KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3930 E., 2026/1046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1074 Esas, 2025/679 Karar
- Hüküm
- Davanın davalı ... ... ... Ltd. Şti. yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/73 E., 2022/98 K.
Karar Metni
1.636 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ...Ağır Vasıta San. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018 yılı Haziran ayının ilk haftasında davalı ...Ağır Vasıta San. Tic.
A.Ş.'den 2018 model ... marka çekici satın aldığını ve aracın müvekkiline teslim edildiğini, aracın yaklaşık bir buçuk ay sorunsuz bir şekilde kullanıldığını, bu tarihten sonra uyarı ekranında arıza uyarıları belirerek söz konusu arızaların ortaya çıkmaya başladığını, bunun üzerine davalının bilgilendirildiğini ve davalıların en yakın yetkili servis ile arızaya müdahale ettiğini, arızanın giderildiği söylenerek müvekkiline tesliminden sonra arızaların belli aralıklarla tekrarlamaya başladığını, her seferinde arızanın giderildiği söylenerek aracın teslim edildiğini,
sonuç olarak aracın ilk arıza verdiği tarih olan 2018 Temmuz ve Ağustos aylarından itibaren 1 yıllık süreçte aynı arızalar nedeniyle yetkili servislere 15-20 kez götürüldüğünü, tüm bakım, onarım ve parça değişimlerine karşın aracın halen arızalı bir şekilde otoparkta çekilmiş olduğunu, müvekkilinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 227. maddesindeki seçimlik haklardan sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, ancak davalının bir adım atmadığını, araç bedeli olan 99.250,00 euronun ve meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini noktasında distribütör firma ...Ağır Vasıta ...
A.Ş. ile ... Türkiye temsilcisi... Ltd. Şti'nin müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, araç bedeli olan 99.250,00 euronun 01.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesinde düzenlenen faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı.... Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili aracın satıcısı olmayıp ithalatçısı olduğunu, ayıptan sorumluluğu bulunmadığını,davacının iddia ettiği sorunun davacının araca yaptığı yanlış müdahaleden, bu kapsamda araca yan eteklik adı verilen parçanın takılmasından kaynaklandığını, bu tür araçlara yan eteklik takılmaması gerektiğini, etekliğin aracın hava sirkülasyonunu engellediğini, bu nedenle aracın beyninin sıcaklık nedeniyle dozajlamayı kestiğini, araca eteklik takılması yasak olduğundan ... yetkili servisinin bu işlemi yapmasının imkansız olduğunu,
dolayısıyla davacının ... yetkili servisi olmayan bir üçüncü kişiye giderek aracına yan eteklik monte ettirdiğini, davacının monte ettirdiği yan etekliğin yetkili servisçe çıkarıldığını, ancak yan eteklik çıkıncaya kadar davacının birden çok kez sorun yaşadığını, araç ayıplı olmayıp aracın beyninin aracın soğuk bir yerine montesiyle sorunun giderilebileceğini, davacının kendisinin sebebiyet verdiği arıza nedeniyle sözleşmeden dönmesinin mümkün olmadığını, davacının karşılaştığı sorunun sözleşmeden dönmeyi gerektirecek mahiyette olmadığını,
ayrıca sözleşmeden dönme hakkının uygulanması halinde davacının dava konusu aracı kullanarak elde ettiği gelirin satıcıya iadesinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...Ağır Vasıta..
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin aracın üreticisi değil satıcısı olduğunu, davacıya ait aracın 3 adet servis kaydı bulunduğunu, işlemler neticesinde aracın davacıya eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, davacının aracı satın aldıktan sonra yan eteklik olarak tabir edilen bir parça taktırdığını, takılan bu parçanın aracın soğutmasını engellediğini, bu nedenle aracın beyninin oluşan sıcaklığı tehlike olarak algılayarak dozajlamayı kestiğini, araca yan eteklik müvekkilince takılmamış olup bu parçanın kim tarafından takıldığının bilinmediğini, bu nedenle aracın ayıplı olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini,
davacının ayıp iddasına dayanak gösterdiği sorun kendi kullanımından kaynaklı ve giderilebilir olduğundan, davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebinin ölçülü olmadığını, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde satılandan elde ettiği yararla birlikte aracı da iade yükümlüğü bulunduğunu, davacı tarafından süresinde bir ayıp ihbarında bulunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile dava konusu araç satış bedeli 99.250,00 euronun davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, dava konusu aracın davalı ...Ağır Vasıta ... A.Ş.'ye iadesine,faiz talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu aracın davalı ...Ağır Vasıta şirketince davacıya 23.05.2018 tarihinde satılarak 05.06.2018 teslim edildiği, davacının aynı arıza şikayetleri ile 16.10.2018 tarihinden itibaren 20.11.2018, 07.12.2018, 18.12.2018, 09.01.2018, 15.03.2019, 22.06.2019 tarihlerinde davalının yetkili servislerine başvurduğu,
yetkili servislerce yapılan onarım ve müdahalelere rağmen arızaların devam ettiği, davacı tarafından davalı satıcıya keşide edilen 01.08.2019 tarihli ihtarname ile süregelen arızalar nedeniyle halen aracın otoparka çekilmiş olarak kullanılamadığı belirtilerek sözleşmeden dönme hakkı kullanılarak araç bedelinin iadesinin talep edildiği, araçtaki ayıbın ortaya çıkması üzerine davacı tarafından, yukarıda belirtilen tarihlerde aracın yetkili servislere götürülerek onarım için başvurulduğu sabit olup, söz konusu arızanın kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu,
arızanın zincirleme olarak devam ettiği ve ihtar tarihi öncesinde davacı tarafça bir çok kez yetkili servise başvurulmasına göre, davacının ayıp ihbarının süresinde olduğu, taraflar tacir olup araç satışının da ticari satış niteliğinde olması nedeniyle, aracın ithalatçısının ayıba karşı tekeffülden kaynaklanan sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle ayıp nedeniyle ancak garanti yükümlülüğü mevcutsa ithalatçının sorumluluğuna gidilebileceği, somut olayda dosyaya ibraz edilen garanti belgesinde ise garanti veren ... ... olmayıp, açıkça dava dışı ...
Trucks NV olarak belirtildiği, ayıp nedeniyle davalı ... ... şirketine husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiği, diğer davalı satıcı ...Ağır Vasıta aleyhine açılan dava bakımından ise mahkemece alınan ilk bilirkişi kurulu raporunda; yan etekliklerin araç üzerinde bulunmadığı, yetkili servislerce garanti kapsamında ECU/EAS ünitesinin değiştirildiği, bu ünitenin ısınma etkisi ile arızaya maruz kalmaması için fabrika çıkışındaki konumundan farklı bir konuma takıldığı,
ancak aracın çalıştırılmasında aynı arızaların sürücü ekranında ortaya çıktığı, araca monte edilen yan etekliğin aracın hava akımı üzerinde olumsuz bir etkisi olmayacağı, sonuç olarak araçta oluşan arızaların yan eteklikten kaynaklanmadığının belirtildiği, 22.11.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise; araçta bulunan yan etekliğin 04.05.2019 tarihinde yetkili servisçe sökülmesine rağmen arızanın devam ettiği, araçta meydana gelen temel arızanın ECU ünitesinin düşük veya açık devre yapmasından kaynaklandığı, ilk bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olduğu,
dava konusu araçtaki arızanın etekliğin sökülmesine rağmen devam ettiği, arızanın ECU/EAS ünitesinin aşırı ısınmasından kaynaklanmadığı, arızanın kaynağının AdBlue sisteminden kaynaklandığı, AdBlue sistemine yönelik tamiratlara rağmen sorunun çözülemediği, sorunun çözümüne yönelik ECU/EAS ünitesinin de değiştirilmesine rağmen sorunun devam ettiği, araç üretimden kaynaklı gizli ayıplı olup yapılan müdahalelere rağmen ayıbın giderilemediği, bu durumun araçtan beklenen faydayı engellediği görüşünün bildirildiği,
her iki bilirkişi raporunda da yan etekliğin konumu ve boyutlarına göre etekliğin hava akımını engellemediği ve bu nedenle ECU/EAS ünitesinin ısınmasının bu üniteden kaynaklanmadığı, hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda, arızanın kaynağının yan eteklik olmayıp AdBlue sisteminden kaynaklandığının tespit edildiği,
davada davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanması nedeniyle, ayıbın niteliğine göre sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının tarafların hak ve menfaatleri gözetilerek aşırı bir dengesizliğe neden olup olmayacağının değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda arızanın yetkili servislerce defalarca gerçekleştirilen müdahale, ECU/EAS ünitesinin değiştirilmesine rağmen giderilemediği, halen aracın arızalı şekilde otoparka çekilmiş vaziyette bekletildiği,
son bilirkişi kurulu raporunda da bu durumun araçtan beklenen faydayı elde etmeyi engellediği tespit edilmesine göre sözleşmeden dönmenin yasal koşullarının oluştuğu, bu nedenle davalılar vekillerinin ayıbın niteliğine ve bilirkişi raporlarındaki tespitlere yönelik olarak ileri sürdükleri istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, ayrıca davacının aracı kullanmasının karşılığında davalı satıcı da kendisine ödenen satış bedelini kullandığından aracın kullanımı nedeniyle elde edilen faydanın satım bedelinden mahsubu talebi yerinde görülmediği,
Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılan ve 16.11.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2018/32-52 sayılı Tebliğin 8/9 maddesinde, Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmalarının mümkün olduğu,
maddenin son fıkrasında ise, bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde tahsili yapılmış veya gecikmiş alacaklar ile gayrimenkul kira sözleşmeleri kapsamında verilen depozitolar ve sözleşmelerin ifası kapsamında dolaşıma girmiş kıymetli evraklar için bu fıkra hükmünün uygulanmayacağı hüküm altına alındığı, somut olayda dava konusu araç satış bedeli toplam 99.250,00 euro olarak 2018/32-52 sayılı Tebliğin yürürlük tarihi öncesinde ödendiği,
dolayısıyla somut olayda tahsili gerçekleştirilmiş olan araç bedeli, söz konusu Tebliğin 8/9 maddesinin son fıkrası gereğince kapsam dışında olduğu, davacının alacağını yabancı para cinsinden talep etmesine engel bulunmadığı, diğer yandanTBK'nın 227/1. maddesi uyarınca, sözleşmeden dönme halinde birlikte ifa kuralı gereğince, iadesine karar verilen bedele ayıplı aracın davalıya fiilen iadesi tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, mahkemece hatalı gerekçeyle davacının faiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ...Ağır Vasıta San.
Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekili ile davalı ... ... Otomotiv Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... ... ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...Ağır Vasıta San. Tic.
A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne, sözleşme konusu 2018 model, ... marka, H4EN3 model,... motor no'lu, XLRTEH43 00... 4 şase no'lu çekici, BC yarı römork çekicisi niteliğindeki aracın takyidatsız olarak davalı ...Ağır Vasıta ...
A.Ş.'ye iadesine, iade konusu araç bedeli olan 99.250,00 euronun aracın fiilen davalıya iade edildiği tarihten itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde düzenlenen faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar, davacı vekili ile davalı ...Ağır Vasıta.. A.Ş. vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak sözleşmeden dönme ile araç bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3930, K. 2026/1046, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama