamuya sunulduğu tarihin, eldeki davaya konu 4, 18... no.lu tasarımların başvuru tarihi itibarıyla 12 aylık hoşgörü süresi içinde olması nedeniyle dikkate alınamayacağı sonucuna ulaşıldığı,
Mahkemece kabul edildiğinin aksine dava konusu 4, 18... no.lu tasarımlar yönünden YİDK karar iptali ve hükümsüz koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının 2019/00394-3 ve 29 sayılı tasarımlar bakımından iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2019/00394-3 ve 29 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2067, K. 2025/7091, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama