KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3182 E., 2025/6673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/244 Esas, 2024/345 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı ... vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili adına "KTS" ibareli markanın tescilli olduğunu, KTS markasına ilişkin olarak Türkiye dışında 8 ayrı ülkede tescillerinin bulunduğunu, davalı şirketin 01. sınıfta kullanılmak üzere ...
420-KTS ibareli markanın tescili için yaptığı müracaatın TÜRKPATENT tarafından kabul edildiğini, başvuruya yaptıkları itiraz üzerine davalı şirketin marka başvurusunun “gübreler ve topraklar” dışında kalan hizmetler için tesciline karar verildiğini, davalı şirket başvurusunun kısmen reddine ilişkin kararın yerinde olduğunu, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) “gübreler ve topraklar” dışında kalan emtianın tescili yolundaki kararının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) ve emsal yargı kararlarına aykırılık taşıdığını,
müvekkili adına tescilli KTS esas unsurlu markaların her türlü gübre solüsyonları ile tarım ve bahçecilikte kullanılan verimi ve üretim miktarını arttırmaya yönelik kimyasal solüsyonlar emtiasında kullanıldığını, müvekkilinin bu nevi ürünleri Türkiye pazarına ilk defa sunan firma olması nedeniyle sektördeki pek çok işletme ve tüketici tarafından bilindiğini, dolayısıyla davalı adına işlem gören markanın müvekkilinin markalarının türevi gibi algılanacağını, müvekkilinin markaları ile dava konusu markanın benzer olduğunu,
müvekkili adına tescilli KTS markasının emtia listesini oluşturan gübrelerin bilinen anlamda katı gübre değil esas itibariyle sıvı gübre solüsyonları olduğunu, dolayısıyla sıvı gübre solüsyonlarının tarım ve bahçecilikte kullanılan kimyasallar arasında yer aldığını, aynı tüketici kitlesine hitap eden, aynı tür marketlerde satılan, aynı raflarda yer alan, birbirini tamamlayan, benzer ihtiyaçları gidermede kullanılan, dağıtım ve sunum kanalları ortak olan ürünlerin söz konusu olduğunu,
açılan ceza davası ile müvekkiline ait KTS markasını kullanmasının 556 sayılı KHK’ya aykırı olduğundan davalı şirket yetkilisinin cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı şirketin haklarında açtıkları davadan sonra ...
420 – KTS markasının tescili için başvuruda bulunmasının kötüniyetli olduğunu, huzurdaki davanın açıldığı tarihte davalı şirketin noksan evrak ikmal süresi içinde bulunduğunu, davanın açılmasına davalı şirketin sebebiyet verdiğini, KTS ibaresinin kimyasal kısaltma olmadığını, marka olma niteliğini taşıdığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2013-M-387 sayılı kararının davalı şirket markasının “gübreler ve topraklar” dışında kalan emtialar için tescilin devamına dair olan kısmının iptaline, davalı şirket markasının “tarım,
bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” emtiası için tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde.
YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, tescil işlemlerinin devamına karar verilen mal ve hizmetler yönünden markanın tescil edilmediğini bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, tescil edilmeyen bir markanın hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini, marka tescil edilmediğinden YİDK kararının da bir hükmünün kalmadığını, KTS ibaresinin K2S2O3 formülünün kısaltılmış şekli olduğunu, KTS ibaresinin Potasyum Tiyosülfat’ın kısaltması olarak tüm dünyada bilinip kullanıldığını, ticaret alanında kullanımı herkese açık olan bu ibarenin tek başına marka olarak tescil edilmesinin 556 sayılı KHK'ya aykırılık taşıdığını,
ürün içeriğini belirtmek adına KTS ibaresinin bu içerikli tüm ürünlerin ambalajı üzerine yazılmasının ve kullanılmasının aynı zamanda yasal zorunluluk olduğunu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, bir markanın birden fazla ülkede tescilli olmasının tanınmışlık anlamına gelmeyeceğini, davacı markasının tanınmış marka kriterlerini taşımadığını, tesciline karar verilen mal ve hizmetlerin davacının mal ve hizmetlerinden farklı olduğunu savunarak davanın hukuki yarar yokluğu ve konusuz olması nedeniyle reddine, YİDK kararının yerinde olması nedeniyle davanın ayrıca reddine,
markaların benzer olmaması ve iltibas şartlarının oluşmaması nedeniyle davanın ayrıca reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak dava konusu ''KTS'' ibaresinin Latince kimyasal ürün isminin kısaltması olarak algılanmasına karşılık, tanımlayıcı işaret sayılması yönünde kesin bir görüş oluşmadığı, bununla birlikte, bu işaretin bir an için tanımlayıcı olduğu kabul edilmiş olsa bile, markanın başvuru tarihi olan 1999 ve tescil tarihi olan 2001 tarihinden bu yana kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığı, tüketici gözünde KTS ibaresinin piyasada bulunan gübre solüsyonları için marka haline geldiği,
davalının her şeye rağmen KTS ibaresini ürünün özü hakkında bilgi veren teknik bir ibare olarak kullanabilmesi olasılığı var ise de, bu kullanımın dava konusu edilen ölçekte ve biçimde olmayıp ancak, tüketicilere, alıcılara, ambalaj üzerinde markasal olmayan tarzda ve bilgi verici metin içinde gerçekleşebileceği, bu itibarla, davalının dava konusu edilen markasının “tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” emtiası yönünden davacı markası ile iltibas oluşturduğu gerekçesiyle TÜRKPATENT YİDK'nın 2013-M-387 sayılı kararının "tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar" emtiası yönünden iptaline,
hükümsüzlük talep edilen marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3182, K. 2025/6673, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama