KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3233 E., 2025/6590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/136 Esas, 2025/411 Karar
- Hüküm
- Davanın Reddi
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1864 yılında kurulmuş bir giyim firması olduğunu, ... markasını, özellikle bu markayı taşıyan mağazalar zincirinin ilki üzerinde 1982’den itibaren giyim ve tekstil sektöründe kullanmaya başladığını, Türkiye’de marka haklarının 1993 yılına dayandığını, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş 18.05.2017 tarih, 2016/227 E., 2017/209 K. sayılı kararı ile müvekkilinin "..." markasının, 25. sınıfa konu mallar bakımından tanınmış olduğunun tespitine hükmedildiğini, müvekkilinin 2017/60302 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu,
davalı Şirkete ait 2006/174 33... /37839 sayılı markalara dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç maddesi uyarınca 35. sınıf bakımından başvurunun kısmen reddine karar verilip, kalan mallar yönünden başvurunun ilan edildiğini, davalı Şirketin adına tescilli markalara dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, davalının bu kararın yeniden incelenmesi talebini inceleyen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) ise müvekkili başvurusunun kötüniyetli yapıldığı gerekçesi ile müvekkilinin başvurusunu reddettiğini,
oysa tarafların faaliyet gösterdikleri sektörlerin ve tanınmışlık alanlarının farklı olduğunu ve markalarının ilişkilendirilmeyeceğini, müvekkilinin eski markalarının kullanmama sebebiyle iptalinin, yeni başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu kabul için yeterli bulunmadığını, davaya konu YİDK kararında müvekkili adına tescilli 2011/75798, 2011/791 54... /17553 sayılı markalarına karşı dava ikame edilmiş olması sebebiyle bu markaların kazanılmış hak bahşetmeyeceğinin ifade edildiğini ancak 2011/79154 sayılı markaya ilişkin davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini,
bu kararın dava konusu YİDK kararından çok daha önce 17.12.2018 tarihinde kesinleştiğini ve dava konusu başvuruya 25. sınıf mallar bakımından kazanılmış hak sağladığını, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.04.2017 tarih, 2015/14728 E., 2017/2225 K. sayılı kararına göre davalı Kurumun, incelediği markalar hakkında yürüyen davaların neticesini araştırma yükümlülüğü bulunduğunu ve itiraz edenden ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulmasını istemeden karar verilemeyeceğini, dolayısıyla müvekkilinin 25. sınıfta yer alan mallar üzerindeki hak sahipliğinin kesinleştiğini,
davalı Şirketin ise bu mallar üzerinde hiçbir hakkı yokken müvekkilinin 25. sınıftaki başvurusunun kötüniyetli olarak değerlendirilemeyeceğini, dava konusu başvuruyla tescili istenen 14. ve 18. sınıflara konu malların 25. sınıfa konu mallarla benzer, ilişkili ve birbirini tamamlayıcı mallar olduğunu, müvekkilinin "..." markası üzerinde gerçek hak sahipliğinin yargı kararlarıyla ispatlandığını, davalının 14, 18... . sınıflarda hiçbir kullanımı olmamasına rağmen müvekkili başvurusuna itirazının kötüniyetli olduğunu,
dava konusu kararda da belirtildiği gibi davalı şirketin itiraz gerekçesi gösterdiği markalara karşı müvekkili tarafından kullanım ispatı istenmesi üzerine sadece "uydu alıcısı, splitter, kayıt cihazı, multiswitch, adaptör kablo ve kamera" mallarına ilişkin kullanımın ispatlanabildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kurulduğundan bu yana her türlü elektronik cihaz, alet ve teçhizatın alım satımı başta olmak üzere pek çok sektörde faaliyet gösterdiğini, 2003’den bu yana ... ibareli 14, 18, 23... . sınıflarda tescilli markalarının bulunduğunu, ... esas unsurlu markaların gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin marka tescilleri ve marka başvuruları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, müvekkili markalarının serisi olduğu izlenimi yaratacağını, davalının 14, 18... . sınıflara konu emtia yönünden kazanılmış hakkının bulunduğu için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında "..." markası ile ilgili çok sayıda uyuşmazlığın bulunduğu, davacının ilki 1993 yılına dayanan "..." ibareli marka tescillerinin olduğu, bu kapsamda 94/004489, 96/013264, 94/010715, 93/009711 sayılı davacı markalarının, kullanmama nedeniyle iptallerine karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, davacının 2011/79154, 2011/75798, 2012/17553 sayılı markalarına yönelik de davaların olduğu,
davacının, aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, hükümsüzlük kararının verilmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek amacıyla marka başvurusunda bulunduğu, bu itibarla, davacının "yedekleme" amacıyla önceki markası ile ortak sınıfları içeren yeni bir marka başvurusunda bulunarak kötü niyetli hareket ettiği, başvurunun kötüniyet gerekçesiyle reddine ilişkin YİDK kararının ve bu kararın iptaline yönelik davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3233, K. 2025/6590, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama