KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2403 E., 2025/6058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
- Sayısı
- 2024/239 Esas, 2024/475 Karar
- Hüküm
- Asıl dava ret - Birleşen dava kabul
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıdan satın alınan 23.534,42 TL tutarlı faturaya konu mal bedelinin ödenmemesi üzerine davalının fatura tutarıyla birlikte 14.748,00 TL işlemiş faiz miktarı toplamı üzerinden davacı aleyhine takibe giriştiğini, davacının temerrüde düştüğü tarih itibariyle 5.085,16 TL işlemiş faiz tutarından sorumlu tutulması gerektiğini, davacının masraflarıyla birlikte icra dosyasına 50.507,03 TL ödeme yaptığını,
15.495,00 TL'nin fazladan tahsil olunduğunu ileri sürerek bu tutardan dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tesbitine ve %20 oranında tazminatın davalıdan tahsiline kararı verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada ise; fazladan ödenen 15.495,00 TL'nin icra müdürlüğüne ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının takibe konu borcu ödedikten sonra menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu durumda ancak istirdat davası açabileceğini, talep edilen işlemiş faiz tutarında bir isabetsizlik olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl dava yönünden; mahekmenin 2012/146 E. sayılı dosya tahtında yapılan yargılama neticesinde 31.01.2013 tarih ve 2013/16 sayılı karar ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 06.11.2013 tarih ve 2013/13740 E., 2013/17383 K. sayılı ilamıyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilerek hükmün sadece davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları doğrultusunda bozulmasına karar verildiği,
o halde "davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine" dair kararın bozma dışında bırakıldığı, bu durumun usulü kazanılmış hak teşkil ettiği gerekçesiyle asıl davanın usulden reddi ile kendini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmiş, birleşen dava yönünden ise; davacının, Sivas 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/4233 E. sayılı takip dosyasında davalı alacaklıya 2.353,44 TL işlemiş faiz ödemesi gerekirken 14.748,24 TL işlemiş faiz ödediği, buna göre 12.394,80 TL fazladan faiz ödediği, davacının avukatlık ücretini 1.461,09 TL (davacının talebi) fazla ödediği,
davacının tahsil harcını 981,66 TL fazla ödediği, dolayısıyla davacı tarafından fazladan yapılan ödemenin toplam 14.837,55 TL olduğu, ayrıca taraflar tacir olup işin de tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğu nazara alındığında davacının avans faiz talebinin ve faiz başlangıç tarihinin yasaya uygun olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulü ile davacının Sivas İcra Müdürlüğünün 2019/86031 E. (Eski Sivas 1.İcra Müdürlüğü'nün 2012/4233 E.) sayılı dosyasına cebri icra tehdidi altında yatırdığı 14.837,55 TL'nin ödeme tarihinden (23.07.2012) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadına karar verilmiş, hüküm,
asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibinde işlemiş faiz miktarı nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava ise; davacının icra dosyasına fazladan ödemiş olduğu faiz ve vekâlet ücretinin istirdadı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2403, K. 2025/6058, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama