KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/216 E., 2025/4706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1324 Esas, 2024/1612 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/227 E., 2022/10 K.
Karar Metni
845 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 31.05.2019 başvuru tarihli, 2019/54489 sayılı "...
SWISS BORN 1929+şekil" ibareli marka başvurusu yaptığını, Kurumca yapılan inceleme neticesinde başvurunun 09,14,37. sınıflarda yer alan ürün ve hizmetler yönünden kısmen ilanına karar verildiğini, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve bir kısım mallarının başvuru kapsamından çıkarıldığını, bu karara yönelik müvekkili itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu(YİDK) kararı ile reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu,
davaya konu marka başvurusunun “İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan” ayrımı yapılmaksızın “Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)” ürünler için yapıldığını, davalı Kurum'un emtia listesini düzenleme yetkisinin olmadığını, dava konusu başvurunun "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) malları ile başvuru kapsamında kalan diğer 14. sınıf mallar yönünden de yanıltıcı olduğunu, dava konusu başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun(SMK) 5/1-f hükmüne aykırı olduğunu,
davalı şirketin İsviçre'de sicile kayıtlı olarak faaliyet gösteren veya bu ülkede üretim yapan bir firma olmadığını, dava konusu başvurunun kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek YİDK'in 2020-M-6129 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasının yanıltıcı nitelikte olmadığını, ürünün menşeini doğru olarak belirttiğini, müvekkilinin ... markasının üretiminin ilk günden bu yana İsviçre’de gerçekleştirildiğini, müvekkilinin Türkiye’de, İsviçre menşeili saatleri tüketici ile buluşturmak için İsviçre devletine kayıtlı bir firma olması gerekliliğinin bulunmadığını, birçok mağazanın müvekkili şirket gibi İsviçre menşeili ürünler sattığını, müvekkili marka görselinden de anlaşılacağı üzere markada yer alan SWISS ibaresinin küçük olduğunu ve dikkat çekmeyecek şekilde kullanıldığını, dava konusu markada yer alan SWISS ibaresinin markanın esaslı bir unsuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının ... markasının İsviçre’de doğmuş bir saat markası olduğunu tevsik eden ve hatta ithal edilen ... markalı saatleri belgeleyen delillerinin mevcut olduğu, ancak İsviçre Federal Konseyi’nin “...” veya “SWISS” ibarelerinin Saatler Üzerinde Kullanımına İlişkin Düzenlemesi uyarınca, saat emtiasının sadece İsviçre’den ithal edilmesi ya da İsviçre’de üretilmesinin, üreticiye veya ithalatçıya “SWISS” ibaresini saat emtiası üzerinde kullanma hakkı vermediği,
sadece mevzuatta belirlenen koşul ve standartları sağlayan saatler üzerine SWISS ibaresinin konulabileceği, bir saat emtiası İsviçre’den ithal edilmeden evvel gerekli standartları haizse SWISS ibaresini taşıma hakkını zaten edinebileceği, İsviçre’den ithal edilen, ancak İsviçre saati olma standartlarına sahip olmayan bir saatin üzerinde SWISS ibaresinin yer almasının ise hem İsviçre yasaları gereği mümkün olmadığı, hem de tüketiciler bakımından yanıltıcı mahiyette bulunduğu,
zira SWISS ibaresinin gerekli koşul ve standartları sağlamaksızın bir marka işareti dahilinde saat emtiası üzerinde kullanılmasının, garanti ve kalite bağlamında tüketicide asılsız bir intiba ve kanaate yol açabileceği, belirtilen nedenlerle dava konusu markada yer alan “SWIS(S)” ibaresinin, marka başvurusu kapsamında kalan “İsviçre menşeli olan Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” mallarının niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak mahiyette bir işaret olduğu,
bununla birlikte dava konusu markanın, “saat” emtiası dışındaki davaya konu mal ve hizmetler yönünden SMK'nın m.5/1-f hükmü kapsamında yanıltıcı bir işaret olmadığı, sair mal ve hizmetler bakımından, ilgili markanın İsviçre menşeli olmasının ya da olmamasının tüketici tercihine esaslı bir etkisinin bulunmadığı,
kötüniyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." emtiaları bakımından 2020-M-6129 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine dava konusu 2019/54489 sayılı markanın "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı şirket vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava,YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/216, K. 2025/4706, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama