KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3685 E., 2026/769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/433 Esas, 2025/668 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/263 E., 2022/442 K.
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011/38279, 2011/39251, 2012/08836, 2011/05809 sayılı ve "s...", "...", "siyah& beyaz", ..." ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2020/14520 sayılı ve "s..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, s... renklerinin davacı ile özdeşleştiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu,
davalının söz konusu başvurusunun tescili halinde davacının markalarının tanınmışlığı nedeni ile haksız yararlanma, markanın itibarına zarar verme ve ayırt edici karakterini zedeleme unsurlarının gerçekleşeceğini, davalının söz konusu markayı seçmesinin tesadüf olmadığını ve bu durumun davalının kötüniyetli tescil talebinde bulunduğunu gösterdiğini, davalının başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1, 6/3, 6/5, 6/9 hükümleri gereğince de reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, dava konusu marka başvurusunun 43. sınıf hizmetlere ilişkin olduğunu, davacının markalarının kapsamında 43. sınıf mal ve hizmetlerin yer almadığını, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, renklerin bir kişinin inhisarına bırakılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "S..." ibareli markaları arasında, işaretler bakımından benzerlik bulunmasına rağmen davacının bu markaları yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, davacının itirazına mesnet 2011/39251 sayılı markası kapsamında dava konusu başvuru kapsamında yer alan 43. sınıf hizmetler yer almasına rağmen bu davacı markası yönünden işaretler bakımından benzerlik görülmediğini, dolayısıyla SMK'nın 6/1 hükmü, koşullarının somut olayda oluşmadığı,
davacının itirazına mesnet markalarının tanınmışlığına dair bir verinin dosya kapsamında yer almadığı gibi taraf markalarının benzer bulunmadığı, davalı ... başvurusunun 43. sınıf olduğu da dikkate alındığında tanınmışlığa bağlı sonuçların oluşmadığı, davacının SMK'nın 6/3 hükmüne dayalı iddiasını ispatlayamadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir bütün olarak dava konusu “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2011/05809, 2011/39251 sayılı ve ...", "..." ibareli markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, davacının itirazına mesnet 2012/08836 sayılı ve "..." ibareli markası kapsamında da dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 43. sınıf hizmetlerin ve bu hizmetlerle benzer mal ve hizmetin yer almadığı,
davacının itirazına mesnet 2011/38279 sayılı ve "S..." ibareli markasının, dava konusu "..." ibareli başvuru ile SMK'nın 6/1 hükmü anlamında benzer bulunduğu, davacının 2011/38279 sayılı markası kapsamında yer alan 30... . sınıftaki yiyecek ve içecek malları ile dava konusu başvuru da yer alan 43. sınıfın 1. alt grubunda yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" benzer ihtiyaçları karşıladığından, benzer kabul edilmesi gerektiği, başvuru kapsamında yer alan diğer 43. sınıf hizmetler yönünden ise böyle bir benzerlik görülmediği, dava dilekçesinde, YİDK kararının iptali ile birlikte dava konusu başvurunun reddinin istendiği,
bunun dışında dava konusu markanın hükümsüzlüğünün talep edilmediği, davacının idari nitelikte olan başvurunun reddine karar verilmesi talebinin yerinde görülmediği, anılan talep ayrı bir dava olarak nitelendirilemeyeceğinden, bu talebin reddi nedeniyle davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden yönünden kısmen iptaline karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka başvurusunun reddi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3685, K. 2026/769, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama