KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3754 E., 2026/1137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1714 Esas, 2025/500 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/587 E., 2021/258 K.
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.02.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ilk bayilerinden biri olan müvekkilinin 20 yıllık bayi-distribütör ilişkisi içinde hiçbir şekilde akdi veya kanuni yükümlülüklerini ihlal etmediğini, yetkili satıcılık sözleşmesinin davalı tarafından yeni araç satış hedefi gerçekleştirme yüzdesi ortalamasının %35'ten fazla bir oranda altında olması bahanesiyle haksız ve kötüniyetli olarak feshedildiğini, feshin gerçek sebebinin İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde davacı tarafından açılan dava olduğunu, müvekkiline 2010 yılında 750-1000 araç satışı hedefi verildiğini, müvekkilinin 2011 yılında 452 adet aracı sattığını,
hedef tutturma oranının bayinin sözleşmesinin fesih için gerekçe yapılacak ise asgari limitin 750 adet araç olarak baz alınması gerektiğini, davalının 2011 yılı satışlarını 2010 yılı satışlarına göre %24.28 oranında azaldığı için müvekkilinin 2011 yılı hedefinin de 750/%24,28: 568 adet olarak tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin 2011 yılında 452 adet araç sattığını, bunu göre hedef gerçekleştirme yüzdesinin birinci ihtimalde 452/750: %60,27, ikinci ihtimalde 452/568: %74,56 olduğunu, her iki ihtimalde de müvekkilinin Türkiye hedef gerçekleştirme yüzdesi olan %85,37'nin %35 altında kalmadığını,
bu nedenle feshin hiç bir akdi ve kanuni dayanağının bulunmadığını ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 4.805.861,02 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin feshinin hukuka uygun olduğunu, sözleşmenin 3. maddesinin 2. bendine göre davacının Türkiye 2011 yılı hedef gerçekleştirme yüzdesi ortalamasının %35 altında kalmasının fesih nedeni olarak açıkça belirtildiğini, davacının 2011 yılında 1421 adet araç satması gerekirken 452 adet sattığını diğer satıcıların hedef gerçekleştirme yüzdeleri %85 oranında iken davacının yalnızca %31 oranında hedefini gerçekleştirebildiğini,
davacı tarafından müvekkiline gönderilen hedefe itiraz yazısında dahi 2011 yılında 9 00... adet arasında satış gerçekleştireceğini bildirdiğini, buna rağmen 452 adet sattığını, kendi bildirdiği hedefe göre dahi ancak hedefin %50'sini gerçekleştirdiğini, diğer bayilerin hedefi altında kalmasına rağmen sözleşmelerinin feshedilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 20 09... yıllarında da görüşmelerin aynı şekilde geliştiği ve anlaşamadıkları, bağımsız uzman tayini yoluna da gitmedikleri, davacının 2009 yılında 761, 2010 yılında 1155 adet araç sattığı, davalının Türkiye'deki 2011 yılı satışlarının %19,5 oranında düştüğü, davacının 2011 yılında gerçekleştirdiği 1155 adet araç satışının %19,5 oranında indirilmesi durumunda 930 rakamının çıktığı, davacının da hedef olarak davalıya 900-990 olarak bildirimde bulunduğu bu nedenle 930 rakamının 2011 yılı için esas alınması gerektiği, ancak davacının 452 adet araç sattığı,
930 olarak tespit edilen hedefin %48,6'sının gerçekleştirildiği, 2011 yılı için Türkiye hedef gerçekleştirme ortalaması olan %85,37'sinin %35'ten fazla altında davacının hedefini gerçekleştiremediği, bu nedenle sözleşmenin 3. maddesine göre sözleşmenin davalı tarafından haklı olarak feshedildiği, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yetkili satıcılık sözleşmesinin feshinden kaynaklı maddi, manevi tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3754, K. 2026/1137, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama