KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3850 E., 2026/876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2268 Esas, 2025/809 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2023/126 E., 2024/366 K.
Karar Metni
960 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.02.2026 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalı şirket arasında imzalanan 25.07.2015 tarihli işbirliği sözleşmesi ile ürün alım satım konusunda anlaşmaya varıldığını, bahsi geçen sözleşme kapsamında davalı şirkete çeşitli tarihlerde havale olunan 331.280,00 TL ve 90.000,00 USD’nin karşılığının alınamadığını, havaleleri içerir banka dekontlarının icra dosyası kapsamında davalıya tebliğ olunduğunu, davalının bu dekontlara itiraz etmediğini, davalılar tarafından sürekli oyalandıklarını ileri sürerek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılardan ...
Suriye vatandaşı olup, Türk Mahkemesinde açılan davalarda teminat göstermek zorunda olduğunu, icra takibinde vekile değil doğrudan davacıya ödeme emri tebliğ edildiğini, tebligatların yok hükmünde olduğunu, harç ödemelerinin eksik yapıldığını, konusu para olan borç ülke parasıyla ödeneceğini ancak davacıların takipte 90.000 USD talep ettiğini, davacıların her ne kadar takip tarihi yahut fiili ödeme tarihindeki kurdan talepte bulunma seçimlik hakkı olsa da bu seçimlik hakkını sarih biçimde belirtmesi gerektiğini, icra dosyasına sunulan havale örneklerinin davalı şirkete değil dava dışı ... adlı kişiye yapıldığını,
bu havale fotokopilerinde ...’ın adının geçmediğini, davacıların hiçbir yasal dayanağı olmadan dava dışı 3. kişi ile olan hukuki yahut fiili ilişkisini davalıya teşmil etmesinin kabul edilemeyeceğini, işbirliği sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini ve tarafların karşılıklı olarak birbirini ibra ettiğini savunarak davanın reddi ile davacıların %20 oranında tazminata mahkum edilmelerini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, açık hesap ilişkisinin geçerli olduğu böylece cari hesaba ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı, dava dışı ...'un dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi neticesinde davalı şirket müdürü olarak şirket adına tahsilat yapma yetkisinin olduğu ve yapılan ödemenin davaya konu olan ilaç satımı sözleşmesi ile ilgili olduğu,
fatura içeriği malların teslim edildiğinin gümrük beyannamelerinden anlaşıldığı böylece takip tarihi itibariyle davacıların davalı şirketten 139.505,78 TL ile 31.309,27 USD alacak aslını talep etme haklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın 139.505,78 TL ve 31.309,27 USD yönünden iptaline, takibin bu tutarlar üzerinden aynen devamına, davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine, 139.505,78 TL alacak aslına icra takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, 31.309,27 USD alacak aslına icra takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına,
davalı itirazında haksız olduğundan toplam 208.251,54 TL alacak aslının %20'sine tekabül eden 41.650,30 TL tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesi kapsamında davacı adi ortaklığın davalıya TL ve usd cinsinden havale yoluyla para gönderdikleri, dava dışı ...'un davalı şirket adına ticari mümessil olarak tahsilat yapma yetkisi bulunduğu, yapılan ödemeler karşılığı bir kısım mal tesliminin yapılmadığının anlaşıldığı, 10.11.2015 tarihli ibraya ilişkin belgede tahrifat olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, inceleme konusu belgede yer alan " 10... tarihi itibari ile hesap mutabakatı yapılmıştır. karşılıklı borç ve alacak yoktur.
10.11.2015" okunur yazılar, kendilerinden önce gelen yazılardan, konum, ebat, satır hizası, istiflenme, baskı derecesi, sıkışıklık bakımından farklılıklar gösterdiğinden, söz konusu yazıların kendilerinden önce gelen yazılarla birlikte ve sırası dahilinde yazılmamış olup optik ve spektroskopik yöntemlerle ayırt edilemeyen bir kalem ile sonradan ilave edilmiş olduğunun anlaşıldığı,
mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu ancak reddedilen kısım yönünden davalı vekili her ne kadar kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuşsa da dosya kapsamında taleplerin reddedilen kısmı bakımından davacının kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil mevcut olmadığından kötüniyet şartının gerçekleşmediği kanaatiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi gerekirken bu hususta hiç karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine, kamu düzeni yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
davanın kısmen kabulü ile davalı hakkında yapılan takibe itirazın 139.505,78 TL ve 31.309,27 USD yönünden iptaline, takibin bu tutarlar üzerinden aynen devamına, davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine, 139.505,78 TL alacak aslına icra takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, 31.309,27 USD alacak aslına icra takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına, davalı itirazında haksız olduğundan toplam 208.251,54 TL alacak aslının %20'sine tekabül eden 41.650,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacılara ödenmesine,
reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, işbirliği sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3850, K. 2026/876, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama