KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3815 E., 2026/1088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1481 Esas, 2025/94 Karar
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
2.... Isı Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 2.... Isı Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
HÜKÜM
Asıl davaya ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2020/337 E., 2022/399 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel nakdi ve gayrınakdi kredi sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalının sözleşmelerde kefil sıfatıyla yer aldığını, borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine davalı borçlular hakkında ... 13.İcra Müdürlüğü’nün 2019/14635 E. sayılı dosyasında ilâmsız takip başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel nakdi ve gayrınakdi kredi sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalının sözleşmelerde kefil sıfatıyla yer aldığını, borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine davalı borçlular hakkında ... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7843 E. sayılı dosyasında ilâmsız takip başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; müvekkillerinin borcu bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, faizin fahiş hesaplandığını, faiz hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde bulunup geçersiz olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin asıl borçlusu olduğu kredi sözleşmelerinde davalı gerçek kişinin kefil olarak sözleşmeleri imzaladığı, dosya kapsamında hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu alındığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı banka vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece asıl dava yönünden verilen kararın isabetli olduğu ancak birleşen davada teminat mektubundan kaynaklanan alacak ile çek riskinden kaynaklanan alacağın davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta davalılar tarafından depo edilmesine ve takibin devamına karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde tahsil hükmü kurulmasının usul ve yasaya uygun görülmediği, zira davanın itirazın iptali davası olduğu,
kamu düzenine aykırılık nedeniyle hükmün bu yönlerden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, asıl ve birleşen davada taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3815, K. 2026/1088, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama