KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2577 E., 2025/7074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/69 Esas, 2025/382 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/173 E., 2022/413 K.
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin tescilli tanınmış markasının bulunduğunu,
bu markanın nice sınıfları kapsamında tüm mal ve hizmetler bakımından müvekkili lehine koruma sağladığını, taraf markaları kapsamlarının 25. sınıfta aynı olduğunu, bu emtiaların müvekkili şirketin dayanak markalarıyla özdeşleştiğini, davalı şirket markasının "..." olarak okunacağını, markalar arasında işitsel benzerlik olduğunu, "Z" ve "C" seslerinin ise yine Türkçe'de son derece yakın sesler olup tüketici nezdinde bu ibarelerin tekstil sınıfına teşne ürünlerde karıştırılmamasının imkansız olduğunu, davalıya ait markayı gören tüketicinin aklına doğrudan müvekkili şirketin tanınmış markasının geleceğini, tescil engeli bulunduğunu,
davalı tarafın dava konusu marka başvurusunu yaparken kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-2595 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/105932 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının görsel ve kavramsal olarak benzer olmadığını, “...” kelimesinin eski Türkçe'de kavramsal anlamının genel olarak dinsel törenlerde kullanılan giysi, rahip elbisesi, papaz giyeceği, cübbe şeklinde olduğunu, “...” kelimesinin “...” olarak değil “...” olarak okunduğunu, “Z” ve “C” seslerinin birbirine çok yakın sesler olduğu iddiasının yerinde olmadığını, markalarda birbirine göndermede bulunan herhangi bir şekil veya renk unsuru bulunmadığını, bütünüyle bıraktıkları izlenimin farklı olduğunu, salt bazı harflerin ortak olduğu noktasından hareketle, şüpheci bir yaklaşım sergilemesinin davacının davasının haksız ve kötüniyetli olduğunu gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar taraf markaları redde konu emtialar bakımından aynı ya da aynı tür malları taşımakta iseler de markaların bir bütün olarak ilgili tüketici kitlesi nezdinde yarattıkları algıda aynı iktisadi kaynağa ait, birbirlerinin devamı ya da serisi niteliğinde algılanabilecek işaretlerden oluşmadıkları, taraf markaları ile aynı ya da farklı zamanlarda karşı karşıya kalan tüketicilerin, dava konusu markayı gördüğünde zihninde davalı markalarını çağrıştırmasını gerektirir bir benzerliğin işaretler arasında mevcut olmadığı,
sözcükler arasındaki harf dizilimsel benzerlik halinin, özellikle kelimelerin telaffuzu esnasında ve yine anlamsal açıdan oluşan somut farklılığın yanı sıra görsel unsurlar itibariyle de oluşan farklılık ve yine taraf markalarının kısa sözcük markaları olması nedeniyle koruma kapsamlarının daha dar yorumlanması gerekliliği gözetildiğinde, ilgili tüketiciler nezdinde, işaretler arasında iktisadi–idari kaynaklar açısından ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik algısının mevcut olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markaları benzer olmadığından davacı markalarının tanınmışlığının da somut uyuşmazlığa bir etkisinin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ... başvurusunun, davacı adına tescilli tanınmış marka ile iltibasa neden olacak nitelikte benzer olduğu iddiasına dayanan YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2577, K. 2025/7074, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama