KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2932 E., 2025/7634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1301 Esas, 2025/469 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
747 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takip dayanağı olan 04.10.2021 tanzim, 03.01.2022 vade tarihli 700.000,00 TL bedelli bononun bedelsiz kaldığını, zira bonodan kaynaklanan borç karşılığında davacıya ait taşınmazın davalıya devredildiğini, borç bu şekilde ödenmesine rağmen davalının sözkonusu senedi iade etmeyerek icra takibine konu ettiğini ileri sürerek icra takibinden dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe dayanak bononun iptaline, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinden ilk olarak 700.000,00 TL borç para aldığını ve takip dayanağı senetten kaynaklanan borcun davacı tarafından ödenmediğini, davacının yeniden borç istemesi üzerine, davacının kendisine ait olan taşınmazını satmayı müvekkiline teklif ettiğini ve taşınmazı müvekkiline 1.000.000,00 TL'ye sattığını, taşınmaz satışının dava konusu senetle bir ilgisi olmadığını savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın, tapu devrinin davacının davalıdan tekrar borç istemesi üzerine tapu bedelinin elden davacıya ödenerek yapıldığı savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca tapu satış bedeli olan 1.000.000,00 TL'nin miktar olarak bankadan değil de elden ödenmesinin ticari teamüllere aykırı olup, kuyumculuk yapan ve tacir olan davalıdan beklenilmeyecek bir davranış şekli olarak görüldüğü, hayatın olağan akışına dayanan kişinin artık iddiasını ispatla yükümlü olmayacağı, aksini iddia edenin bu iddiasını ispatlamak zorunda bulunduğu,
davalı tarafça, taşınmaz bedelinin nakit olarak ödendiğinine dair delil sunulmadığı, davalı taraf yemin deliline dayandığından beyanda bulunmak ve yemin metnini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, ancak davalı tarafça kesin süre içinde yemin deliline dayanılmadığından davalı savunmalarının ispat edilmediğinin kabulü gerektiği, dinlenen tanıkların da davacının, davalıdan aldığı borcu ödemek için çevresinden para topladığını, hatta evini sattığını beyan ettiklerini,
bu durumda dava konusu bononun davacıya ait evin tapudan davalıya devir ve satışı yapılarak ödendiği ve takibe konu bononun bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına kayıtlı taşınmazın dava konusu bononun vade tarihinden sonra 05.05.2022 tarihinde davalıya devredildiği, davacı adına kayıtlı taşınmazın davacının davalıya olan borcuna karşılık devredildiğinin kabulü gerektiği, davalının aksi yöndeki savunmasını ispatla yükümlü olduğu, davalının, davacı adına kayıtlı taşınmazın borç karşılığında devredilmediği, taşınmaz bedelinin nakit olarak davacıya ödendiği yönündeki savunmasını ispatlayacak herhangi bir yazılı delil sunmadığı,
davalı, cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmışsa da mahkemece verilen kesin süre içerisinde yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı yönünde bir beyanda bulunmadığı, yemin metnini de sunmadığı, davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Davacı, davalı tarafından kendisine karşı yapılan icra takibine konu olan bonodan kaynaklanan borcunu davalıya taşınmaz devretmek suretiyle ödediğini bu nedenle bononun bedelsiz kaldığını iddia ederek işbu davayı açmıştır. Davalı ise taşınmazın devrinin bonodan ayrı bir ilişki nedeniyle olduğunu, davacının bonodan sonra ikinci kez borç istemesi nedeniyle taşınmazı davacıya yeniden istediği borcu vermek suretiyle aldığını, taşınmaz satışının dava konusu ilk borç ile ilgisi olmadığını savunmuştur.
Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. Menfi tespit davasında takibe konu kambiyo senedinin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlu bu iddiasını senede karşı senetle ispat kuralı gereğince yazılı delille ispat ile mükelleftir.
Somut olaya dönüldüğünde; takip konusu bononun vade tarihinin 03.01.2022 olduğu, taşınmazın vade tarihinden sonra 05.05.2022 tarihinde davalıya devredildiği ve bononun 30.06.2022 tarihinde takibe konulduğu birlikte değerlendirildiğinde; bonoyu davalıdan almayan davacının bu taşınmazını bono karşılığında verdiğini ve ayrı bir hukuki ilişki olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerekmektedir.
Bu durumda ispat yükü davacı taraf üzerinde bulunmakta iken Mahkemece ispat yükü tayininde yanılgıya düşülüp ispat külfeti davalı tarafa yükletilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2932, K. 2025/7634, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama