KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3255 E., 2025/6574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/1 Esas, 2025/28 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.11.1999 tarihli 203675 sayılı ''...'' markası ile 06.06.2011 tarihli 2011/03892 sayılı şişe tasarım tescillerinin bulunduğunu, davalının marka tescili olmaksızın ...'' adı altında benzer ambalaj ile üretim ve satış yaptığını, iltibas ve karıştırma riskine yol açtığını, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/104 D.İş sayılı dosyasında davalılar aleyhine delil tespiti yaptırdıklarını, davalıların eyleminin marka hakkına ve tasarıma tecavüz ile haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL itibar ve 4.000,00 TL manevi tazminatın ihlalin ortaya çıktığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23.10.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 2.653,74 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının benzerlik iddialarını kabul etmediklerini, müvekkilinin markasının ''....'' olduğunu, ''....'' ibaresinin Ege bölgesinde çamaşır suyu ile özdeşleştiğini ve bu anlamında kullanıldığını, marka veya tasarım ihlali bulunmadığını, markalar ve ürün görünümleri arasında iyi bilgilenmiş, makul derece gözlem yapabilen, dikkatli ve tecrübeli bir kimse bakımından belirgin farklar bulunduğunu, kapak renginin de farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının ambalajında nazar boncuğu görseli ve "KLORAK" ibaresi altında ürünün içeriğini belirten "çamaşır suyu ve el ve matik" yazılarının yer aldığı, davalı tarafın ambalajında ise "..." antenti ile ipe asılmış çamaşır görsellerinin altında ".... ile ...
Çamaşır ve Temizleme Suyu" ibarelerinin bulunduğu, davacının markası ile davalının ürün ambalajında kullanılan kelimelerin ve markaların farklılıklarının fazla sayıda olduğu, yine şekil unsurlarının bütünsel yerleşimi ve genel kompozisyonu bakımından iltibası yol açacak şekilde benzerliğin bulunmadığı,
ambalajın ve şişenin sarı renkten kapaklarının da kırmızı renkte oluşmasının bu durumu değiştirmeyeceği, renklerin kullanımının kimsenin tekelinde olamayacağı gibi davacının tescilli tasarımı gibi kullanımının bulunmadığı davacı markasının kelime şekil ve renk kompozisyonunda oluştuğu marka hakkının koruma sınırlarının belirlenmesinde sarı ve kırmızı renk unsurlarının tek başına değerlendirilemeyeceği, davalının kullanımlarını bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi gerek marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil etmediği, ambalajların kompozisyonlarında yeterli ayırt edicilik sağlandığı,
genel kompozisyonları itibariyle farklı olan ürünlerin ambalajlarındaki renk benzerliğinin tek başına haksız rekabeti oluşturmayacağı, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporu kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına ve tasarıma tecavüz ile haksız rekabetten kaynaklı maddi, manevi ve itibar tazminatı taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3255, K. 2025/6574, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama