KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2643 E., 2025/7605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1449 Esas, 2025/102 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.420 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı banka şubesinde bulunan hesaplarından, kendi bilgileri dışında şube yetkilileri tarafından teyidi yapılmaksızın sahte imzalı dilekçelerle muhtelif tarihlerde davalı ... tarafından paralar çekildiğini, davalı ...'ın, herhangi bir vekaletname olmaksızın vadeli ve vadesiz YTL ve döviz hesaplarının bozulmasını taleple hesaplardaki paraların kendisine ödenmesini sahte imzalı dilekçelerle talep ettiğini, fonlarda tutulan paralardan istediği miktarları bozdurup bu paraları da çektiğini,
bütün bu işlemlerle ilgili çalıştırdıkları personelin fiillerinden kusursuz sorumlu olmanın ötesinde basiretli bir tacir olarak gereğini yapmakla yükümlü davalı bankanın, yetkilileri tarafından hiçbir teyit alınmadığını, yapılan araştırmada en az 100.000,00 TL tutarında bir paranın davalı ... tarafından sahte imzalı dilekçelerle çekildiğinin belirlendiğini ileri sürerek fazlaya ve üçüncü kişilere karşı yasal hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.500,00 TL maddi zararın, her bir paranın çekildiği tarihten itibaren hesaplanacak ticari faiziyle davalılardan müteselsilen ve müştereken tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, her bir davacının davasının tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesi gerektiğini, davacıların dilekçesinde hangi tarihli, hangi işlemlerin, hangi gerekçelerle davaya konu edildiğinin ve zararın çerçevesinin izah edilmediğini, diğer davalı ...'nun davacıların çalışanı olduğunu bu tür işler için sıklıkla görevlendirilerek bankada bir güven uyandırıldığını,
söz konusu hesaplarda daha sonra davacılar tarafından ve özellikle davacılar lehine yapılan işlemler dolayısıyla yine davacıların bu işlemleri daha önceden farkedememiş olmalarının hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını, davacıların yanında çalıştırdıkları diğer davalının eylem ve işlemlerinden sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; söz konusu bankacılık işlemleri dört ayrı davacıya ait olmakla açıklanması gerektiğini, söz konusu talimatların tamamen ilgili hesap sahiplerinin bilgisi ve sözlü talimatları ile işlem kolaylığı sağlamak amacıyla onların yönlendirmesi ile yerine getirildiğini, bu tür imza taklidi suretiyle işlemlerin yürütülmesinin birçok işyerinde de yapıldığını, aynı işlemlerin diğer şirket çalışanları eli mahsulu olarak da gerçekleştirildiğini, davacıların uzun süre ses çıkarmamış olmaları ve müteakip işlemlere devam etmiş olmaları gözetildiğinde önceki iş ve işlemlere icazet verdiklerinin kabulü gerektiğini,
davacılar lehine yapılan işlemler dolayısıyla söz konusu işlemlerin davacılar tarafından daha önceden farkedilmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...
Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2014/273 E., 2015/168 K. sayılı dosyasında; sanık ...'nun katılanların işyerinde 2003-2006 tarihleri arasında çalıştığı, 06.09.2006 tarihinde işine son verildiği, sanığın bu süreç içerisinde katılanların talimatı varmış gibi belge düzenleyerek para çektiği, ...'na ait olduğu belirlenen yazı ve rakamlar ile 24.12.2006 tarihli ödeme talimatı altındaki imzanın ... elinden çıktığının belirlendiği, bu şekilde sanığın bankaları ödeme aracı olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği,
davalı bankanın teyit alma noktasında ihmali bulunduğu, tacir sıfatını haiz ve bir güven kurumu olan bankanın mudilerinden topladığı ve diğer menkul değerleri saklama işletme, iade ve ödemede gerekli dikkat ve özeni göstermekle sorumlu olduğu, banka çalışanı tarafından davalı ...'ın bu konuda yetkisi olmamasına rağmen hesaptaki paraların ödenmesi konusunda, davalı bankanın tam kusurlu olduğu, davacı şirketin hesabından ödenen birkaç kalem miktarın davacı şirketin muhasebe kayıtlarına girmiş olması ihtimali var ise de sahte talimatlı ödemelerin şirket hesabına girmediğinin görüldüğü,
bu durumda, dava konusu sahte ödemelerin davacı şirketçe benimsenmediğinin değerlendirildiği, davacıların hesaplarından yazılı sahte talimatlarla, davalı ... tarafından para çekilerek paraların kendisi tarafından kullanıldığı, üçüncü şahıslara ait hesaplarından para çekilmesi hususunda verilen yetkileri havi talimat mektupları ile ilgili olarak söz konusu talimat mektupları bankaya intikal ettiğinde, bankalarca yapılması gereken ve dikkat edilmesi icap edilen hususlara uyulmadığı, şahsi hesaplardan para çekme işlemlerinin 2006 yılındaki para değerine göre teyit alınabilecek büyüklükte olduğu,
davalı bankanın yapılan işlemler bakımından tam kusurlu kabul edildiği, davacılar yönünden herhangi bir müterafik kusur indirimine gidilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ın hesapları ile ilgili olarak, 73.317,24 TL alacağın, davacı ...'ın hesabı ile ilgili olarak, 5.112,60 TL alacağın, davacı ...'ın hesabı ile ilgili olarak, 1.965,56 TL alacağın, davacı ...Ambalaj San. ve Tic. Ltd.
Şti. yönünden hesabı ile ilgili olarak, 7.150,00 TL alacak olmak üzere, toplam 87.545,40 TL alacağın, her bir davacı için yukarıda belirlenen miktarlar üzerinden ve bu miktarlar yönünden, ayrı ayrı olmak üzere, dava tarihi olan 03.10.2006 tarihinden itibaren, işletilecek avans faizi ile birlikte, belirtilen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiş, karar, davacılar vekili ve davalı banka vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden, kesinleşen ceza mahkumiyeti kapsamı ile bu davalının, tüm davacılara karşı tazminat sorumluluğu haksız fiil hükümleri çerçevesinde tam olacağından mahkemece davalılardan ... yönünden, kesinleşen ceza yargılaması da dikkate alınarak tam sorumluluk esasına dayalı karar verilmiş olmasının isabetli görüldüğü, davalı banka yönünden yapılan değerlendirmede, tüm davacılara yönelik bankanın tam kusurlu kabulüyle karar verilmiş ise de;
davacıların hesaplarından, sahte imzalar içeren talimatlarla yazılı ve sözlü işlemler yapan davalı ...'ın davacılardan ...San. ve Tic. Ltd.
Şti. çalışanı olduğu, yalnızca davacı şirketin, kötü adam çalıştırmaya bağlı olarak müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, bu kusur oranının, somut olay kapsamı ile Yargıtay ve Daire uygulamalarına göre, davalı banka yönünden %75, davacı şirket yönünden ise % 25 oranında olduğu, davacıların istinaf istemlerinin incelenmesine gelince;
davalı banka tarafından, diğer davalı ...'na, davacıların hesaplarından usulsüz işlemlerle yapılan ödemeler nedeniyle, davacıların, ödeme tarihlerinden geçerli avans faiziyle birlikte birlikte bu ödemeleri geri isteyebileceklerinin kabulü gerektiği, o halde Mahkemece, her bir davacı yönünden hüküm altına alınan tutarlara ödeme tarihlerinde geçerli avans faizi yürütülmesi gerekirken dava tarihinden geçerli avans faizi yürütülerek alacağın eksik hüküm altına alınmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ın hesapları ile ilgili olarak,
73.317,24 TL alacağın, hükümde ayrı ayrı gösterilen ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere ayrı ayrı işletilecek avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davacı ...'ın hesabı ile ilgili olarak, 5.112,60 TL alacağın, 23.06.2006 ödeme tarihinden geçerli olmak üzere işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davacı ...'ın hesabı ile ilgili olarak,
1.965,56 TL alacağın, 11.08.2006 ödeme tarihinden geçerli olmak üzere işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davacı ...San. ve Tic. Ltd.
Şti. yönünden, (davalı bankanın %75 kusur durumuna göre hesaplanan 5.362,50 TL alacaktan ve 21.04.2006 faiz başlangıç tarihinden sorumlu olması kaydıyla) 7.150,00 TL alacağın, 250,00 TL'sine 16.03.2006 ödeme tarihinden, 6.900,00 TL'sine 21.04.2006 ödeme tarihinden geçerli olmak üzere ayrı ayrı işletilecek avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...San. ve Tic. Ltd.
Şti.'ye ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların, davalı banka nezdindeki hesaplarından sahte yazılı talimatlarla para çekilmesi nedeni ile zarara uğradıkları iddiasına dayanan tazminat istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir
2.Davacıların, davalı banka nezdindeki hesaplarından sahte yazılı talimatlar ile para çekilmesi nedeni ile uğranıldığı iddia edilen zararının tazmini istemine ilişkin açılan davada İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen %20, %80 kusur tespiti yerinde görülmeyerek yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur oranları değiştirilmiş, %25-%75 kusur tespiti üzerinden karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, kusur tespiti konusunda dayanılan bilirkişi raporları ve İlk Derece Mahkemesi yargılaması yeterli ve yerinde görülmediyse gerektiğinde ek rapor alınarak kusur oranlarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli gerekçeye dayanılmadan yeni bir kusur tespiti yapılması yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3.Bozma sebebine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2643, K. 2025/7605, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama