İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2943 K.2025/7608

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 816.000,00…

Esas2025/2943Karar2025/7608Tarih17 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.411 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/2943 E., 2025/7608 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1653 Esas, 2025/415 Karar
Hüküm
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.411 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 816.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ın gebelik takibinin en az 12 farklı tarihte Dr. ... tarafından yapıldığını, davalı ... şirketinin Dr. ...'ın Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi'ni tanzim ettiğini, davalının sigortalısı doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulaması sonucu down sendromunun hamilelikte teşhis edilemediğini ve müvekkillerinden ...'ın down sendromlu olarak doğduğunu, sigortalı doktorun müvekkilini gebelikte olabilecek hastalıklar, yaptığı tarama testleri, down sendromu ve benzeri hastalıkların teşhis ve tespitleriyle ilgili seçenekler konusunda bilgilendirmediğini,

ileri testleri önermediğini, CVS/Amniyosentez yapmadığı gibi bilgilendirme de yapmadığını, aydınlatılmış rızasını almadığını, bir kaç basit test ile saptanabilecek down sendromunu gebelikte saptamayarak sakat bir çocuğun doğmasına neden olduğunu, vekalet sözleşmesi kapsamında doktorun hastanın müterafik kusuru bulunmadıkça en hafif kusurdan dolayı bile gerçekleşen zararın tamamından sorumlu olduğunu, müvekkili...'ın hayat boyu devam eden iş göremezlik hali olacağını ve maddi zarara uğradığını, müvekkilleri anne ve babanın ise hayat boyu çocuklarını down sendromlu olarak görerek acı çekmeye devam edeceğini,

doktorun tıbbi kötü uygulaması sonucu bebeğin down sendromlu olduğunun saptanamadığını ve doğumdan sonra down sendromlu olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek davacı ... için 15.000,00 TL iş göremezlik (bakıcı gideri dahil) ve 20.000,00 TL manevi tazminat, davacılar ... ve ... için 10.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere şimdilik toplam 55.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının gebelik takibinde sigortalı hekim tarafından takip edildiği döneme ilişkin tüm test ve tetkiklerin eksiksiz yaptırıldığını, mevcut tıbbi yöntemlerle down sendromu vb. anomalilerin %100 tespitinin mümkün olmadığını, test ve tetkiklerde düşük risk çıkması halinde hekime kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, kişiye amniyosentez ve CVS işlemlerinin yapılabilmesi için hastada amniyosentez veya CVS endikasyonunun bulunmasının zorunlu olduğunu, bu işlemlerin her hastaya standart yapılabilecek bir kan tahlili olmadığını, cerrahi prosedür olduğunu,

dava konusu olayda müvekkilinin sigortalısının kusurlu olmadığını, tazminat taleplerinin dayanaksız ve fahiş olduğunu, dava konusu olayda iddia edilen zarar ve gerçekleştirilen tedavi arasında illiyet bağının bulunmadığını, mevzuata ve tıbbi standarda uygun olarak yapılan teşhis ve tedavi işlemlerinin hukuka aykırı eylem niteliği taşımadığını, davanın sigortalı hekime ve hastaneye ihbarı gerektiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları gereği manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmamasının esas olduğunu, talep edilen manevi tazminatın davacı tarafı zenginleştireceğinin açıkça ortada olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.İhbar olunanlar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu down sendromunun teşhis edilebileceği tetkiklerin müvekkili doktor tarafından talep edildiğini, muhtemelen davacı tarafça ücret ödememek için bu tetkiklerin devlet hastanesinde yaptırıldığını, tetkik sonucunda ise herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamış olduğunu, bu nedenle müvekkillerine izafe edilecek bir kusur bulunmadığını, mevcut tıbbi yöntemlerle down sendromu gibi anomolilerin %100 tespitinin mümkün olmadığını, hamilelik sürecine ilişkin tıbbi kayıtlar getirildiğinde görüleceği üzere davacının birden çok hastane ve doktorla takip edildiğini,

bir kısım tetkik ve tahlillerin farklı hastanelerde yaptırıldığını, dava konusu teşhisin yapılabileceği incelemenin de başka bir hastanede yaptırılmış olduğunu ve olumsuz sonuç görülmediğini, müvekkili doktorun uzun yıllardır kadın hastalıkları uzmanı olarak görev yapan tecrübeli bir doktor olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile doktorun gebelik talebi sırasında 2'li, 3'lü tarama testlerini önerdiği, 3'lü tarama testinin sonucunun risksiz bölgede çıktığı, ihbar olanan doktor tarafından hastanın bilgilendirmesinin yapıldığı belirtilerek protokol defteri kayıtlarına dayanıldığı, ancak 3'lü tarama testinin değerlendirildiği 27/06/2016 tarihli muayene formunda 3'lü tarama testi sonucu elde edilen sonuca rağmen bebeğin down sendromlu olabileceği, kesin tanı için başvurulabilecek yöntemlerin olduğu,

bu yöntemlerin risklerinin bulunduğu hususlarında mevzuat hükümleri doğrultusunda anne ve babaya açıklama yaptığı, bilgilendirip aydınlattığı hususlarında hiçbir delil sunulmadığı, aksine 3'lü tarama testi risksiz bölgede çıktığından diğer ileri tetkik yöntemlerine gidilemeyeceği yönünde savunmada bulunulduğu, oysa ki sağlık hizmetinin tıbbi gereklere uygun teşhis, tedavi ve bakımı özenle yapma görevinin hekime ait olduğu,

hastanın uygulanan ve diğer tanı, tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hasta sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, komplikasyonları ve reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri konusunda bilgi edinme hakkının bulunduğu, bu bilgilendirmenin hekim tarafından hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde yapılması gerektiği, hastayı bu şekilde aydınlatma yükümlülüğü bulunan hekimin, bu yükümlülüğünü mevzuata ve usule uygun şekilde yerine getirdiğini ispatlamak zorunda olduğu, ispat yükünün hekimde bulunduğu kabul edilerek,

ispatlamak zorunda olduğu ancak tüm bu hususların ispatlanamadığı, her ne kadar ...

Adli Tıp Kurumu 7.İhtisas Dairesinden alınan raporlar da hekime yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı belirtilmiş ise de açıklanan nedenlerle bu raporlara itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ... için 760.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 23.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihbar olunan ... ve ...A.Ş. davaya katılma talebinde bulunup davaya katılmadığı gibi mahkemece de ihbar olunanlar aleyhine hüküm kurulmaması nedeni ile dava kendisine ihbar olunanlar vekilinin hükmü istinaf etme hakkı bulunmadığından, ihbar olunanlar vekilinin istinaf dilekçesinin usulden reddine karar vermek gerektiği, davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede, davalı tarafından dava ihbar olunan hekim ... için 16.10.2016 başlangıç ve 16.10.2017 bitiş tarihli tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği,

davacı annenin gebelik takibinin sigortalı hekim tarafından Ocak 2016 ile Ekim 2016 dönemi içinde gerçekleştiği, buna göre tazminat taleplerinin dayanağı iddiaların poliçe kapsamına girdiğinin anlaşıldığı, davacı annenin yaptırdığı üçlü tarama testi sonucunda saptanan sonucun risksiz bölgede tespit edildiği, bu tarama testi sonucu, sigortalı hekimce davacı annenin muayenesi sırasında değerlendirilmiş ve muayene formuna üçlü test sonucunun ve USG'nin normal olduğu bilgisinin düşüldüğü,

alınan ATK raporlarında da belirtildiği üzere üçlü tarama testinin risksiz değil de riskli bölgede çıkması halinde, yani risk sınırının üstünde bir değer göstermesi durumunda amniosentez gibi ileri tetkikler önerilebileceği, yani davacı annenin 3'lü tarama testi normal olup risksiz bölgede olduğundan amniosentez endikasyonun bulunmadığı ve kişiye ileri tetkik (amniosentez/kordosentez) önerilmemesinin tıbben bir eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumda,

normal ve risksiz çıkan bir 3'lü tarama testi sonucunda amniosentez gibi ileri tetkiklerin önerilmesine gerek olmadığı bu noktada sigortalı hekimin bu tetkikleri davacıya önermemesi aydınlatma yükümlülüğünün ihlali anlamına gelmeyeceği, mahkemece davacı anne ve baba yönünden bu gerekçelerle davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu,

somut uyuşmazlıkta down sendromlu doğan davacı çocuk bakımından açılan davada, ''doktor, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirseydi, belki benim yaşam hakkım elimden alınacaktı, oysa şimdi alınmadı" şeklinde yorumlanabilecek bir sebebe dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde hukuki yarar bulunmadığı,

istemin özünde davacı çocuğun kişilik haklarını ihlal ettiği, maddi ya da manevi, neticede parasal bir değere tekabül eden bir menfaatin, kişilik haklarını ihlal eder şekilde talep ve dava konusu edilemeyeceği, sosyal devlet ilkesi çerçevesinde engelli bireylere tanınan tüm haklardan davacı çocuk ...'ın da yararlanabileceği, bu nedenle mahkemece davacı küçük yönünden davanın bu gerekçelerle reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine dair Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verildiğinden,

davacılar vekilinin istinaf isteminin de reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ihbar olunanlar vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın tüm davacılar bakımından reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı talep edilen maddi ve manevi tazminatın sorumluluk sigortacısı davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2943, K. 2025/7608, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2943
Karar No
2025/7608
Tarih
17 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/2943 K.2025/16330
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2944 K.2025/7751
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2944 K.2025/11014
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2945 K.2025/7761
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/2946 K.2025/10168
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2946 K.2025/11013

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.