KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3912 E., 2026/781 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/739 Esas, 2025/663 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- Mahkemesi
- Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/463 E., 2022/146 K.
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ve ana unsurlu çok sayıda tanınmış tescili markanın sahibi olduğunu, davalının su sektöründe çalıştığını, müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak şekilde "... Doğal Kaynal Suyu" ibaresinin altında "..." ibaresini kullandığını, davalının bu kullanımının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, kullanımın müvekkilinin markaları ile seri marka izlenimi uyandırdığını ileri sürerek markaya tecavüzün tespitini, önlenmesini ve kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." markası ile faaliyet gösterdiğini, kaynak yeri gösterilmesi amacıyla zorunlu olarak bu ibarenin kullanıldığını, birçok firma tarafından da "..." ibaresini kullanıldığını, etiketlerdeki kullanım şeklinin de mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen su ambalajlarının etiketlerinde "..." ibaresinin ön planda ve baskın olarak kullanıldığı, İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğin 34. maddesinde kaynağın bulunduğu yere ilişkin düzenlemede bu ibarenin ticari tanımlama için kullanılan puntonun 1.5 katı büyüklüğünde olması gerektiği düzenlenmişse de bu ibarenin etiketteki konumuna ilişkin bir sınırlama olmadığı,
karışıklığı ortadan kaldırmak için kaynak yeri isminin etikette asıl markadan farklı bir yerde konumlandırılabileceği gibi "kaynak yeri" ibaresinin de kaynak yeri ile aynı düzlemde ve aynı puntoda yazılabileceği, bu itibarla farklı seçenekler mevcutken "..." ibaresinin hemen altında, ön planda ve baskın unsur olarak" "..." ibaresinin kullanılmasının davacıya ait "..." markasının aynen kullanımı niteliğinde olduğu gibi ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebep verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve kaldırılması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3912, K. 2026/781, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama