KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3235 E., 2025/6586 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/485 Esas, 2025/625 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "...
BUHARLAŞAN MERHEM ..." ibareli marka tescil başvurusuna, benzerlik, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle yaptıkları itirazın nihai olarak davalı Kurum'un Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusu ile müvekkilinin tanınmış "..." ve "..." ibareli markalarının benzer olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan emtia sınıfının müvekkilinin itirazına mesnet markaların kapsadığı emtia ile aynı ve benzer olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunduğunu,
müvekkilinin "..." ve "..." ibareleri üzerinde 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 8/3 hükmü gereğince öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının müvekkilinin markalarından haberdar olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka işaretinde asıl ve ayırt edici unsurun "..." ibaresi olduğunu, "..." kelimesinin “buhar, buharlaşmak” anlamında kullanılan yabancı bir kelime olduğunu, ".." ibaresinin ise “ovma, masaj” anlamına geldiğini, dava konusu markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal düzeyde karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davacı iddialarının yersiz olduğunu, Türkiye pazarında "..." markasının tartışılmaz bilinirliğe/tanınmışlığa sahip olduğunu, davalının bu markasını değişik versiyonlarda buharlaşan merhem ürünlerinde kullanması ve bu özelliğini göstermesi için aynı anlama gelen "VAPOUR RUB" ibaresini kullanmasının kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin, sağlık ve temizlik ile ilgili tüm sınıflar yönünden tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, ilgili sektörde farklı firmalar tarafından da markaları ile birlikte kullanıldığı, bu itibarla iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, dava konusu başvurudaki "..." ibaresi ile davacı markaları arasında ise iltibasa yol açacak bir benzerliğin olmadığı, buna göre davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3235, K. 2025/6586, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama