İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2945 K.2025/7761

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar ... ile ... Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne…

Esas2025/2945Karar2025/7761Tarih24 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.495 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/2945 E., 2025/7761 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/2000 Esas, 2025/353 Karar
Hüküm
Davanın kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.495 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar ... ile ... Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.12.2025 günü başkaca gelen olmadığından hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı .... Tic. A.Ş. vekili Avukat ..., davalı ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

18.02.2008 tarihinde limited şirket olarak kurulan davalının daha sonra anonim şirkete dönüştüğünü, payların nama yazılı olup ilmühaber bastırıldığını, davalı ... ve ...'in %50'şer paya sahip olduğunu, müvekkilinin davalı ...'nin paylarını 17.10.2017 tarihli devir sözleşmesi ve cirolanmış ilmühaberlerin zilyetliğini almak suretiyle devraldığını, müvekkiline devredilen payların daha sonra davalı ... tarafından 18.11.2017 tarihli hisse devri sözleşmesi ile alındığını, 25.11.2017 tarihli olağanüstü genel kurulda ...'nin paylarını davalı ...'e devrettiğini,

davalı ...'in şirketin %100 payına malik olduğunu ve 14.12.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirketin tek yöneticisi olarak seçildiğini, oysa şirketin %50 payının 17.10.2017 tarihli temlik beyannamesi gereğince müvekkiline ait olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 486/2 ve 490/2 hükmü uyarınca pay devrinin ancak nama yazılı senetlerin veya ilmühaberlerin zilyetliğinin devir alana geçmesiyle geçerlilik kazanacağını, pay senetlerini devir almayan davalının paylara malik olmadığını, müvekkilinin, şirket paylarının %50'sini elinde tuttuğunu,

müvekkiline ait payların davalı adına tescili ile bu davalının ticaret sicilinde tek pay sahibi olarak görüldüğünü, müvekkiline ait paylar haksız şekilde ... adına tescil edildiğinden şirketin bu davalı tarafından haksız şagil sıfatıyla yönetildiğini, müvekkilinin payların gerçek sahibi olduğunu ileri sürerek, nama yazılı ilmühaberlere bağlı olan her biri 25 TL değerinde 6.000 adet paydan oluşan 150.000,00 TL değerindeki payların müvekkiline aidiyetinin tespitine ve davalı şirketin pay defterlerine tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davaya konu payları 17.10.2017 tarihli devir ve temlik beyannamesi ile davacıya devredip ilmühaberleri cirolayarak zilyetliğini davacıya devrettiğini, payların tescilinin şirket yetkilisi ... tarafından yapılması gerektiğinden müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacıya 17.10.2017 tarihinde devrettiği payları, 18.11.2017 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'ya devrettiğini, ancak bu sözleşmenin şartlı olduğunu, davacı ile ...'nın anlaşma ihtimaline binaen 18.11.2017 tarihli pay devrine ilişkin şarta bağlı sözleşmenin düzenlendiğini, davacı ile pay devri konusunda anlaşılamadığından devir sözleşmesinin yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı .... ve Tic.

A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde, TTK’ya göre pay sahipliğinin şirkete karşı ileri sürülebilmesi için pay devrinin şirkete bildirmesi ve pay defterlerine işlenmesi gerektiğini, davacının, payların pay defterlerine kaydı için şirkete başvurmadığını, şirkete başvurulmadan şirketin devre onay verip vermeyeceği ya da payları gerçek değeriyle almayı önerme hakkını kullanıp kullanmayacağı belli olmadığından davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu payların davacıya ait olduğu iddia edilmesine rağmen davanın açılmasından 10 gün öncesine kadar davacı ve oğlunun bu payları müvekkilinden satın almaya çalıştığını,

müvekkilinin davalı şirketin paylarının tamamın maliki olduğunun 26.12.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan edildiğini, davacının oğlunun 20.10.2019 tarihinde şirket muhasebecisine gönderdiği teklif ile payları satın almak istediğini, 2017 yılından beri davacıya ait olduğu iddia edilen payların 20 19... yıllarında hazırlanan sözleşme taslakları ile satın alınmak istenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının oğluna 21.11.2019 tarihinde planlanan devir işleminin anlaşma sağlanamadığından gerçekleştirilmediğini, 17.10.2017 tarihli temlik beyannamesinde yer alan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını,

geçerli bir pay devri bulunmadığını, davacının bu tarihte dava konusu payları satın alacak mali gücü olmadığını, ...'nın davacıyla ortak olmak istemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 486/2 ve 490/2 hükümleri nazara alınarak geçici ilmuhaber asıllarının incelendiği, ...'ye ait 6.000 paya tekabül eden geçici ilmuhaberlerin ... tarafından cirolanarak davacıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, TTK'nın 490/1 ve 2 hükümleri uyarınca nama yazılı geçici ilmuhaberlerin ciro ve teslim yolu ile devrinin yeterli ve geçerli olduğu, dosya kapsamına alınan sicil kayıtlarından şirket anasözleşmesinde payların şirket onayı ile devredilebileceğine dair bir kısıtlama bulunmadığı, şirket anasözleşmesinde, şirket sermayesinin tamamının tür değiştirme öncesi ...

Ltd. Şti.'nin ödenmiş sermayesinden karşılandığının yazılı olduğu, bilirkişi raporunda da aksi bir hüküm bulunmadığı, pay devrine kanuni bir engelin mevcut olmadığının tespit edildiği, eldeki davada, davacının nama yazılı geçici ilmuhaberlere dayalı olarak davalı şirkete %50 oranında ortak olduğunun tespitini istediği, bu talep bakımından husumetin şirkete yöneltilmesi yeterli olduğu,

davalı şirket temsilcisi ... ve hisselerini devreden ...'nin pasif husumetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının, davalı şirkete karşı açtığı davanın kabulü ile davacının, davalı şirkette 6.000 adet payın sahibi ve şirketin ortağı olduğunun tespitine, pay sahipliğinin şirket pay defterine kaydına, davalılar ... ve ...'ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili, davalılar ... İnş. Taah. San. ve Tic.

A.Ş. ve ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 17.12.2017 tarihli davalı şirketin pay senetlerinin devrine ilişkin sözleşme incelendiğinde davalı ...'in, davalı şirkette sahip olduğu 150.000,00 TL nominal bedeli 6000 adet pay senedinin 1.100.000,00 USD karşılığı davacıya devredildiği ve alacağını aldığının kabul edildiği, bu devir sözleşmesiyle birlikte şirketin çıkardığı nama yazılı muvakkat ilmuhaberlerin de ciro edilerek davacıya teslim edildiği,

davalı ...'nin aynı paylara ilişkin olarak davalı ... ile birlikte pay devir sözleşmesi düzenlediği ve bu pay devir karşılığında 1.100.000,00 USD aldığını kabul ettiği, davalı ...'ya yapılan pay devrinin her iki ortakça kabul edildiği, 25.11.2017 tarihinden sonra bu davalının şirketin tek ortağı ve yetkilisi haline geldiği, davalı şirketin paylarının nama yazılı olduğu,

pay devri için yazılı temlik sözleşmesinin yanında nama yazılı pay senetlerinin de ciro ve tesliminin gerektiği, TTK'nın 490. maddesindeki düzenleme nazara alındığında, nama yazılı payların anasözleşmede bir kısıtlama bulunmadığı takdirde devredilebileceği, davalı şirketin anasözleşmesinde herhangi bir devir şekli veya yasağı öngörülmediği, TTK'daki düzenlemelere atıfta bulunulduğu,

TTK'nın 493 vd. maddelerinin uygulanabilmesi için anonim ortaklığın esas sözleşmesinde bir hüküm bulunması gerektiği, davalı şirketin anasözleşmesinde bu yöne ilişkin bir düzenleme bulunmadığından TTK'nın 492 vd. maddelerine göre devrin sınırlandırılmadığının anlaşıldığı, bu nedenle TTK'nın 490. maddesindeki genel kurala göre davacının sözleşme ve ciro ile edindiği temlikin korunması gerektiği, davalı ...'nin kendi paylarını davacıya satıp, paya bağlı ilmuhaberleri ciro ile teslim ettikten sonra, şirkette payının kalmadığı,

bu davalının davacıya yaptığı devirden sonra payı kalmamasın rağmen, bu kez sanki sadece çıplak pay varmış gibi payını diğer davalıya devir etmesinin, davalıyı bu paylar yönünden ortak hâline getirmeyeceği, pay ilmuhaberlerinin davacının elinde olduğu ve dosyaya sunulduğu, davacının sözleşme ve ciro ile payı iktisap ettikten sonra, payın bu kez davalıya satılması ve davalının tek ortak olması karşısında davacı veya oğlunun davalı ile yapmış olduğu pay devrine ilişkin görüşmelerinin sözleşmeye ve devrin geçerliliğini etkilemediği,

sözleşme tarihi dikkate alındığında, davacının usulüne uygun sözleşme ve ciro ile payları devir aldığı anlaşıldığından davalıların soyut olarak pay devrinin geçersizliğini iddia etmesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığı, davalıların sunduğu cevap dilekçesinde de taraflar arasında paylara ilişkin uzun süreli görüşmeler yapıldığının belirtilmiş olmasının esasen şirkete başvurulduğunu gösterdiğini, bu nedenlerle davalılar vekilinin husumet dışındaki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde görülmediği,

dava dilekçesinde, davalı ...'den devir alınan payların bu kez usulsüz şekilde davalı ... tarafından kendi adına tescil edilmesi nedeniyle bu payların davacıya ait olduğunun tespiti ile tescilinin talep edildiği, davacıya aidiyeti tespit edilen paylar ... adına kayıtlı olup pay sahibinin davada yer almasının zorunluluk arz ettiği, diğer davalının da payı davacıya devir ettikten sonra davalı ...'ya devir ettiği ve yargılama sırasında davalılar arasında yapılan bu ikinci devrin geçerliliğinin tartışılması gerektiğinden, bu kişiye yönelik de dava açılmasının yerinde olduğu,

Mahkemece olaya uygun olmayan şekilde gerçek kişilere yönelik davanın husumet bakımından reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle davalılar .... ve Tic.

A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı ... vekilinin husumete ilişkin istinaf başvurusunun ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine, davanın, tüm davalılar bakımından kabulü ile davacının her biri 25,00 TL itibari kıymetle 12.000 adet paya ayrılmış, 300.000,00 TL sermayeli davalı ... İnş. Taah. San. ve Tic.

A.Ş.'de 6.000 adet payın sahibi ve şirketin ortağı olduğunun tespitine, pay sahipliğinin şirket pay defterine kaydına karar verilmiş, hüküm, davalılar .... ve Tic. A.Ş. ve ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava; davacının, davalı şirkete ortak olduğunun tespiti ile ortaklığın şirket kayıtlarına tescili istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar .... ve Tic. A.Ş. ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılar ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere müteselsilen yükletilmesine, 24.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2945, K. 2025/7761, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2945
Karar No
2025/7761
Tarih
24 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/2946 K.2025/10168
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2946 K.2025/11013
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2947 K.2025/10569
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2948 K.2025/6215
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2949 K.2025/6200
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2949 K.2025/4411

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.