KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2825 E., 2025/7658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/893 Esas, 2025/259 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
892 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile 17.07.2002 tarihinde sözleşme imzalandığını, talep konusu alacak ile alakalı en son ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/213 E., 2018/84 K. sayılı dosyasında karar verildiğini ve dosyanın kesinleştiğini, dava derdest iken mahkemece dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, davanın ıslah edilerek bilirkişilerce tespit edilen alacağa karar tarihine kadar en yüksek ticari faiz uygulamasının talep edildiğini, ancak faiz başlangıcının ıslah dilekçesinde belirtilmediğini, ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/213 E. 2018/84 K. sayılı kararı ile alacağın 10.000,00 TL'sine dava tarihi olan 14.10.2008 tarihinden itibaren, 463.221,00 TL'sine ise ıslah tarihi olan 10.12.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, her ne kadar ıslah dilekçesinde faizin başlangıç tarihi bildirilmemiş ise de, bu hususun hakimlerin Türk Hukukunu resen uygulaması gerektiğine ilişkin ilke çerçevesinde faiz başlangıç tarihinin doğru yargılama yapan hakimce doğru bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında hüküm altına alınan alacağının tahakkuk tarihinden karar tarihine kadar olan ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise ıslah dilekçesinde talep edilen ve ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/213 E., 2018/84 K. sayılı kararı ile hüküm altına alınan alacağının tamamına dava tarihinden itibaren en yüksek ticari temerrüt faizi uygulanarak davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile daha önce ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/213 E., 2018/84 K. sayılı ilamı ile asıl alacak ve asıl alacağa ticari işlerdeki temerrüt faizi işletilecek şekilde hüküm kurulduğu, davacının dayanak gösterdiği davada alınan bilirkişi raporu ile zararının tespit edildiği, davacının işbu davaya konu ettiği faiz talebinin, davacının dayanak gösterdiği ilamda, zararının ticari temerrüt faizi ile birlikte hüküm altına alındığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı mirasçıları vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın işbu davaya konu ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/213 E. sayılı dosyasında 10.000,00 TL'yi dava tarihinden itibaren talep ederken bilirkişi raporu ile ortaya çıkan alacak miktarı için başlangıç tarihi belirtmediği, ancak bitiş tarihi belirterek karar tarihine kadar işleyecek faizi talep ettiği, ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesince; bilirkişi raporunda tespit edilen 473.221,00 TL'nin, 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, kalan 463.221,00 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiği, davacının eldeki davadaki asli talebinin özünü ise ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında hüküm altına alınan alacağının faiz başlangıç tarihinin "tahakkuk tarihinden" başlatılmasına ilişkin olduğu, taraflar arasında imzalanan ...
1. Noterliğinin 17.07.2002 tarih ve ... sayılı sözleşmesinin 2'nci maddesinde; "... ili, ... ilçesi, ...
Köyü’nde bulunan sicil N:o ... ve IR ... nolu işletme ruhsatlı maden sahasında istihsal edilecek; izabeye yani zenginleştirme gibi herhangi bir işleme tabi tutulmamış doğal halde çıkarılmış parça maden ile zenginleştirmeye girecek düşük dereceli krom maden bedelinin üretimden satışa kadar tüm masrafları şirkete ait olmak üzere %10 tutarının ½'sinin ...'na diğer ½'sinin de ...'na satışını mütakip 15 iş günü içerisinde nakit olarak şirket tarafından ödenecektir.
Maden satışı şirket tarafından yapılacaktır." düzenlemesinin yer aldığı, yine sözleşmenin 4. maddesinde "Şirket tarafından istihsal gidilecek parça madenin haricinde olup İzabeye yani zenginleştirme gibi herhangi bir işleme tabi tutulacak madenin üretimden satışa kadar tüm masraf ve ödemeler düşündükten sonra net % 10 tutarının ½'si ...'na diğer ½'si de ...'na satışı bir müteakip 15 iş günü içerisinde nakit olarak şirket tarafından ödenecektir." düzenlemesinin bulunduğu,
sözleşmenin bu hükümlerine göre temerrüt tarihinin davalı şirket tarafından maden satışının yapılmasından en geç 15 gün sonra olacağı, sözleşmedeki bu maddelerde sözleşme bedeli miktarı ve ödeme tarihi açıkça gösterilmediğinden kesin vade bulunduğu kabul edilemeyeceğinden bu düzenlemeyle alacağın istenebilir olması koşulları ve süresi belirlenmiş olduğundan kesin vade olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalıyı temerrüde düşürmesi için davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/1 hükmüne göre ihtarname göndermesi gerekmekteyken davacının davalıya ihtarname göndermediğinden temerrüdün gerçekleşmediği,
bu nedenle temerrüt dava tarihinde ve ıslah tarihinde gerçekleşmiş olacağından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 10.000,00 TL için dava tarihinden itibaren 463.221,00 TL için de ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacının talep edebileceği bakiye faiz alacağı bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağa işletilecek faiz alacağı talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2825, K. 2025/7658, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama