KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3826 E., 2026/952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1635 Esas, 2025/695 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/84 E., 2021/489 K.
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin güven ilişkisine dayalı olarak davalı ...’a 90.000,00 USD tutarında elden borç verdiğini, ...ın, tek pay sahibi olduğu davalı ... İthalat’tan 90.000,00 USD’nin o zamanki TL karşılığı olan 185.000,00 TL bedelli, 23.06.2014 vade tarihli çek verdiğini, müvekkilinin alacağın ödenmemesi üzerine... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2017/33844 E. sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız icra takibine, davalılar tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalılar aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin 90.000,00 USD borç karşılığı verildiği hususunda ibraz edilmiş delil başlangıcı mahiyetinde belge sunulmadığı, takibe konu çekin de çeke ilişkin zamanaşımının dolduğu, ancak borç ikrarını içerir mahiyeti itibari ile adi senet hükmü ile genel haciz yoluyla ilamsız takibe konu edilebileceği, çekin lehtarın elinde olmasının da borcun ödenmediğine karine teşkil etmediği, davalı tarafından ödeme savunması yapılmadığı, bu yönde delil sunulmadığı,
diğer davalılar yönünden ise davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, zamanaşımına uğrayan çekin genel haciz yoluyla ilamsız takibe konulması durumunda da işlemiş faiz istenemeyeceği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalı ... İth. İhr. Ltd.
Şti.'nin itirazının kısmen iptali ile takibin 185.000,00 TL asıl alacak üzerinden işbu davalı yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %9 yasal faizi ile devamına, 37.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı ... İth. İhr. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... Turizm Tek. San. ve Ltd. Şti.'nin yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu, takip dayanağı çekin ibraz süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirildiği, lehdar ile keşideci arasında temel ilişki varsa, davacının çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabileceği ve alacağın varlığının tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceği, davacı vekili dava dilekçesinde elden borç verme ilişkisini ileri sürerek, tanık deliline dayanmışsa da, tanık dinletme talebinde bulunmadığı gibi tanık listesi de sunmadığı,
dolayısıyla davacının 90.000,00 USD borç iddiasının ispatlanamadığı, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince, usul ve yasaya aykırı olarak salt kambiyo vasfını yitirmiş çeke dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ancak aleyhine karar verilen davalının istinafının bulunmadığı ve davacı vekilinin de tanıklarının dinlenilmediği yönünde de bir istinaf itirazının ileri sürmemesi nedeniyle, bu hususun kaldırma nedeni yapılmadığı, davacının takip dayanağı çekte taraf olarak yer almayan davalılar ... ve ...
Turizm Tek. San. ve Ltd.
Şti. hakkında, takip dayanağı çeke dayalı olarak itirazın iptali davasında talepte bulunması ve bu davalıların taraf olmadığı çeki yazılı delil başlangıcı göstermesinin mümkün olmaması nedeniyle adı geçen davalılar icra takibinde borçlu olarak yer aldıkları için, itirazın iptali davasında davalı olarak husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, bu davalılar aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmesinin gerektiği, yabancı para üzerinden başlatılan icra takiplerinde yabancı para üzerinden itirazın iptaline,
icra inkar tazminatının ise takip tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası üzerinden karar verilmesi gerekmekteyken, davaya konu icra takibi yabancı para (USD) üzerinden başlatıldığı halde, İlk Derece Mahkemesince hatalı şekilde Türk Lirası üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile, davalı ... İthalat İhracat İnşaat Sanayi Gıda ve Ticaret Limited Şirketinin...
19. İcra Müdürlüğünün 2017/33844 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 51.161,50 USD asıl alacak üzerinden işbu davalı yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, itirazın iptaline karar verilen alacağın takip tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı olan 185.000,00 TL'nin %20'si oranında (37.000,00 TL) icra inkar tazminatının davalı ...
İthalat İhracat İnşaat Sanayi Gıda ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda,
dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle takibin dolar üzerinden başlatılması ve dayanak olarak da 185.000,00 TL bedelli çekin gösterilmesi ancak davalıya 90.000,00 USD borç verildiğinin ispatlanamamış olması karşısında artık takibin 185.000,00 TL üzerinden başlatılması gerekmekte ise de temyiz edenin sıfatına göre verilen karar eleştirilmek sureti ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3826, K. 2026/952, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama