KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2282 E., 2025/7041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/173 Esas, 2025/405 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/21 E., 2022/280 K.
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2020/26136 sayılı “...” ibareli markanın 35. sınıfa giren bir takım hizmetler için tescil edilmek üzere ilanına müvekkilinin 2015/95980 sayılı “...” ibareli tescilli markasına dayalı olarak yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, ret kararının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzediklerini, dava konusu markanın müvekkilinin tescilli markasında geçen “ev” ve “banyo” ibarelerinin yerleri değiştirilerek türetildiğini,
işaretlerde geçen kelimelerin yerlerinin değiştirilmiş olmasının işaretlere ayırt edicilik/farklılık katmadığını, bu ayrıntının markaları benzer olmaktan uzaklaştıramadığını, taraf markalarında aynı kelimelerin kullanılmış olması ve bu kelimelerin aynı yerleşik anlamı haiz olması nedeniyle karşılaştırılan markaların kavramsal açıdan da benzediğini, taraf markalarını gören tüketicilerin zihninde markalar arasında ekonomik veya ticari bir bağ olduğu şeklinde bir kanaat oluşacağını, ayrıca taraf markalarının kapsamına giren 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler,
ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, Açık arttırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri”nin birebir aynı olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2021-M-10254 sayılı kararının 35. sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, Açık arttırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” yönünden kısmen iptaline ve 2020/26136 sayılı markanın aynı hizmetler bakımından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı gerçek kişi davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının "şekil+b nyoevi" ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki ''Reklamcılık, Pazarlama ve Halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, açık arttırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri '' açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu,
taraf markaları arasında dava konusu hizmetler açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibas koşulunun oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 2021-M-10254 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/26136 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki ''Reklamcılık, Pazarlama ve Halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, açık arttırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri' açısından kısmen iptaline, markanın da kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki ''Reklamcılık, Pazarlama ve Halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, açık arttırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri'' yönünden, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1 hükmü anlamında bir benzerlik bulunduğu,
zira davalının marka başvurusuna konu ettiği markasının "..." şeklinde tüketicide algı yarattığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "..." ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı,
davaya konu yukarıda sayılan hizmetleri açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2282, K. 2025/7041, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama