KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2816 E., 2025/7562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1323 Esas, 2025/335 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhinde 24.06.2013 tarihli kredi sözleşmesine istinaden 1.612.575,35 TL'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, takibe dayanak kredi sözleşmesinde eş muvafakati bulunmadığından sözleşmenin geçersiz olduğunu ve müvekkilinin sözleşmeden sorumlu tutulamayacağını, davalının takipte kötüniyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibin kesinleşmesinden sekiz sene sonra davacı tarafça borçlu olunmadığının iddia edilmesinin kötüniyetli olduğunu, davacının bu aşamada eş muvafakati bulunmadığından bahisle kefaletin geçersizliğini ileri süremeyeceğini, dava dışı şirkete kullandırılan krediler için davacı taraftan ipotek alındığını, kullanılan kredi ve kefil olunan borca karşılık verilen ipotek için davacının eşi tarafından 24.06.2013 tarihli eş muvafakati verildiğini, davacının eşinin çekilen krediye kefil olduğunu hatta bu kefalet için ipotek verdiğini bildiğini, kefalete ilişkin eş rızasının olduğunun ipoteğe verilen eş rızasından anlaşıldığını savunarak davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlığın 24.06.2013 tarihli kredi sözleşmesindeki davacının kefaletinin geçerli olup olmadığı, kredi borcunun teminatı için verilen ipotekteki eş rızasının kredi sözleşmesinin kefaletinde de eş rızası olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı, dava konusu icra takibinin dayanağı olan genel kredi sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) yürürlüğünden sonraya ait olduğu, kredi sözleşmenin kefili davacının kefalet sözleşmesinde eş rızasının olmadığı,
sözleşme tarihi itibariyle davacının şirketin ortak veya yetkilisi olmadığı, kredinin teminatını teşkil etmek üzere verilen taşınmaz ipoteğinde eş rızasının bulunmasının kredi sözleşmesine kefaleti geçerli kılamayacağı, ipotekteki eş rızasının kefaletteki eş rızasına şamil olamayacağı, bu haliyle davacının kefaletinin geçerli olmadığı, geçersiz kefalete dayalı borçlu olamayacağı, davalının kötüniyetle takibe geçtiği hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının menfi tespit davasının kabulü ile,
davacının takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, takibe dayanak kredi sözleşmesinde eş muvafakati bulunmadığı iddiasına dayalı olarak açılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2816, K. 2025/7562, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama