KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2485 E., 2025/5976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2024/400 Esas, 2024/215 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... başvuru no.lu "Gerçek", ... başvuru no.lu "... Çay", ... başvuru no.lu "...
Çay" markaları ile davalılardan ...'a ait olduğu, sonrasında davalı ...'a devrettiği, ... başvuru no.lu "..." markası arasında gerek marka işareti gerekse emtialar bakımından iltibas mevcut olduğunu, iltibasa hedef olan ve aldatılmak istenen müşteri kitlesinin algı düzeyi de dikkate alındığında tescilden farklı şekilde kullanılarak müvekkilinin markasının taklit edildiğini ve müvekkilinin diğer markalarının devamı olan bir marka gibi gösterilmeye çalışıldığını,
müvekkiline ait markalar ile davalı markasının fiilen kullanımı arasında benzerlik ve iltibas mevcut olduğunu ileri sürerek davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine, giderilmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıların " ..." markalı dava konusu taklit ürün ve ürün ambalajlarını internet ortamı dahil her türlü mecrada kullanmalarının, üretmelerinin, satmalarının, ithal ve ihraç etmelerinin yasaklanmasına,
davalı tarafından üretilen, satılan, ithal ve ihraç edilen tüm taklit ürünlere ve mezkur taklit ürün görsellerinin kullanıldığı her türlü belge ve tanıtım malzemesine el konulmasına ve imhasına ve ayrıca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'ın ... başvuru nosu ile "..." marka başvurusunda bulunduğunu, davalının başvurusuna davacının kötüniyet ve tanınmışlık nedenine dayanarak yaptığı itirazının ise Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yerinde bulunmadığından reddedildiğini, itirazın reddedilmesi üzerine kabul edilen "..." markasının bilahare davalı ...'a devredildiğini, "..." markasının tescil edilmesi karşısında davacının haksız rekabet ve kötüniyet iddialarının yerinde olmadığını, uyuşmazlığın söz konusu olduğu markanın tanınmışlık düzeyi göz önüne alındığında tanınmış marka kapsamına dahil edilmemesi gerektiğini,
bu kapsamda ele alınsa dahi davacının markaları ile davalı tarafça kullanılan marka ve kullanılan semboller ile ambalajı bakımından tüketici tarafından kolaylıkla ayırt edilebilir nitelikte olduğunu, diğer taraftan davalıya ait markanın tescil tarihi ve yapılan itirazın reddedilmesi üzerinden yaklaşık beş yıl geçtiğini ve bu süreçte tarafların kendi tescilli markaları ile ticaretlerini sürdürdüklerini, aradan geçen süre zarfında işbu davanın ikame edilmesinin kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 18.09.2024 tarihli rapora göre; davalıların markasal kullanımını
gerçekleştirdiği emtianın davacının markasında aynen yer aldığı, buna karşın davacının tescilli
markası ile davalıların kullanımına konu işaretin benzer olmadığı, davalının kullanımının
davacının tescilli markasından doğan haklarına tecavüz teşkil etmediğinin ve somut olay
bakımından markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin
şartların oluşmadığının belirtildiği, 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun 29 ve devamı maddelerinde açıklanan marka hakkına tecavüz halinin ve bu hali ile davalının " ..." markası ile davacının "..." markası arasında markasal kullanım olması nedeni ile benzerlik olmadığından davacının dava dilekçesindeki tüm talepleri yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava,marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve men’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2485, K. 2025/5976, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama