KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2389 E., 2025/7371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/948 Esas, 2025/287 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 1989 yılından beri tescilli "..." markasının bulunduğunu, ayrıca "..." marka ambalajlarının da ... ... numaraları ile tescil edildiğini, müvekkilinin "... 400 gr" ürününe ait ambalaj tasarımının davalılar tarafından ayniyet derecesinde taklit edilerek "...
400 gr" ürünü ambalajı ile piyasaya sunulduğunu, ambalajın şekli, rengi, "kakaolu fındık kreması" ibaresi, markanın kullanıldığı konum ve genel izlenimde markaların ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı ürününde müvekkili markası ve ürününe benzetme çabasının açıkça anlaşıldığını, marka hakkına tecavüz edilerek haksız rekabet oluşturulduğunu, "..." markasının itibarının zedelendiğini ileri sürerek davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu eylemlerin men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ürünlere el konulmasına,
imhasına ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraf ürün ambalajları arasında herhangi bir benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "... ..." markalı ürün ambalajı üzerinde "... ..." markasının bulunduğu, davalı ambalajın üzerinde "..." yazdığı, öncelikle kelime yapısı olarak benzerlik görülmediği, ürün üzerindeki görsellerde bulunan ekmek üzerine sürülmüş çikolata görselleri incelendiğinde davalı ürünlerinde üzerinde ayrıca süt görselinin de bulunduğu, konumlarının ve büyüklüklerinin farklı olduğu,
gerek görsel gerekse markaların kelime olarak birbirinden farklılaştıkları, ürünler arasındaki tek benzerliğin mor renk olabileceği fakat bu renk kullanımının da bire bir aynı olmadığı gibi tek başına karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, tasarım bilirkişisi raporuna göre de grafik tasarımlarının farklı olduğu, bu şekilde ürünlerin ambalajlarının farklı olduğu anlaşıldığından marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüz ile haksız rekabetten söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, davalı ...
A.Ş. yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ... numaralı "... ...+Şekil" markasının 30. sınıfta, ... numaralı "..." markasının 29, 30... . sınıflarda, 2010 ...+Şekil" markasının 30. sınıfta, ... numaralı "... ... ...I+Şekil" markasının 30. sınıfta, ... numaralı "... ..." markasının 30. sınıfta davacı adına tescilli oldukları, davacının "..." esas unsurlu markalarında mor ve pembe renk tonlarının kullanıldığı, davacının davaya dayanak markalarının, ambalaj markası niteliğinde olmadığı,
davalı tarafa ait ürün üzerinde davalı adına tescilli "..." markasının kullanıldığı ve ürün ambalajlarındaki grafik unsurların ve ambalajların tasarımlarının davacının "..." markasıyla satışa sunduğu çikolata kreması ürününün ambalajı ile benzer olmadığı, ambalajda mor rengin kullanılması tekelinin davacıya bırakılamayacağı, İlk Derece Mahkemesince davalı ...
Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı tarafça üretilen ürün ambalajının davacıya ait markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2389, K. 2025/7371, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama