KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3571 E., 2025/7191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/481 Esas, 2025/263 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın ...Şubesi'nde vadesiz tasarruf mevduatı hesabının bulunduğunu, müvekkilinin Ocak 2018'de davalı banka personeli tarafından aranarak şubenin teftişte olduğu ve hesabındaki paranın aktarılmasına ilişkin talimat aslının olmadığı,
ıslak imzanın tamamlanması gerektiği bilgisinin verildiğini, bunun üzerine davalı bankaya gönderilen 21.02.2018 tarihli ihtarname ile hesap özetleri ve verilen talimatların ıslak imzalı örneklerinin talep edildiğini, davalı tarafından gönderilen 27.02.2018 tarihli cevabi ihtarname ile talimatların e-posta aracılığı ile ulaştığı ve talimat asıllarının şube nezdinde bulunmadığının bildirildiğini, müvekkilinin bu şekilde talimatı ve bilgisi olmadan hesabından para çıkışı olduğunu öğrendiğini, yine ihtarname ile talimat evrakının kendisine ait olmadığını bildirerek işlem tutarlarının iadesini talep ettiğini,
ancak davalı banka tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede, talimat uyarınca telefon ile müvekkilinin arandığı ve talimat evrakı ile vekâletname üzerindeki imza örneğinin uyumlu olduğu gerekçesi ile talebin reddedildiğini, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kuruluna (BDDK) şikâyet üzerine BDDK tarafından dosyanın kapatıldığının bildirildiğini, müvekkilinin hesaplarından çıkışı sağlanan tutarlarla ilgili olarak yazılı veya sözlü herhangi bir talimatının bulunmadığını ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL’nin 22.03.2018 ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 26.04.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 347.740,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka müşterisi ...'nin hesabında 342.000,00 TL bulunmakta iken, banka tarafından “...” adında kampanya başlatılması üzerine, müşterinin eşi davacı ...'ın 25.11.2013 tarihinde hesap açtırdığını, daha yüksek bir faiz oranı olan “...”nden yararlanmak isteyen ...’nin talimatı ile ... hesabında bulunan 342.000,00 TL'nin davacı ...’ın yeni açılan vadeli hesabına aktarıldığını, kampanya bittikten sonra yüksek faiz oranının sona erdiğini, davacının kendisinin imzalamış olduğu 07.02.2014 tarihli talimat ile hesabındaki 347.740,00 TL bakiyenin ...’nin ...
Bank A.Ş.’de yer alan hesabına gönderilmesini talep ettiğini, talebin teyidi için banka personeli tarafından davacının banka sistemlerinde kayıtlı telefon numarası aranarak, talimat üzerine müşteriden telefon teyidi alındığında dair ifadenin yazıldığını, ayrıca davacının 07.02.2014 tarihinde bankaya göndermiş olduğu talimatta yer alan imza örneğinin bankada imzalamış olduğu diğer hesap açılış evraklarında ve bankaya sunulan vekâletnamede yer alan imza örnekleri ile uyumlu olduğunun tespit edildiğini,
işlemlerin yapıldığı tarihten ve boşandıktan dört yıl sonra davacı tarafından işbu davanın kötüniyetli ve hakkaniyete aykrı açıldığını savunarak davanın reddine, davanın ...'ye ihbarına karar verilmesini istemiştir.
2.Fer'i müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; davacının eski eşi olduğunu ve bankacılık işlemleri için kendisine vekâlet verdiğini, davacının kendi imzalı talimatı bulunması nedeni vekâlet ile işlem yapılmadığını, dava konusu EFT işleminden sonra müvekkili hesabından davacı hesabına dava konusundan daha fazla transfer gerçekleştirildiğini, gönderilen paranın müvekkiline ait olduğunu, davacının yapılan transferden haberinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu 342.000,00 TL'nin fer'i müdahil ...'ye ait olduğu ve faiz geliri elde etmek için davalı bankaya yatırıldığı, yüksek faiz oranından yararlanılmak maksadıyla bedelin vade sonunda fer'i müdahil hesabından çekilerek davacı adına açılan yeni hesaba aktarıldığı, bu işlem neticesi "yüksek oranlı hoş geldin faizinden" yararlanılmasının amaçlandığı, bankadaki işlemlerin takibi için de davacının eski eşi olan fer'i müdahile vekâletname verdiği,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 502 vd. maddeleri uyarınca davacının fer'i müdahile verdiği süresiz vekâletnameden onu azletmediği sürece vekâletnamenin geçerli olduğu, davacının fer'i müdahili azlettiğini ileri sürmediği gibi bu yönde herhangi bir delil de sunulmadığı, fer'i müdahilin işbu vekâletname gereği işlem yapabileceğinin kabulü gerektiği, fer'i müdahilin davacı tarafça kendisine yetki verilen vekâletname uyarınca yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı bankada bulunan mevduat hesabındaki paranın fer'i müdahilin başka bir bankadaki hesabına talimatı olmaksızın EFT yapıldığı iddiasına dayalı alacak talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, bozma ilamına uyularak verilen kararın gerekçesinin son kısmında yer alan "fer'i müdahilin davacı tarafça kendisine yetki verilen vekâletname uyarınca yaptığı işlemin usul ve yasaya uygun olduğu" ibaresi dosya kapsamına uygun olmamakla birlikte, bu hususun sonuca etkili olmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3571, K. 2025/7191, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama