KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/219 E., 2025/4716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1408 Esas, 2024/1644 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/178 E., 2022/153 K.
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2002 yılından beri “... Okulları” markası altında eğitim ve öğretim alanlarında Türkiye geneline yayılmış faaliyetlerde
bulunduğunu, “...” markasının yatırımlar neticesinde tanınır hale geldiğini, bu ibarenin eğitim sektöründe doğrudan müvekkilini çağrıştırdığını, davalının 2020/52494 sayılı ve “... HEDİYESİ” ibareli marka başvurusunun müvekkilinin "..." ibareli seri markalarına iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer olduğunu, ancak başvuruya yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, davalının bu markasını gören tüketicilerin davalıyı davacının bir şubesi olarak algılayacaklarını, taraf markalarının aynı/aynı tür hizmetlerde
kullanılacağını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, davalının müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmak istediğini, zira müvekkili markalarından haberdar olmamasının mümkün
olmadığını ileri sürerek YİDK’in 2021-M-2255 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açma ehliyeti bulunmadığını, zira dava konusu şekil markasında binaen ortada zarar gören ve zarara uğrama ihtimali bulunan bir tarafın mevcut olmadığını, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan çok farklı olduklarını, taraf markalarının farklı mal ve hizmetlerde kullanılacağını, davacının huzurdaki davayı açmakla kötü niyetini ortaya koyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "... HEDİYESİ" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu hizmetlerden satın almak/yararlanmak istediğinde, davalı başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, yüksek benzerlik nedeniyle her iki markada bir yanılgı yaşayabileceği,
markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, ancak aynı Kanun'un 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.01.2020 tarih ve 2019/2468 E. - 2020/605 K. sayılı kararında "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük seviyede olduğu belirtilerek "... TARIM" ibareli başvurunun davacı markalarıyla benzer bulunmadığı, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.05.2021 tarih ve 2020/6157 E. - 2021/4523 K. sayılı ilamında "DOĞANA DÖN" ibaresi.
24.02.2021 tarih ve 2020/1809 E. - 2021/1666 K. sayılı kararında "DOĞADAN İLHAM AL" ibaresi ve 03.04.2019 tarih ve 2018/744 E. - 2019/2544 sayılı kararında ise "...
RENKLERİ" ibaresi davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer görülmediği, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/219, K. 2025/4716, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama