İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2375 K.2025/7463

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için…

Esas2025/2375Karar2025/7463Tarih11 Aralık 2025Okuma9 dk · 1.869 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/2375 E., 2025/7463 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/989 Esas, 2025/306 Karar
Hüküm
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.869 kelime·9 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.12.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ...ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait 5. sınıfta tescilli 2002/19361 ..., 2002/19360 ... kremlerinin Türkiye'deki dağıtımı için davalı şirket ile 10.06.2002 tarihinde gizlilik sözleşmesi, 18.10.2002 tarihinde de distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, daha sonra ... adlı kremin ruhsat ve distribütörlüğünün dava dışı ... A.Ş.'ye devredildiğini, ... A.Ş.'nin de ruhsatnameleri müvekkili ...

İlaç A.Ş.'ye devrettiğini, ruhsat devrinden sonra davalıların ... markalı ürünün içeriğini haiz olmalarından dolayı ... markasına benzer ... ibaresini 5. sınıfta 2014/104827 sayı ile tescil ettirdiklerini, davalıların ... markalı ürünlerin üretim ve dağıtımını yaptıklarını, bu durumun müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek davalı tarafa ait ..., ..., ..., ..., .... ... markalarının, davacılar ait ... ve ... markaları ile iltibas oluşturduğunun tespitini, ..., ..., ..., ... markalarının 05 Nice sınıfı, ... ve ... markalarının ise 03...

Nice sınıfları bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmek sureti ile sicilden terkinlerini, kararın ilanını, ürün ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan makine ve araçlara her türlü reklam ve tanıtım materyallerine el konulmasını, toplatılmasını, satışının durdurulmasını, internet, radyo, televizyon gazete ve sair mecralar üzerinden yapılan reklamlarının durdurulmasını, davalıların tecavüz ve haksız rekabeti dolayısıyla ortaya çıkan maddi zararlar için davacı şirketlerin fiili kaybı, davalıların elde ettiği kazanç miktarı ve davacı şirketlerin yoksun kaldığı kazançlar dikkate alınarak her davalı için ayrı ayrı şimdilik 1.000,00'er TL,

toplamda 2.000,00 TL maddi tazminatın, itibar kaybı sebebiyle her bir davalıdan ayrı ayrı 100.000,00'er TL olmak üzere toplamda 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihten itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla maddi tazminat talebini 4.010.191,24 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında davacının bildirdiği sözleşmelerin imzalandığını ancak hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini, sözleşmede adı geçen ürünlerin de hiçbir zaman Türkiye'de pazarlanmadığını, satılmadığını, müvekkili şirket ile davacılar arasında yazılı bir "Distribütörlük Sözleşmesi" olmasa da müvekkilinin, 2005 yılında aldığı ruhsat ile 2006 yılı Ocak ayından itibaren davacı ürünlerinden ...'i, 11.04.2007 yılında aldığı ruhsat ile 2009 yılı Haziran ayından itibaren ...'i pazarlamaya başladığını, 2009 yılından itibaren de dava dışı ...

A.Ş.'nin davacılar tarafından üretilen ... ve ... ürünlerini Türkiye'de ruhsatlandırıp, satış ve pazarlamasını gerçekleştirdiğini, davacılar ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin ... ve ...'e ait ruhsatların 19.02.2009 tarihinde dava dışı ...

A.Ş.'ye devri ile son bulduğunu, ... isimli ürünün üretilmesi ve satılmasının kanunlara aykırı olmadığını, ... ürününün davalı şirket tarafından geliştirilip Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırıldığını, ilaç olarak doktor reçetesi ile satılan jenerik (eşdeğer) ürün olduğunu, davalılara ait ..., ..., ..., ..., ..., ... markaların davacılara ait ... ve ... markalarından türetilmediğini, iltibas tehlikesi bulunmadığını, davacıların zararını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çelişkileri giderir mahiyette alınan 25.05.2021 tarihli bilirkişi heyet raporu ve mali incelemeye ilişkin rapor bir arada değerlendirildiğinde davalı adına tescilli ... numaralı "...", 2011/... ... ve ... numaralı "..." ibareli marka tescillerinin davacı adına ... numara ile tescilli "..." ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... numaralı ...,

2011/... ... ve ... numaralı ... ibareli marka tescillerinin davacı adına ... numara ile tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlere ve bu ürünlerin kullanıldığı her türlü reklam ve tanıtım materyallerine el konulmasına ve toplatılmasına, satışının durdurulmasına, 4.010.191,24 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı adına tescilli ... numaralı ..., ... numaralı ... ve ... numaralı ... ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin ..., ... VE ... ibareli markalar bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf ile önce davalı şirket arasında, daha sonra dava dışı ... A.Ş. arasında 2013 yılına kadar devam eden distribütörlük ilişkisi bulunduğu, davalı ...'ün davalı şirket ve dava dışı ...

A.Ş.'nin yetkilisi olduğu, davacının “...” ibareli markasına “...” ibaresi eklemek suretiyle “...” markasını oluşturduğu, davalının da aynı yöntem ile davacının tescilli “...” markasına “...” ve “ME” ibarelerini eklemek suretiyle “...” ve “...” markalarını oluşturduğu, davacının tescilli “...” markasının ilk üç harfini seçmek suretiyle davalının “...” ibaresini tescil ettirdiği, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzerlik taşıdığı, mal ve hizmet sınıfının aynı olduğu,

tarafların ürünlerinin hem reçeteli hem de reçetesiz satılmaları nedeniyle ortalama tüketici kitlesinin dikkate alınması gerektiği, bu nedenlerle ortalama tüketici kitlesi nezdinde markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, taraflar arasındaki ilişki nedeniyle davalının marka tescillerinin kötüniyetli olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından iltibas incelemesi yönünden ilk iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin, alınan üçüncü rapor ile giderildiği,

somut olayda hükümsüzlük, markaya tecavüz ile maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK)155. maddesi uyarınca, tescilli marka hakkı sahibinin, kendinden önce marka tescil ettiren veya marka başvurusunda bulunmak suretiyle hak sahibi olanların açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sonraki tarihli markasını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı,

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a-4 bendinde bilinçli bir şekilde “ad, unvan ve marka” kavramlarına yer verilmemiş olması karşısında, davacının patent/marka hakkına dayanarak haksız rekabet hükümlerine dayanamayacağı, Yargıtay içtihatlarında da kümülatif korumanın geçerli olmadığının belirtildiği, bu nedenle haksız rekabet şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli ... numaralı ..., 2011/... ... ve ... numaralı ... ibareli marka tescillerinin davacı adına ... numara ile tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlere ve bu ürünlerin kullanıldığı her türlü reklam ve tanıtım materyallerine el konulmasına ve toplatılmasına, satışının durdurulmasına, 4.010.191,24 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı adına ... numara ile tescilli ..., ... numara ile tescilli ... ve ... numara ile tescilli ... ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin ..., ... ve ... ibareli markalar bakımından karar verilmesine yer olmadığına, haksız rekabet talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava; markaya tecavüzün ve haksın rekabetin tespiti, men'i, refi, maddi ve manevi tazminat ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Uyuşmazlık taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin sona ermesinden sonra davalıların ilaç etken maddesi olan "..." etken maddesinden üretmiş olduğu "..." ibareli marka ile distribütör olan davacı tarafın etken maddeden ürettiği "..." ve "..." ibareli markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında benzerlik bulunup bulunmadığı, buradan hareketle varılacak sonuca göre davalı tarafın marka başvurusunda kötüniyetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporları dikkate alınarak yazılı gerekçe ile davalı adına tescilli ... numaralı ..., ... numaralı ... ve ... numaralı ... ibareli markaların hükümsüzlüğüne, anılan markalar yönünden markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve maddi-manevi tazminata hükmedilmiştir.

Davalı tarafın ... numaralı ... ibareli marka yönünden istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markalarının benzer bulunduğu, mal ve hizmet sınıfının aynı olduğu, tarafların ürünlerinin hem reçeteli hem de reçetesiz satılmaları nedeniyle ortalama tüketici kitlesinin dikkate alınması gerektiği, bu nedenlerle ortalama tüketici kitlesi nezdinde markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının marka tescillerinin kötüniyetli olduğu,

6769 sayılı SMK'nın 155. maddesi uyarınca, tescilli marka hakkı sahibinin, kendinden önce marka tescil ettiren veya marka başvurusunda bulunmak suretiyle hak sahibi olanların açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sonraki tarihli markasını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, kümülatif korumanın söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

SMK'nın 6/1 fıkrası "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü düzenlemiştir.

Kötüniyetli marka başvurusu. Dairemiz ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca kabul edildiği üzere, "...Hak sahibi olmadığını bilmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde tescil için başvuruda bulunulması veya başvurunun tescil ettirilmesi olarak tanımlanabilir. Bu kapsamda başvuru sahibinin markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi hâli, kötüniyetin varlığında önem kazanmaktadır.

Örneğin, gerçek hak sahibi olmamakla birlikte başkasının ticaretinde kullandığı tescilsiz bir işareti, kendisinin hak sahibi olmadığını bile bile tescili için başvuruda bulunan kimse kötüniyetli sayılacaktır. Yine başkası tarafından kullanılan bir markanın aynısını veya benzerini bilerek ve haklı bir neden olmaksızın sırf rakibini engellemek amacı taşıyan engelleme markaları kötüniyetli marka başvurusu olarak değerlendirmelidir.

Ayrıca başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme ve marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuruda bulunmak ve tescil ettirmek de kötüniyetli olarak kabul edilmelidir" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/11-489 E., 2025/266 K. sayılı, 16.07.2008 tarihli 2008/501 E., 2008/507 K. sayılı, 17.06.2021 tarihli 2017/11-25 E., 2021/778 K. sayılı, Dairemizin 2019/4412 E., 2020/3605 K. sayılı, 2020/1726 E., 2021/1838 K. sayılı ve 2023/4672 E., 2024/6496 K. sayılı ilamları).

Somut olayda davacı yabancı uyruklu şirketin davalı şirkete, "..." etken maddesinden oluşturulan markaları taşıyan ilaçların dağıtımını yapmak üzere distrübütörlük verdiği, bu ilişkinin 2009 yılına kadar sürdüğü, sonrasında davalının kardeş şirketi olan dava dışı başka bir şirkete distribütörlük verildiği, bu şirketle ticari ilişkinin de 2013 yılında sonlandırıldığı, distribütörlük veren davacının Türkiye'de anonim şirket kurmak suretiyle 2013 yılından itibaren dava konusu ilaçların satım ve dağıtımını kendi bünyesinde yaptığı anlaşılmıştır. Davalının ise davacı taraf ile ticari ilişkisi sona erdikten sonra ilaç etken maddesi olan "..." ibaresinden dava konusu markaları üretip tescil ettirdiği ve ticari faaliyetini sürdürdüğü anlaşılmıştır.

Dairemizin uygulamalarında ilaç etken maddesinden marka üretilmesi durumunda bu markaların bilinçli tüketiciye hitap etmesi, yani hedef kitlenin bilinçli olması halinde etken maddeden yararlanılmayacağı kabul edilmektedir.

Somut olayda ise söz konusu markalarla satışa sunulan ilaçlar reçeteli ve reçetesiz olarak da satılmakla birlikte yalnızca eczanelerde satışa sunulmaktadır. Dolayısıyla doktor ve eczacılar gibi bilinçli tüketiciler dikkate alındığında Dairenin yerleşmiş içtihatlarına göre karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulü gerekir.

Kötüniyetten bahsedebilmek için de marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında bir benzerliğin bulunmasının tespiti gerekmektedir. Hal böyle olunca davalılar vekilinin istinaf konusu yaptığı ... numaralı ... ibareli markaya ilişkin olarak bu hususlar nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken markaya tecavüz ve kötüniyet değerlendirmesi ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

2.Dairemizce temyiz incelemesi davalılar vekilince istinaf konusu yapılan ... numaralı ... ibareli markaya yönelik olarak yapılıp bozma gerekçesi de anılan bu marka kapsamında olduğundan tazminata ilişkin olarak bu aşama da bir inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 11.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından kararın onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2375, K. 2025/7463, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Karşıoy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2375
Karar No
2025/7463
Tarih
11 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2376 K.2025/4325
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2377 K.2025/5905
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2378 K.2025/5911
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2379 K.2025/6063
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2381 K.2025/4181
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2381 K.2025/7476

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.