KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2490 E., 2025/7283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1647 Esas, 2025/460 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
1.021 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardan beri bebekler için gaz gidericiler başta olmak üzere takviye edici gıda ve ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini, pek çok marka tescilini haiz olmakla özellikle 2006/... tescil numaralı ... ..., 2008/... tescil numaralı ... ... + ŞEKİL, 2016/... tescil numaralı ... ......, 2016/... ... ... ..., 2016/... tescil numaralı ... ... ...markalarının tescilli olduğunu, davalının müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer ve aynı hizmet sınıfında 2016/... sayılı ... ... ... ve 2015/... sayılı ... markalarını adına tescil ettirdiğini,
müvekkilinin ... ... markası üzerinde öncelik hakkı sahibi olduğunu, davalı adına tescilli ... ... ... ve ... markalarının hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkili markalarında esaslı unsur olan ... ibaresinin birebir davalı markalarında da yer aldığını, ... ibaresinin daha fazla dikkat çektiğini, markaya eklenen diğer ibarelerin ... kelimesinin ayırt edicilik gücünü ortadan kaldırmadığını, müvekkiline ait marka görsellerinde ... görseli mevcut olduğu,
davalının ise markasında ... ibaresini kullandığını, davalı markalarında ... ibaresinin çok az yer tuttuğu, markanın özellikle davacı markasına benzetildiğini, davalının marka kullanımlarının da müvekkili markaları ile karışıklığa yol açtığını, markaların aynı mal ve hizmet sınıfını kapsadığını, davalı ürünlerinin eşdeğer ürün olarak piyasaya sunulduğunu, müvekkilinin tanınmış markasına bu kadar benzerliğin tesadüf olamayacağını, özellikle bebek gaz gidericileri içinde müvekkili markasının en güçlü en fazla pazar payına sahip 3 markadan biri olduğunu, davalı markalarının müvekkili markasının seri markası olarak algılanabileceği,
dava konusu markaların kullandıkları ürünlerin takviye edici gıda olması nedeniyle kamu sağlığının da dikkate alınması gerektiğini, markanın kullanıldığı ürünlerin ilaç olmamakla birlikte eczanelerde satıldığını ve hedef kitlenin anneler yani uzman sınıfında olmayan ortalama tüketici olduğunu, uzman konumundaki doktor ve eczacıların bile davalı ürünlerini eşdeğer ürün gibi algılayabileceğini, davalı ile müvekkili arasında fason üretim anlaşması bulunduğunu, davalının ticari anlaşma sona erdikten sonra marka başvurularını yaptığını,
bu nedenle kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davanın esası bakımından anılan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markalar üzerinde davalının inhisar hakkı bulunduğunu, T.C. Sağlık Bakanlığının 2018/... sayılı ruhsatnamesi ile ... ...
50 mg ürün için ruhsat alındığını, davacıya ait markalar ile davalı markaları arasında görsel, işitsel benzerlik bulunmadığını, hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmediğini, Türk Patent ve Marka Kurumunda tescilli ... ibaresini içeren çok sayıda marka bulunduğunu, ilaç sektöründe hedef kitlenin doktor ve eczacılar olduğunu, bu nedenle markaların karıştırılamayacağını, davacı şirketin tanınmışlık iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin 1984'ten bu yana gelen faaliyeti nazara alındığında davacının ürünleri tanınır dahi olsa bundan yararlanmaya ihtiyacı olmadığını,
taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkilince tam olarak yerine getirildiğini, bu bağlamda kötüniyetten söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddi istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü uyarınca yapılan değerlendirmede markaların ortak kelimesinin ... ibaresi olduğu, bu kelime dışında taraf markalarının gerek yazılış gerekse başka ibarelerle birlikte kullanılması nedeni ile taraf markaları arasında ayniyet derecesinde benzerlikten söz edilemeyeceği, bu nedenle 5/1-ç maddesi uyarınca hükümsüzlük talebinin reddi gerektiği, SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında yapılan incelemede ise, taraf markalarının tamamının 05. sınıfta tescilli olduğu,
bu nedenle sınıfsal olarak aynı mal ve hizmetleri içermesi nedeni ile benzerlik bulunduğu, markalar arasında ... kelimesinin ortak ibare olması taraf markalarının hitap ettikleri müşteri kitlesinin aynı olması ve aynı ticari alanda faaliyet göstermesi nedeni ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olabileceği, davacı markalarının önceki tarihli tescilleri ve ... ibaresi üzerinde üstün hak sahibi olması nedeni ile hükümsüzlük talep edebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamında davacı markalarının sektörde bilinirliği nedeni ile maruf bir marka olduğu ve davalı markaları ile karıştırılabileceği,
bu nedenle SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca da davalı markalarının hükümsüz kılınması gerektiği, taraflar arasında imzalanmış olan 04.05.2011 tarihli sözleşme ile davalı şirketin, davacı şirket ürünleri olan ...
Harvey's markalı ürünlerin fason üretim işini üstlendiği, taraflar arasında bu bakımdan ticari ve hukuki bir ilişki olduğu, davalının bu ilişkiden sonra fason üretimini yaptığı markaların benzerini tescil ettirerek basiretli bir tacirden beklenmeyecek şekilde davrandığı, bu nedenle davalının bu tescillerinin kötüniyetli olduğu ve SMK'nın 6/9 maddesi uyarınca da davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, taraf markaları arasında ortak olarak kullanılan ... kelimesinin İngilizce kelime olup Hemşire anlamına geldiği,
fakat bilirkişi heyeti tarafından bu kelimenin tarafların ticari faaliyet alanı olan ilaç ve medikal sektöründe tanımlayıcı bir ifade olmadığı yönünde görüş bildirilmesi nedeni ile davalı tarafın bu yöndeki itirazlarına itibar edilmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... numara ile tescilli "... ... ..." ve ... numara ile tescilli "..." ibareli markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların bir müddet yakın ilişki içinde oldukları, her iki tarafın da
... ibareli markalarının 05. sınıfta aynı emtia grubunda tescil ettirildiği, davacı markasının tanınmış olduğu ispatlanamamışsa da, sektörde belirli bir bilinirliğe sahip olduğunun anlaşıldığı, markaların aynı ürünler için aynı satış ortamında satışa sunulması halinde SMK'nın 6/1 hükmü
anlamında markaların karıştırılabileceği, her iki taraf ürününün aynı kullanım alanına sahip olduğu ve aynı sınıfta tescilli olduğu, taraflar arasındaki 05.05.2011 tarihli fason üretim sözleşmesi ve ticari ilişkiler dikkate alındığında, davalının kötüniyetli olduğu, davalı markalarının SMK'nın 6/1, 6/4 ve 6/9 maddeleri gereğince hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markalarının SMK'nın 5/1-ç, 6/1, 6/4-5 ve 6/9 hükümleri uyarınca hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2490, K. 2025/7283, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama