KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/224 E., 2025/4806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1159 Esas, 2024/1541 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/310 E., 2024/101 K.
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... nezdinde 2018/59653 sayılı ve "... ........ ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayımlanması üzerine davalı şirketin "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme talebinin ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa “...” markasının adını, ... ... ilçesinin ...
Mahallesinden aldığını, bölgenin çok uzun yıllardır “...
Dokuması” olarak bilinen özel bez ile ünlü olduğunu ve ...'nın tanınmışlığından faydalanmayı amaçlamadıklarını, başlangıcı 1800'lü yıllara dayanan ve yöreye ait bir dokuma türü olduğunu, 1937 yılında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve Bakanlar Kurulu'nun imzasıyla ve ... dokuması ismiyle kurulan kooperatif kanalıyla bu ürünlerin üretilmeye devam edildiğini, taraf markaları farklı dillerde farklı anlamlara geldiğini ve benzer olmadıklarını, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ... dokumasının üretiminin "..." markasının kuruluşundan çok öncesine dayandığını ileri sürerek,
YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasının dünya çapında tanındığını, markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin de benzer olduğunu ve taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, mal ve hizmet ayniyeti/benzerliğinin davacının marka başvurusunun kapsamında bulunan tüm emtialar yönünden oluştuğu, başvuruda "..." ibaresinin önünde "TAM" ibaresinin yer aldığı, "TAM" ibaresi ile başlayan davacı markasının, davalının "..." ibareli markaları ile iltibası önlediği,
öte yandan, davacı markasında "..." ibaresinin altında "El Emeği Göz Nuru" ibaresi de bulunduğundan, söz konusu ibarenin markaların karıştırılma tehlikesini yok edeceği, ...'nın, Giresun ilimizin Şebinkarahisar ilçesine bağlı yer adı olduğu ve ... dokumasının yerel bazda tanındığı, bilindiği, ... dokumasının ... nezdinde 460 tescil numarası ile "mahreç işareti" grubunda tescillendiği, markaların bütünsel olarak genel görünümleri itibariyle benzer olmadığı, iltibas oluşmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili talep edilmiş olup, söz konusu mal ve hizmetler, davalının itiraza mesnet markalarının kapsamında aynen yer aldığından, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, işaret benzerliği değerlendirilmesine gelince; dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda bu ibarenin üzerinde bir de şekil unsuru bulunduğu, davalının itiraza mesnet markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu,
davalının tanınmış markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin davacının dava konusu markasında aynen yer aldığı, başvuruda bu ibarenin önünde yer alan "TAM-" ibaresinin başvuruyu davalının itiraza mesnet markalarından yeterince uzaklaştırmadığı, başvuru markasının ortalama tüketicisi nezdinde davalının itiraza mesnet markalarının yeni bir versiyonu olarak algılanması mümkün olup, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu,
davalı markasının tescili halinde davalı markalarının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, "...
Dokuması"nın 30.09.2019 tarihinde coğrafi işaret olarak tescil edildiği anlaşılmış ise de, dava konusu markanın başvuru tarihinde henüz coğrafi işaretin 31.08.2018 tarihli başvurusunun yapılmamış olduğu, bu nedenle Dairelerince yapılan değerlendirmede bu hususun dikkate alınmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunması,
SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca tescil engelinin de gerçekleşmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar, verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/224, K. 2025/4806, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama