KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2284 E., 2025/6993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/323 Esas, 2025/303 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/37 E., 2022/219 K.
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
DNA temelli takip sistemleri geliştiren araştırma-geliştirme şirketi olan müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 10. sınıfta, 29667 "..." ibareli tescilli markasının bulunduğunu, davalı şirketin 35. sınıf içerisinde 10. sınıf emtianın satışı hizmetlerinde kullanılmak üzere yaptığı 2020/75747 "..." ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 ve 6/9 hükümleri uyarınca yaptığı itirazın reddedildiğini, ancak başvuru markasının müvekkiline ait markalar ile karıştırılma ihtimali bulunmasının yanında bu markaların uzantısı şeklinde algılanacağını,
İngilizce bir kelime olan "..." ibaresinin adli tabip anlamına gelmesi nedeniyle SMK'nın 5/1-(d) hükmü uyarınca marka olarak tescil edilemeyeceğini, müvekkilinin markasının 10. sınıfta bulunan emtia bakımından tanınmış olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunu kötüniyetle yaptığını ileri sürerek 2021-M-10497 sayılı TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının 35. sınıfın içerisinde bulunan 10. sınıftaki emtia yönünden iptali ile tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; SMK'nın 5/1-(c,d) hükümlerinin somut olayda uygulanamayacağını, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzemediğini, markalarda kullanılan şekil unsurlarının genel görünümleri itibariyle işaretleri birbirlerinden ayırt etmeye yeterli olduğunu, markalarının farklı mal ve hizmetlerde kullanılacağını, aralarında karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, kötüniyet iddiasının somut delillerle ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan -kararda sayılı- 35. sınıf hizmetler içindeki emtianın, davacının itiraza mesnet 2020/29667 sayılı markası kapsamında yer aldığı, bir malın üretiminin doğal sonucunun o malın satışı/pazarlanması olduğu, bu nedenle, davacıya ait marka kapsamında 10. sınıfta yer alan emtia ile dava konusu marka kapsamında yer alıp davaya konu 10. sınıftaki emtianın satışı/pazarlanması hizmetleri arasında birbirini tamamlayıcı işlev bulunduğu, bu mal ve hizmetlerin benzer olduğu,
taraf markaları bütüncül karşılaştırıldığında, “...” ve “...” ibarelerinin davaya konu hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesimi tarafından umumi intiba olarak anlamsız sözcükler olarak algılanacağı, taraf markalarının esas unsurları olan “...” ve “...” ibarelerinin harflerinin büyük bir çoğunluğu ortak olduğundan ve bu harflerin diziliş sıraları da aynı olduğundan, birbirlerine benzer bulunduğu,
her ne kadar anılan mal ve hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyeleri düşük olmasa da, taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyi nedeniyle, bu emtialarda “...” ve “...” ibarelerinin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılması halinde alıcıların/tüketicilerin söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin doğacağı, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetler bakımından,
dava konusu marka başvurusu ile itiraza mesnet marka arasında SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne, marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği gerçekleştiği gibi, davacının markasını oluşturan ibarenin davalının markasının esaslı unsuru içinde büyük oranda birebir yer aldığı, başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayamayacağı, markaların benzerlik düzeyi göz önüne alındığında, tüketicilerin dikkat ve bilinç düzeylerinin de iltibas ihtimalini bertaraf etmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2284, K. 2025/6993, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama