KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2913 E., 2025/7595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2220 Esas, 2025/571 Karar
- Hüküm
- Asıl davanın reddi, karşı davanın usulden reddi
Karar Metni
910 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... Yayıncılık tarafından 20 10... yıllarında iki yazarlı olarak basılan "..." adlı kitabın müvekkili tarafından tek başına yazıldığını, davalının hiçbir katkısı olmadığı halde müvekkili tarafından kitabın birinci ve ikinci baskılarında müvekkilinin bir zamanlar çok kıymet verdiği,
2009 yılında da nikah şahitliğini yapan davalı ...'in hatır için ikinci yazar gözükmesine izin verdiğini, ancak daha sonra müvekkilinin güvenini kötüye kullanarak elde ettiği ortak taşınmaza el koyduğu mahkeme kararları ile tespit edildiğinden aralarında husumet doğan davalı ile isminin bir arada bulunmasına tahammül edemez hale geldiğini, başından itibaren davalının hiçbir katkısı bulunmadığı da dikkate alınarak 2016 yılında "..." adlı dava konusu kitabın müvekkili tarafından tek yazarlı olarak aynı yayınevinden çıkartıldığını,
2016 yılında tek yazarlı olarak basılan kitapla ortak yazar olarak gözüktüğü önceki kitabın benzerlik göstermesinden yola çıkarak davalının müvekkili hakkında şikayetçi olduğunu, halihazırda kaybettiği tapu iptal davalarının geri çekilmesi amacıyla müvekkili aleyhinde koz olarak kullandığını ileri sürerek ...
Yayıncılık'ta tek yazarlı olarak 2016 yılında basılan "..." adlı kitabın tamamen ve tek başına müvekkili tarafından yazıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, davacının bizzat kendisinin 11.08.2010 tarihli vekâletnamesinde kitabı birlikte yazdıklarını açıkça beyan ettiğini, tarafların birlikte yazdıkları daha önce basılmış olan kitabın birebir aynı olduğunu, bu sebeple müvekkili tarafından yapılan şikayet üzerine soruşturma dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde de kitapların aynı olduğunun tespit edildiğini, davacının cezalandırılması için dava açıldığını, müvekkilinin 1999 yılından beri ...
Üniversitesinde muhasebe dersi verdiği, kitabı birlikte yazıp yayımladıkları 2010 yılında da 11 yıldır muhasebe dersi vermekte olduğunu, tarafların, birbirine yakın odalarda çalışmaları dolayısıyla kitabın yazım sürecinde sürekli iş yerlerinde yan yana geldikleri ve fikir teatisi yaptıklarını ileri sürerek asıl davanın reddini, karşı davada birinci baskısı 2010 yılı Ekim ayında,
ikinci baskısı 2012 yılı Eylül ayında yayımlanan "..." isimli kitabı tarafların birlikte yazmalarına rağmen karşı tarafın kitabı sanki sadece kendisi yazmış gibi tek yazarlı olarak 2016 yılı Kasım ayında "..." ismiyle yayınlandığının ve kitapların aynı olduğunun tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davanın kabulü ile ... Yayıncılık'ta tek yazarlı olarak 2016 yılında basılan “...”adlı kitabın tamamen ve tek başına davacı tarafından yazıldığının tespitine, ispat olunamayan karşı davanın reddine karar verilmiş, karar, davalı- karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava yönünden; ...
6. Noterliğinin 11.08.2010 tarihli vekâletnamesinde asıl davacının “... ile birlikte yazdığımız ‘...’ isimli kitabın…” şeklindeki beyanının bulunduğu, anılan beyanın resmi belge olan noterde düzenlenen vekaletnamede yer aldığı, davacının anılan irade beyanının aksini yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacının davaya konu kitabın sadece davacı tarafından yazıldığı hususunu tanık delili ile ispatının bu aşamada mümkün olmadığı, davalı tarafından davacıya gönderilen 30.06.2009 tarihli mailde yer alan kısımların davaya konu kitapta kullanıldığı,
anılan içeriğin başka benzer kitaplarda yer alan bazı bilgilerle benzer olsa da, hususiyet değerlendirmesinde yalnızca bilgilerin meydana getirilmesi değil, bir sistematik dahilinde bir araya getirilmesinin de dikkate alınmasının gerektiği, dolayısıyla davalı tarafından gönderilen maildeki kısımların bir sistematik dahilinde meydana getirildiği dikkate alındığında hususiyet şartının sağlandığının değerlendirildiği,
anılan hususların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 10/3 hükmündeki teknik hizmet veya yardım olarak da değerlendirilemeyeceğinin bilirkişilerce tespit edilmesine rağmen, Mahkemece anılan değerlendirmelere aykırı olarak yeterli açıklama yapılmadan, rapora neden itibar edilmediği yeterli bir şekilde açıklanmadan davalının bu katkısının FSEK'in 10/3 hükmü kapsamında kaldığının kabulünün hatalı olduğu, ayrıca anılan raporlarda eser sahiplerinin davacı ve davalı olduğunun değerlendirildiği, dava konusu olaya ilişkin ...
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 01.02.2018 tarihli raporda da benzer hususlara yer verildiği, anılan raporda da davalının eserin meydana getirilmesinde davalının katkılarının olduğunun belirtildiği, bu haliyle her iki raporun da uyumlu olduğu, yine ...
2. İdare Mahkemesinin 2021/1121 E. sayılı dosyasından alınan 10.06.2022 tarihli heyet raporunda da anılan eserlerin ortak yazıldığı sonucuna ulaşıldığı, davacının anılan eserlerin gerçek hak sahibi olduğu iddiasını dosya kapsamıyla ispat edemediği, karşı dava yönünden; karşı davacının anılan tespit talebinin bir eda davasında da ileri sürülebileceği, tespit talep etmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davalı -karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına,
asıl davanın reddine, karşı davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, gerçek hak sahipliğinin tespitine, karşı dava, 2016 yayınlanan kitabın taraflarca yazılan önceki kitaplarla aynı olduğunun tespitine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2913, K. 2025/7595, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama